Kadına fırsat eşitliği ver, yoksulluk azalsın

Türkiye'de kadının istihdama katılım oranı 4 puan artsa yoksulluk yüzde 15 azalıyor. Fırsat Eşitliği Modeli'nin hedefi, şirketleri bu konuda teşvik etmek.

Türkiye İş Kadınları Derneği (TİKAD) Başkanı Nilüfer Bulut, önceki gün Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ı davet ettikleri toplantının açılışında ilginç bilgiler veriyor.
“Türkiye Enerji Sektörü’nde yatırım yapan iş kadını sayısı yok denecek kadar az. Yönetici konumundaki kadın oranı ise yüzde 15’i geçmiyor.”
Bulut, iş kadınlarının büyük ilgi gösterdiği toplantının organize edilme nedenini böyle açıklamış oluyor.
Toplantı için sektördeki holdinglere davet gönderilmiş. “Sadece kadın yöneticilerinizi gönderin” uyarısında bulunulmuş. Ancak Türkiye’nin kalburüstü şirketlerinde yönetici kadın bulunamamış. 

Pozitif ayrımcılık şart 
Nilüfer Bulut, Yıldız’dan ‘erkek egemen’ sektörde kadınlara yönelik ‘pozitif ayrımcılık’ isterken, “Kanuni zemin ve fırsat eşitliği ile ilgili engel yok. Biz hazırız” diyor.
Bu durum tabii ki sadece enerji sektörüne mahsus değil. Birçok sektörde kadınların yönetim kademelerinde yer alması zor. Son yıllarda durum daha iyi. Vodafone Türkiye Genel Müdürü Serpil Timuray gibi başarılı kadın yöneticiler var ama çoğunluğa bakarsak aile şirketleri sağ olsun.
Dünya Ekonomik Forumu’nun cinsiyet uçurumu raporuna göre Türkiye 135 ülke arasında 122’nci sırada.
İşgücüne katılım oranı yüzde 24. Yönetici kadroda oran ise yüzde 11.
TİKAD gibi bu durumun değişmesi için birçok kadın derneği yoğun çaba harcıyor.
Bu kapsamda Kadın Girişimciler Derneği’nin (KAGİDER) Dünya Bankası ile birlikte yürüttüğü bir proje var. Fırsat Eşitliği Modeli projesi.
Amaç bu model ile şirketlerde kadın istihdamının artması, fırsat eşitliği anlayışı ve uygulamalarının yaygınlaştırılması. Cinsiyet eşitliğini teşvik etmek üzere özel sektöre destek olmak.
Akbank, Boyner Holding, Coca Cola, Doğuş Yayın Grubu, Eczacıbaşı, Garanti, IBM, Novartis, Sabancı Üniversitesi ve Vodafone’un katıldığı projede sertifika alan firmalardan biri dünyanın en büyük beş ilaç firmasından biri olan Sanofi.
Üst yönetimin yüzde 45’ini, çalışanların ise yüzde 60’ını kadınların oluşturduğu Sanofi’nin çalışmalarını Kurumsal İşler Direktörü Aysun Hatipoğlu anlattı.
Hatipoğlu, projeye katılan şirketlerde aranan kriterleri şöyle sıralıyor:
Eşit olan adaylar arasında fırsat eşitliği var mı?
Eğitim olanaklarından kadın ve erkekler eşit olarak yararlanıyorlar mı?
Terfi ederken şartlar eşit mi?
Hamile kadınlar işten çıkarılıyor mu ya da hamile kalır diye kadın yerine erkek mi işe alınıyor?
Mobbing var mı, bu tür şikâyetler hasıraltı ediliyor mu?
Hatipoğlu, bu kriterlere göre incelenen şirketlerin uluslararası denetim firmalarının periyodik değerlendirmesinden geçtiğini ve öyle sertifika almaya hak kazandığını anlatıyor. 

Meksika’da başladı 
Hatipoğlu, kadın istihdamını arttırmak amacıyla Fırsat Eşitliği Modeli projesinin Dünya Bankası tarafından Meksika’da başlatıldığını; Şili, Paraguay, Arjantin, Fransa, Avustralya ve Mısır’da uygulandığını söylüyor. Şirket olarak kadın istihdamının artmasına ‘Geleceğin Kadın Liderleri’ projesi ile de katkı sağlamaya çalıştıklarını ekliyor. Bu proje ile dünyanın önemli ödüllerinden Cummunitas 2012’yi almışlar.
KAGİDER Başkanı Gülden Türktan’ın verdiği bilgilere göre Türkiye’de yüzde 24 olan kadının istihdama katılım oranının 4 puan artması bile yoksulluğun yüzde 15 azalmasına katkı sağlıyor. Bu veri bu tür projelerin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.
Bir de Bulut’un hayali gerçek olsa, enerji sektöründe yönetim koltukları kadınlara yani annelere geçse, doğayı katleden, çocukların geleceğini yok eden enerji projelerinin şansı ne kadar olur dersiniz!