İstanbul sıçrama tahtası

Vakıfbank Genel Müdürü Süleyman Kalkan bankadaki değişim sürecini İstanbul'a taşınmakla başlatıyor. Kalkan, 'Bu karar 3-5 yıl içinde bilançoyu değiştirecek' diyor..
İstanbul sıçrama tahtası

Vakıfbank Yönetim Kurulu Başkanı Halil Aydoğan (solda) ve Vakıfbank Genel Müdürü Süleyman Kalkan ile birlikte Londra da Filenin Sultanları nın Brezilya ile yaptığı maçı izledik.

Londra 2012 Olimpiyatları’nda Türk bayrağını bir voleybolcu kadın taşıdı. Neslihan Karen. Türkiye’yi basketbolde ‘potanın perileri’ ve voleybolda ‘filenin sultanları’ temsil ediyor.
Dünyanın en görkemli spor oyunlarına sahne olan olimpiyat oyunlarında gurur verici bir gelişme bu. Londra sokakları cıvıl cıvıl. Dünyanın her ülkesinden izleyici sokaklarda.
Biz de 26 yıldır kadın voleybolunu destekleyen Vakıfbank’ın davetiyle Londra’daydık. Cumartesi akşamı gerçekleşen Türkiye-Brezilya maçını Vakıfbank Yönetim Kurulu Başkanı Halil Aydoğan ve Genel Müdür Süleyman Kalkan’la izledik.
Maç 3-2 takımımızın aleyhine sonuçlandı ama önemli olan mücadeleydi. Muhteşem bir mücadele izledik. Daha sonra da bankanın hem voleybola desteklerini, hem de bankanın çalışmalarını Kalkan ve Aydoğandan dinledik.
Kalkan göreve geldiği Mart 2010 ile Mart 2012 arasındaki değişimi, dönüşümü rakamlarla açıkladı. Bankayı ‘kamunun en özeli’ haline getiren değişim stratejisini anlattı.
Strateji değişikliği üç yıl önce İstanbul’a taşınmakla başlıyor. Kalkan, “57 yıllık mazimizi Ankara’da geride bırakarak finansın merkezine taşındık. Ankara’dan bankacılık yapamıyorsunuz. Bu kararımız, 3-5 sene içerisinde bilançoyu değiştirecek” diyor. 

Üçüncü köprüde oluruz
Zaten bu kararın hemen ardından bankanın rasyolarında da belirgin bir artış göze çarpıyor.
İki yılda 547 şubeden bugün 690 şubeye çıkılmış. Ağustos’ta açılacak 47 şube ile 750 şubeye ulaşılacak..
Banka yeni şubelerle de istihdamda lokomotif haline gelmiş durumda. Kalkan sektörde istihdam artışı 6 ayda 1.936 iken bunun 1.121’inin kendilerine ait olduğunu söylüyor. Toplam çalışan sayısı ise haziran sonu itibariyle 13.343’e ulaşmış. Kalkan en büyük maaş ödeme bankalarından biri olduklarını ancak kredi yapısını çeşitlendirdiklerini de anlatıyor.
İstanbul’da özellikle KOBİ kredilerinde ivme kazandırdıklarını KOBİ kredilerini 2.5 kat arttırdıklarını söyleyen Kalkan, KOBİ kredi müşteri sayısının 246 binden 389 bine çıktığını, kredi tutarının da 3.1 milyar TL’den 8 milyar TL’ye yükseldiğini ekliyor.
Kalkan en güçlü oldukları bölümün ise proje finansmanı olduğuna dikkat çekiyor ve şunları söylüyor:
“Proje kredileri geleneği içerisindeki bankalardan bir tanesiyiz. İyi bir proje finansmanı kültürü var. Enerji ve turizm ön plana çıktı. Bu proje kredilerini ayıracak olsak en büyük kalkınma bankalarından biri olabiliriz. Yine önümüzde önemli projeler var. Otoyol özelleştirmeleri, üçüncü köprü, Gebze-İzmir otoyol çalışmaları gibi. Bunlarda yer almayı düşünüyoruz.” 

Artık çok seçiciyiz
Türkiye’de 1980’lerden sonra kamu bankalarının siyasetçilerin kasası haline geldiği malum. Vakıfbank da o yıllarda birçok doğru olmayan projeye kredi vermişti. O yıllardan beri bankada görev yapan Aydoğan’a “Ankara’dan koptunuz ama kredi vermede siyasi etki bitti mi?” sorusunu yöneltiyoruz. Yanıt şöyle:
“Kredilerde tereddüt varsa çıkarmıyoruz. Ticareten anlamlıysa, kârlılığa ve fizibilitesine bakıyoruz. Fizibilitesi yoksa imza atmayız, kredi verme, ticareten inanmadığımız kredilere girmedik. Kredi tahsisinde seçici davranıyoruz.”
2001 krizinin bence en önemli kazanımlarından biri bu. Kamu bankaları örnekleri olsa da artık gerçekten bankacılık yapıyor.



Ayak oyunlarına girmek istemiyoruz
Londra Olimpiyatlar’ında sadece basketbol ve voleybolcu kadınlar değil değişik alanlarda kadınlar Türkiye’yi temsil ediyor. Bu durum Türkiye açısından sporda gerçekten bir devrim. Her gün kadına yönelik şiddetin, kadın cinayetlerinin yaşandığı Türkiye’de kadınları konu alan böyle güzel haberler ne yazık ki fazla değil. Tabii bu başarılar tesadüf değil. Ciddi desteklerle oluyor. Kadınlar de bu destekleri boşa çıkarmıyor. 26 yıldır kadın voleybolunu alt yapıdan itibaren destekleyen Vakıfbank, voleybolda şimdi A Milli Takımı’nın da sponsoru. Kalkan ve Aydoğan maçların sürekli takipçisi. Kalkan şu bilgileri veriyor:
2010 yılında voleybolun ana sponsoru olarak ilgimiz yeni bir boyut kazandı. A Milli takımın dışında yıldız ve gençleri alarak sponsorluk tanımını genişlettik. Ve uyumlu beraberliğimizle beraber son 2 yıl içerisinde önemli başarılar kazandık.
Olimpiyatlardaki Türk bayrağımızı bir voleybolcu kızımız taşıdı, VakıfBank’ın burada önemi büyük. Voleybolun iletişimini yaparak kamu oyunun voleybola ilgisini sağladık, toplumun bu spora karşı ilgisi arttı. Olimpiyatlarda da başarılı performansımız devam ettirip derece yapacağımızı düşünüyorum.
Voleybola verdiğimiz destek, Sosyal Sorumluluk Projesi olarak değerlendirilebilir. Çünkü VakıfBank altyapıya önem veriyor. 120 sporcumuzu Anadolu’dan ve İstanbul’dan keşfederek sporla birlikte eğitimine de veriyoruz ve ileride bu kızlarımız, geleceğin sporcusu olarak milli takımımıza hizmet edeceğiz. Aydoğan’a futbolda Bank Asya’nın bıraktığı Birinci Lig’e sponsor olup olmayacaklarını soruyoruz. Yönetim Kurulu Başkanı Halil Aydoğan’ın yanıtı esprili:
Biz elle oynanan sporu daha çok seviyoruz. Ayak oyununa girmek istemiyoruz.