Mantoyla gelen tasarruf!

Türkiye'de 20 milyon binanın yüzde 85'i yalıtımsız. Enerji boşa harcanıyor.

Türkiye’de çok tartışılan dış ticaret açığının en önemli kalemi enerji ithalatı. Kullandığımız enerjinin yüzde 70’ini ithal ediyoruz. 240 milyar dolarlık ithalat faturasında 54.1 milyar doları enerji oluşturuyor.
Enerjinin üçte biri ise konutlarda tüketiliyor.
Sadece Türkiye değil dünya için enerji büyük sorun. Enerji kaynaklarının tükenmeye başlaması, küresel ısınma gibi çevre sorunlarının artması sonucu son yıllarda tasarruf politikaları öne geçiyor.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Enerji Bakanlığı çeşitli kampanyalarla, uygulamalarla Türkiye’de tasarruf bilincini arttırmaya çalışıyor. Bu politikalardan biri binalara ‘enerji kimlik belgesi’ alma zorunluluğu. 2011 yılında iskân için başvuran binalar ile kamu binalarına zorunluluk getirildi.
Eski binalar için ise bu süre 2017 yılında doluyor. Binalar harcadıkları enerjiye göre karne alacak. Fiyatlar da buna göre belirlenecek.
Isı, Su ve Yangın Yalıtımcırı Derneği’nin (İZODER) üyeleri Kalekim’in Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Altuğ Akbaş ve Dow Chemical ve Ravago ortaklığıyla kurulan Mardav’ın Genel Müdürü Levent Pelesen’le bir araya geldik yeni uygulamaları konuştuk.
Pelesen, Türkiye’de 20 milyona yakın binanın yüzde 85’inin yalıtımsız olduğunu söylüyor. Dünya standartlarında bir binada metrekarede 125 kilovatsaat enerji harcanması gerektiğini, bu rakamın üstünün israf olduğunu anlatan Pelesen, Türkiye’de metrekarede 300-350 kilovatsaat enerji harcandığına işaret ediyor. Yani Türkiye’deki binalarda 3 misli daha fazla enerji tüketiliyor.
Enerji tasarrufu konusunda 2020 yılına 20 kilovatsaat hedefi belirlenen Avrupa Birliği’nde bu oranlar 8 yıl önce 125 kilovatsaat civarına düşmüş. 

Hırsızlara dikkat
Pelesen, son zamanlarda kimlik belgesi alma süresinin dolduğu algısıyla artan bir hızla yalıtım taleplerinin arttığını söylüyor. Ancak yeterli bir bilinç olmadığından söz ediyor.
Pelesen’e İstanbul için bir soru yöneltiyorum: “Önümüzdeki günlerde kentsel dönüşüm için büyük bir yatırım atağının başlayacağı İstanbul’da binaların daha depreme dayanıklı olup olmadığına bakmadan mantolama yapmak doğru mu?”
Pelesen, yalıtım için kentsel dönüşümün beklenmesinin doğru olmayacağını söylüyor. Verdiği rakam ise azımsanmayacak kadar büyük. 

* Türkiye’de yaklaşık 15 milyon adet yalıtımsız konutun yalıtımlanması ile elde edilecek tasarruf her yıl 10 milyar TL. 

* Örneğin beş katlı bir apartmanı örnek alırsak, daire başına 2 bin-2 bin 500 TL gibi bir maliyeti olur. Bu maliyet üç yıl içinde tüketiciye geri döner.
Pelesen standartlara uygun mantolama ile ortalama bir konutta yüzde 50’ye yakın tasarruf sağlanabileceğini ölçtüklerini söylüyor.
Kış aylarında iyice şişen yakıt faturalarının yüzde 50 azalması hiç de fena olmaz değil mi?

Avrupa Pasif Ev’e umudunu bağladı
Avrupa Birliği 2019 yılının başından itibaren inşa edilecek olan her türlü binanın sıfır enerji maliyetli olmasını öngörüyor. Örneğin Almanya’da yürürlüğe giren bir yasaya göre yeni inşa edilen evlerin metrekaresinin yıllık ortalama enerji tüketiminin 7 litre petrol eşdeğerinden az olması gerekiyor. Bu da ‘pasif ev’ tanımlı yeni bir konut anlayışını ön plana çıkarıyor. Çatıdan, temele kadar ısı ve su yalıtımı ile güçlendirilen evler, kendi enerjilerini kendileri üretiyor. Almanya’da 13 bin pasif ev yapılmış durumda. Türkiye’de ise ilk pasif ev İzmir Urla’da inşa ediliyor. Türkiye’nin ilk pasif evinde teknik danışmanlık servisini de Kalekim-Mardav veriyor. Evde ‘Blue Safe Mavi Kale’ ürünleri kullanılıyor. Pelesen, mayıs ayında tamamlanacak evin ısıtma maliyetinin 10-25 euro arasında olacağını anlatıyor.