İznik dağlarında bir yaban

Elvan Çiftliği henüz yeni yeni adını duymaya başladığımız bir meyve olan yabanmersinini yetiştiriyor.
İznik dağlarında bir yaban

Elvan Çiftliği nin sahipleri sanayici bir aile, Reha Tunçalp ve Alpehan Çoruh iki ortak.

Bizans’ın eski başkenti İznik’ten 25 km uzaklıkta, denizden 1000 metre yüksekteyiz. Doğal ormanın arasında henüz yeni yeni adını duymaya başladığımız bir meyve olan yabanmersinini (blueberry) yetiştiren Elvan Çiftliği’nde...
Yaban mersini deyip geçmeyin. Kanada, ABD gibi ülkelerde yoğun bir şekilde yetişen bu meyve neredeyse her derde deva. Bilimsel çalışmalara göre kuvvetli bir antioksidan. Kanseri önleyici, yaşlanmayı geciktirici antosiyan maddesi içeriyor. Bu konuda 40 çeşit meyve sebze içinde ilk sıralarda. Kolestrolü azaltıyor, kan yağlarını dengeliyor. Göz sağlığını da iyileştirdiği belirtiliyor. Söylendiğine göre Japonya’da ‘görüş meyvesi’ olarak adlandırılıyor. Diyabet hastaları için de ideal bir tatlandırıcı. Yüksek oranda içerdiği mangan maddesi de kemik gelişiminde etkin.
Elvan Çiftliği’nin sahipleri sanayici bir aile. İnşaat sektöründe tanınan bir firma. Her türlü binaya korkuluk üretiyor. Reha Tunçalp ve Alpehan Çoruh iki ortak. Sanayi dışında ne iş yapalım diye düşünürken tarıma girmeye karar veriyorlar. İznik’in tepelerinde yine eski bir sanayici olan Alpehan Hanım’ın babası Enver Çoruh’un yıllar önce aldığı 150 dönümlük arazide farklı bir ürün üretelim arayışına giriyorlar. Hava koşullarının da uygun olması üzerine yabanmersini, çilek ve böğürtlen üretmeyi seçiyorlar.
Posta gazetesi yazarı arkadaşım Yazgülü Aldoğan’ın arkadaşları olan Tunçalp ve Çoruh’un davetiyle biz de Türkiye için önümüzdeki yıllarda ihracat imkânı bulunan bu ürün konusunda yerinde bilgi alıyoruz.
Konuklar arasında Mutfak Dostları Derneği’nden Maria Değirmencioğlu, Point Otel Udonya Japon restoranının işletmecisi Hülya Akal da var. 2006 yılında faaliyete başladıklarını söylüyor Reha Tunçalp. Üretim tamamen organik, çünkü arazi sarıçam, gürgen, kestane, orman güllerinin çevrelediği, elektriği, asfalt yolu olmayan, GSM bile çekmeyen alanda. Çevrede yerleşim alanı yok.
Çoruh, doğal otlaklarda doğal gıda ile beslenen hayvanların gübrelerini kullanarak, tabii gübreleme yaptıklarını söylüyor. Üretim 2007’de başlamış. 150 dönüm arazinin 60 dönümünde organik yabanmersini üretiliyor. Damla sulama yönteminin kullanıldığı arazide bir de soğuk zincir oluşturulmuş.
Amaçları yabanmersini üretimini ekonomik hale getirmek,Türkiye’de tanınır olmasını sağlamak. Şu anda sadece Pelit Pastaneleri ve halde bir şirket alıcı. İki ortak bu üründe Türkiye’yi ihracatta da bir pazar haline getirmeyi planlıyor. Şu anda kilosu toptan 20 TL civarında. Sezon sonuna doğru ise 40-50 TL’ye çıkıyor. Yurtdışından ithal gelenler ise 60 TL civarında. Hedef sezonda 100 ton üretmek. Böylece ihracat da başlayabilecek.
Bu ürün özel bir toprak ve yükseklik istiyor. İki ortak bu alanda üretim yapmak isteyenlerle Ar-Ge çalışmalarını da paylaşmaya hazır. Türkiye’nin tarımda en önemli şanslarından biri organik tarım. Bu nedenle iki ortağın çabası dikkate değer. Zor bir işe soyunmuşlar ama sevgi ve ilgilerini görünce yaptıklarının sadece bir hevesle kalmayacağı anlaşılıyor.
Zaten Etiler ve Alaçatı’da ünlü Maria’nın mutfağına da o gün giren yabanmersininin şansı çok görünüyor...