Kaç ağaç kesilecek bilelim!

Ayvalık'ta 10'uncu Hasat Şenlikleri zeytin tarımının ölüm fermanı olarak tanımlanan yasa tasarısının gölgesinde gerçekleşti. 156 bin karşı imza toplayan Salih Madra, "Kaç ağaç kesilecek bilelim" diyor.

Ayvalık’ta 10 yıl önce başlayan zeytin hasatı şenlikleri, hafta sonu gerçekleşti. 31 Ekim-2 Kasım tarihleri arasında yapılan şenliklerin bu yıl ki teması “Zeytinyağı Hayat Bağı” oldu. Hasatın başlaması ile 500 bin zeytin çiftçisi için de yoğun günler başladı.

Bu yıl uluslararası konukların bulunduğu hasat şenlikleri, sümenaltında bekleyen ve zeytinciliğin “ölüm fermanı” olarak tanımlanan yeni yasa tasarısının gölgesinde yapıldı. Türkiye’de zeytinyağını kamuoyu gündemine taşıyan, bu şenliklere en fazla emeği geçen iki isim var. Biri bugün Ayvalık Belediye Başkanı olan Rahmi Gencer, diğeri ise Ayvalık Zeytin üreticileri Derneği Başkanı ve Ayvalık Ticaret Odası Zeytin ve Zeytinyağı Komisyonu Başkanı Salih Madra.

Zeytin Hasat Günleri kapsamında her yıl zeytin tarımının karşı karşıya olduğu sorunların tartışıldığı panelde Rahmi Gencer, açılışı yaptı, etkinliklerin katkısını şöyle anlattı:

“10 yıl önce bu etkinliği düzenlediğimizde kişi başına zeytinyağı tüketimi 900 gram civarındaydı, tüketim 2 kilograma yaklaştı. Bu artışta yaptığımız etkinliklerin, tanıtım çalışmalarının büyük rolü var. Ancak 10 yılda zeytinciliğimiz çok büyük tehlikeler atlattı. Tehlike henüz geçmiş değil.”

Yeni tehlike malum, yasa tasarısı. Bu tehlikeye karşı Change.org’da “Zeytin Hayattır” sloganı ile imza kampanyası başlatan ve kamuoyuna duyuran Salih Madra’nın karşı çıktığı yasanın tam adı şöyle:

“Elektrik Piyasası Kanunu ile Zeytinciliğin İslahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı.”

Adını bile yazmakta zorlandığım bu tasarı aslında altı kez meclise gelip reddedildi. Bir kez de yönetmelikle yasanın değiştirilmesine çalışıldı, o da Danıştay’dan döndü. Salih Madra yasa tasarısına AK Partili milletvekillerinin de karşı olduğunu söylüyor.

Amaçlarının hükümetle ters düşmek olmadığını ancak tasarının zeytincilik tarımını yok edeceğini söyleyen Madra, biraz da çaresizlikle şunları söylüyor:

“Tasarı mutlaka çıkarılacaksa o zaman kapsamı açıklansın. Kaç ağaç kesilecek, hangi bölgelerden kesilecek açıklansın. Yerine ne kadar ağaç dikileceğini bilelim. 2023’de dünya ikincisi olmak istiyorduk. Şimdi nasıl plan yapacağız.” 

Ferit Şahenk de Ayvalık’ta
Şenliklerin önemli etkinliklerinden biri de artık geleneksel hale gelen Ümit ve Cem Boyner’in evinde düzenlediği yemek. Hemen hemen her yıl Ayvalık’a gelen 100’ün üzerindeki konuğu evinde ağırlıyor Boyner çifti. Bu yılki yemekte Güler Sabancı, Halis Komili, Burhan Karaçam, Hilmi Kayhan gibi Ayvalıklı dostları da yer aldı.

Türk iş dünyasının ünlü isimlerinin Ayvalık ilgisi 1980’lerde Halis Komili ile başladı. Ayvalık doğumlu Komili aileden kalan evini restore ettirerek Cunda’yı tatil mekanı seçti. Ardından kendisi de Ayvalıklı olan Ümit Boyner ve Cem Boyner’i komşu aldı. Onları Güler Sabancı, Suzan Sabancı Dinçer, Rahmi, Mustafa ve Ali Koç ve zaten Ayvalık doğumlu olan Muhtar Kent izledi. Bu isimlere şimdi Ferit Şahenk de yatırımcı olarak ekleniyor.

Yemekteki sohbet sırasında öğrendik bu gelişmeyi. Şahenk ailesi aslında 1970’lerden beri Ayvalık’ta. Bu yılların en popüler otellerinden biri olan Murat Reis’in sahipleri. Otelin tarihi de çok eski. Osmanlı paşalarının günlüklerinin bulunduğu otel Deniz Şahenk’in babası Murat Bey’e ait. O vefat edince otel işletilemiyor ve kapanıyor. Daha sonra miras yoluyla Şahenk ailesine geçiyor. 20 yıldır metruk duran otel Doğuş Grubu’nun turizm portföyünde duruyor.

Ferit Şahenk, Ayvalık ve Cunda son yıllarda dünya çapında hareketlenerek iş dünyasının önemli bir merkezi haline gelince, yenilemeye karar veriyor. Ayvalık’ın denize sıfır kıyısı olan Sarmısaklı bölgesinde Şeytan Sofrası’na giden yoldaki otelde, yenileme çalışmaları başlamış. 100 odalı otelin Ayvalık turizmine önemli katkı yapacağı belirtiliyor. Böylece bugüne kadar Bodrum Bölgesi’nde yatırımlar yapan Ferit Şahenk de ilk kez bu bölgeye yönelmiş oluyor.

Despot’un evine madenci yatırımcı

Aldığımız bir başka haber ise Despot denilen misyoner bir papazın yaşadığı ve yetimhane olarak bilinen binaya ilişkin. Şu anda restorasyonu yarım kalmış binayla ilgili verilen bilgiler şöyle:

Geçen yıllarda binayı Cundalı bir aile alarak restore etmek istiyor. Ancak finansman sorunları çıkınca bina yarım kalıyor. Bu süreçte bina Milli Emlak’tan Kültür Bakanlığı’na geçiyor. Bakanlık da geçtiğimiz aylarda binayı 49 yıllığına ihaleye çıkarıyor.

İddialara göre ihaleyi Konyalı bir madencilik grubu olan Polat Madencilik almış. Grubun kısa süre içinde yatırıma başlayarak binayı turizme açacağı belirtiliyor. Belediye Başkanı Rahmi Gencer, bu gelişmeyi kendisinin de duyduğunu ancak henüz belediyeye gelen olmadığını ekliyor. 

Vapurlu yağ Kristal Ayvalık’a dönüyor

Ayvalık Hasat Şenlikleri’nin sponsorlarından biri de Kristal Yağları. 76 yıl önce Ayvalık’ta doğan Kristal’in Murahhas Aza’sı Ümit Öztürk ile Ayvalık’ta bir araya geldik. Zeytinyağ tadımı ile başlayan sohbetimizde yeni yatırımları ve ihracat hedeflerini dinledik.

Kristal Yağ Türkiye’nin ilk zeytinyağ markalarından biri. Ayvalık’ta bir levanten aileden gelen Antony Micaleff tarafından 76 yıl önce kuruldu. 2007 yılından beri ise başka bir levanten aile Arkas Denizciliğin sahibi Lucien Arkas’ın yüzde 55 hissesine sahip olduğu bir ortaklıkla yürüyor. Şimdi iki aile başladıkları noktada yani Ayvalık’ta yeniden büyüme kararı aldı.

Öztürk, Kristal Yağları’nın Batı illerinden çok Anadolu’da bilindiğini ve logo nedeniyle “vapurlu yağ” olarak tanındığını anlatıyor. Yeni hedef ilk tesislerinin bulunduğu Ayvalık’ta kapasiteyi yüzde 40 arttırmak. Öztürk, 180 milyon TL ciroları olduğunu anlatıyor.

Kristal kültür tesisleri geliyor

Tesislerin tümüyle elden geçirileceğini ve yenileneceğini de anlatan Öztürk, bölgede zeytinyağının kültür olarak gelişmesi için de bir projeleri olduğunu söylüyor ve şunları anlatıyor:

“Bir yağhane projemiz var. Seminerlerin, konferansların, yemek sunumlarının ve tadımların yapılacağı bir mekan kazandıracağız Ayvalık’a. Bir buçuk yıl içinde bitirmeyi planlıyoruz. Ticari bir kaygımız olmayacak. Zeytinyağ bir kültür. Arkas grubu olarak şarapta kültürün gelişmesi için çalıştığımız gibi zeytinyağında da kültürün gelişmesi, zenginleşmesi için çalışacağız.”

Öztürk, Türkiye’nin birkaç sene içerisinde global zeytinyağı pazarında önemli bir yere sahip olacağına inandıklarını da kaydederek, “Başta Almanya, Hollanda, Belçika, Fransa, Norveç, Çin, İran, Rusya olmak üzere 25’in üzerinde ülkeye Kristal markasıyla zeytinyağı ihracatı yapıyoruz. Son 5 yıl içinde ihracatımızı yüzde 128 oranında arttırdık” diye devam ediyor

Boyner konukseverliği

10’uncu yılını tamamlayan Zeytin Hasadı Şenlikleri’nin geleneksel etkinliklerinden biri Cem ve Ümit Boyner’in evlerinde düzenlediği yemek. Şenliğe katılan tüm konukları evlerinde ağırlayan Boynerler, bu kez de 100’e yakın konuğa elleriyle makarna servis yaptı. Cunda’daki evi yeni tamamlanan Güler Sabancı da Boynerlere özendi. “Konukları gelecek yıl ben de evime davet etmek istiyorum” dedi.