Kariyerini bıraktı TEV'e gönüllü geldi

TEV'de nöbet değişimi. Fon yönetim şirketi Black River'ın başarılı bir yöneticisi olan Yıldız Günay, aldığı paranın çok altında bir geliri kabul edip TEV'e geldi.
Kariyerini bıraktı TEV'e gönüllü geldi

Koç Holding kurucusu Vehbi Koç, Türk Eğitim Vakfı’na 200’e yakın işadamıyla birlikte 1967’de hayat verdi. Vakıf eğitim görmek isteyen ama maddi gücü yetmeyen gençlerin okumasına katkı sunuyor. Bugün yönetim kurulu başkanlığı görevinde Koç ailesinin en genç temsilcisi Ömer Koç var. 

TEV’de geçen günlerde bir nöbet değişimi yaşandı. Uzun yıllardır genel müdürlük görevini sürdüren Turgut Bozkurt ayrıldı. Göreve genç bir finansçı getirildi. Üstelik de bir kadın, Yıldız Günay. Ekonomi yüksek lisanslı Günay’ın, Cargill’in fon yönetim şirketi Black River’ın başarılı bir yöneticisi iken aldığı paranın çok altında bir geliri kabul edip TEV’e gelişi ilginç.
TEV’de kan değişikliğini Ömer Koç istemiş. Günay’a teklif insan kaynakları şirketi Egon Zender’den gelmiş. Fon yönetiminde yani paradan para kazanmada son derece başarılı olan Günay, teklifi düşünmek istediğini söylediğinde Koç’un bir sözü yetmiş: “Biz sizin bugünkü enerjinize bugün talibiz...” 

Sosyal yanı ağır basan bu göreve Günay’ın uygun görülmesi ve onun da hayır diyememesinin nedeni ise çocukluğunda yatıyor.
Dedesi Donanma Komutanı Kemalettin Bozkurt İstanbul Kızılay’ın genel müdürlüğünü yapmış. Bir mahalle okulunda okuyan Günay “Çocukluğumda hep Kızılay kolu başkanı ben oluyordum. Sürekli sosyal projeler yaptım” diyor.
Günay, TEV’in 2011 yılında 25 milyon TL bütçe kullandığını söylüyor.
TEV’e malvarlıklarının bağışını öngören 21 vasiyet bulunduğunu anlatan Günay, bağışçı sayısının 1000’i bulduğunu anlatıyor. 1000’inci bağışçı Berna Peynircioğlu adında Ankara’da yaşayan bir emekli bir tarih öğretmeni.
TEV’e bağış yapanların yüzde 62’si kadın, yüzde 38’i ise erkek. Bilinirlik araştırmasına göre yaş sınırı da yüksek çıkmış. Günay’ın bundan sonraki hedefi vakfın çalışmalarını gönüllü projelerini arttırarak yaygınlaştırmak ve kaynakları iyi değerlendirmek. 

Müren’in mirası 2050 genç okutuyor
Günay, Zeki Müren’in tüm mirasını TEV ve Mehmetçik Vakfı’na eşit olarak bıraktığını da hatırlatıyor. 2002’de Bursa’da TEV-TSK Mehmetçik Vakfı Zeki Müren Güzel Sanatlar Anadolu Lisesi’nin yaptırıldığını, sanatın her dalı ile ilgili eğitim verildiğini anlatıyor. Günay, “Bugüne kadar Türk Eğitim Vakfı ile Zeki Müren Burs Fonu’ndan 2050 burs verildi. Sadece 2012-2013 öğretim yılında TEV Zeki Müren Burs Fonu ile 9 ay boyunca 225 öğrenciye ayda 370 TL ödeme yapılacak” diyor. 



BKG tarihi sanata dönüştürdü
Tarihi Ankara Garı’nda sabahın erken saatleri olmasına rağmen yoğun bir kalabalık var. Kara tren mazide kalmış. Yerini beyaz “yüksek hızlı trene” bırakmış. Önce Eskişehir yolcuları hareket ediyor, ardından Konya yolcuları. İki tren de tamamen dolu. Biz Konya yüksek hızlı treninin yolcusuyuz.
1937’de kurulmuş gardan hemen hemen aynı tarihlerde inşa edilen Konya Garı’na, yüksek hızlı trenle yaklaşık 2 saatte ulaşıyoruz. Raylardaki yenilenme bittiğinde bu sürenin bir buçuk saate inmesi planlanıyor. İşte kısa Konya seyahatinden notlar:
Tren son derece konforlu, yemek kompartımanı eskisi gibi “gar lokantasına” benzemese de sıcak, soğuk ve alkollü içecekleriyle her türlü isteğe yanıt veriyor. 

Konya Garı’ndaki pankartta yüksek hızlı trenin yeni durağının Sivas olduğunu öğreniyoruz. 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “10 yılda demirağlarla örmüşler. Nereyi örmüşler” benzeri sözleriyle başlattığı tartışmanın ne kadar haksız olduğu ortada. Cumhuriyetin ilk yıllarında yokluklar içinde yapılan tren yolları olmasa hızlı tren olur muydu? diye düşünüyorum. 

Konya’da Mevlana turizmi alabildiğine devam ediyor. Oteller dolu. Mevlana’nın türbesine akın akın yerli-yabancı turist geliyor. Müze ve çevresinde sürmekte olan düzenlemelere rağmen ağustos ayı itibariyle 1 milyon 100 bin ziyaretçi gelmiş. 

Mevlana Türbesi’nin çıkışında müthiş bir hediyelik eşya dükkânı var. Yıllardır yurtdışında gittiğimiz müzelerin hediyelik eşya bölümleri ve kafelerini gıptayla gezerdik. Şimdi Bilkent Turizm İnşaat ve Ticaret AŞ’ye bağlı Bilkent Kültür Girişimi (BKG) tarafından işletilen mağazaya hayran olmamak elde değil. 

BKG, 2016 yılına kadar Türkiye’de bulunan 55 müzede 57 mağaza ve 33 müze-kafenin işletmeciliğini ihaleyle almış. Yüksek Danışma Kurulu üyeleri Prof. Dr. Nurhan Atasoy, Prof. Halil İnalcık, Doğan Hızlan, Prof. Talat S. Halman. Bu isimleri görünce eserlerdeki kalitenin nedeni de ortaya çıkıyor. 

20’ye yakın tasarımcıyla çalışan BKG’nin toplam 14 bin çeşit ürünü var. Çin’de değil Türkiye’de üretiliyor. Altın, gümüş takıları Favori gibi ünlü kuyumcuların eseri.