Irak'la ipler geriliyor

Irak merkezi hükümeti ile gerilen ilişkiler ekonomiyi de etkilemeye başladı. Irak İş Konseyi Başkanı Ercüment Aksoy, "Tedirginiz" diyor.

Türkiye’nin Ortadoğu politikası Irak’la ilişkileri de zora soktu. Diplomatik kriz dün yapılan açıklamalarla büyüyor. Irak Başbakanı Maliki’nin, bakanlıklara genelge göndererek, “Türk diplomatların yemek davetlerine katılmayın” dediği öne sürülüyor. Sertleşmenin nedeni olarak da Türkiye’nin Kuzey Irak petrolünü dünyaya ulaştıracak boru hattını desteklemesi olarak gösteriliyor. Irak yönetimi Türkiye net taahhüt vermezse Türk şirketlerini engelleyeceklerini de açıklıyor.

Tehdit yeni ama Türk şirketlerine yönelik engellemeler yeni değil. Nisan ayından bu yana sürüyor. En somut örneği ise Türk Petrolleri Anonim Ortaklığı’na yönelik oldu. Petrol sondajı lisansları iptal edildi.

Türkiye’nin ‘komşularla sıfır sorun’ politikaları sayesinde ihracat hacmi 2011’de 8.3 milyar dolara ulaşan Irak pazarını en iyi bilenlerden biri Türkiye-Irak İş Konseyi Başkanı Ercüment Aksoy. 20 yıldır bu ülke ile iş yapan Aksoy’a neler oluyor, diye sordum.

Aksoy, gelişmelerden çok endişeli. Sürecin yeni olmadığını 6 aydır yaşandığını anlatıyor. Son aylarda Türk firmalarına büyük işlerin verilmediğini ekliyor.

Sıkıntıların henüz rakamlara yansımaması nedeniyle hükümetin rahat davrandığı görüşünde. Aksoy, şunları söylüyor:
İç sızıntımız var. Adını koyamıyoruz. Soğuyan ilişkilerin yansıması giderek hızlanıyor. Artık işlerimizi doğrudan bakanlıklarla halledemiyoruz.

Türkiye’nin politikasını tam anlayamadık. Davutoğlu’nun Kerkük ziyaretinde bir politik duruş olduğunu düşünmüştük ama arkası gelmedi.

Karanlık bir odadayız, adım attığımızda çarpılacağımızı düşünüyoruz. Yüzlerce işadamı aynı durumda.
Basra’dan Bağdat’a kadar olan bölgede huzursuzuz. Musul-Kerkük sünni... Ama iş alıyor muyuz? Hayır.

Çalışanlara zorluk çıkarmaya başladılar. Eskiden oturma süresini iki üç gün geçirene bir şey yapmazlardı.

Türkiye politikasında ABD seçimleri kriter dediler. O da geçti. İşadamı olarak izole yaşamaya başladık.
Aksoy’un endişeleri durumun vahametini gösteriyor. Irak sahip olduğu zengin petrol ve doğalgaz yataklarıyla çok önemli bir ülke. Kolaylıkla göz ardı etmek zor. Ancak bu politikalar sürerse fatura ağır olacak.

Sermaye ürkek, işçi aç!

ABD’de 50 milyon insan açlık sınırında yaşıyor. Başkan Barak Obama tehlikenin farkında. Seçilir seçilmez ilk gündeme getirdiği konunun ‘zenginlere yönelik vergi’ olmasının temelinde bu gerçek yatıyor. Obama, önceki gün de en zengin yüzde 2 için vergi indirimlerinin uzatılması çağrılarını reddederken, “Varlıklıların vergi indirimlerinin uzatılmasını tartışarak, orta sınıfın nefretini kazanmamalıyız” diyor. Tercihi yıllık kazancı 250 bin doların üzerinde olanların bu yükü üstlenmesi yönünde.

Avrupa ülkelerinin durumu ise daha da kötü. IMF destekli kemer sıkma politikalarıyla artan işsizlik, yoksulluk işçilerin sokaklara dökülmesine neden oluyor. Grevlerin sonu gelecek gibi değil.

Bir süre önce açıklanan Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun (ITUC) 13 ülkede 13 bin kişinin katıldığı küresel anketinin sonuçları, çalışanların kemer sıkma politikalarına karşı tepkisini açıkça ortaya koyuyordu.

Artık hükümetlerin işi zor. Kemer sıkarak kolay çözüm yok. Ayrıca sermaye gibi işçi sınıfı da küreselleşiyor. ‘Uluslararası dayanışma eylemleri’ sürerse ‘kapitalizmin’ yeniden yapılanması sözde değil özde olacak!