Park Oteli değil CVK zinciri yaratacağım

Park Bosphorus Otel'i restore ederek hizmete açan CVK Grubu'nun kurucusu Mahmut Çevik turizmde kendi isimleriyle büyümek istiyor.
Park Oteli değil CVK zinciri yaratacağım

CVK Yönetim Kurulu Başkanı Gülşah Çevik ve CVK Grubu kurucusu Mahmut Çevik.

İstanbul Gümüşsuyu’ndaki Park Otel, tarihe tanıklık etmiş binalardan biri. Osmanlı döneminde Sadrazam Tevfik Paşa’nın konuklarını ağırladığı bir konuttu. Cumhuriyet döneminde 1979’a kadar otel olarak kullanıldı, sonra kapandı. ANAP döneminde patlayan turizm hamlesiyle Sürmeli Grubu’nun satın aldığı Park Otel projesiyle ‘İstanbul’un silueti’ tartışmalarını ateşleyen binalardan da biri oldu. Sivil toplum örgütlerinin eylemlerle karşı çıkması sayesinde imara aykırı inşaat durdu. Ve bina 22 yıl boyunca ‘ucube’ bir bina olarak boğaz manzarasını kirletti.

Park Bosphorus Otel bu günlerde yeniden gündemde ancak artık konuklarını ağırlamaya başladı. Oteli alan madenci CVK Grubu yaklaşık 300 milyon dolar harcayıp restore etti. Bu otelle turizme de adım atan grubun kurucusu Mahmut Çevik’le sohbet ettik.


Kamuoyunda çok tanınan bir işadamı değilsiniz. İş hayatına nasıl başladınız?
Kayseri Pınarbaşı’ndanım. Bir ilçe esnafının oğluyum. Ticaret lisesi mezunuyum. Babam önceleri fırıncılık yapardı. Biz 7 erkek 1 kız 8 kardeşiz. Bizi boş olduğumuz her an yanında çalıştırırdı. Sonra amatör madenciliğe geçti. Biz de madenciliği ondan devraldık, ikinci nesil rahat etsin diye de ortaklıktan ayrıldık.

CVK grup olarak neler yapıyorsunuz? Madencilikte büyüklüğünüz nedir?
Türkiye’nin ürettiği ve ihraç ettiği kromun yarısını biz çıkarıyoruz. 4 bin çalışanımız var. Kromun fiyatına göre her yıl değişir ama ortalama ciromuz yaklaşık 500 milyon dolar civarındadır.

Turizme ne zaman başladınız?
İlk olarak kardeşimle 2005’te Kuşadası’nda bir otel açtık. Benim bir oğlum, bir kızım var. Çocuklarım madenciliği çok fazla benimsemediler. Çünkü ağır tempolu bir iş. Turizme girmek istediler. Ben de yeni bir alan arıyordum. Taksim’e geldiğimde bir odamın bulunduğu Savoy Otel’i Çarmıklı ailesinden satın aldım.

Park Otel’e de gelir miydiniz?
Park Otel zamanında buraya giremezdik. O ekonomik güçte değildik. Savoy Otel’de kalırken otopark olarak burayı kullanırdım. Bir de o kötü görüntüye çok üzülürdüm. Otelin son sahibi Ofer’in Galataport’tan çıktığında burayı da satacağını duydum ve heyecanlandım. El sıkıştık. Almam 6 ay sürdü. Fiyat da sürekli değişti.

İmar sorunlarından, davalardan korkmadınız mı?
Ofer’in aldığı bir ruhsat vardı. İptal gerekçelerini araştırdık. Onlar iş merkezi, otel ve rezidans yapacaktı. Danıştay’ın iptal gerekçesinde bu proje için ‘Yoğunluğu arttırıcı etkendir, sadece turizm amaçlı olursa buna kanun izin verir’ diyordu. Hukukçulardan görüş aldım ama her şeye hazırlıklıydım. ‘Bir 22 yıl da biz bekleyebiliriz hazır olun’ dedim. Burası çok özel bir yer. En önemli lokasyonlardan biri.

Nasıl izin aldınız?
Açgözlülük yapmadım, hukuk dışına çıkmadım. Neye izin veriliyorsa onu yaptım. Proje yaptırırken birçok arkadaşım farklı önerilerde bulundu ama yapmadım. Bölgeye uygun, bütünlük sağlayan bir bina yaptım. Bu binayı yıkılırken izlemiştim. Siluet gibi kaygılarımız yoktu. Şimdi ise bana 15 kat daha verseler yapmam. İstanbul’da yaşamaya başladıktan sonra böyle düşünüyorum. İstanbul’a nefes aldırmak, korumak lazım.

İşletmek için otelcilikte dünya zincirleri var. Düşünmediniz mi?
Türkiye’de yatırımcı oteli yapar, zincirlere verir işletmek için. Ama biz zincirlere gitmedik. En prestijli zincirler bize geldi. Biliyorduk ki bizim yerimiz özel. 20 gün önce çok ünlü bir zincir geldi “Sadece tabelamı koy, her türlü katkıyı vereceğim” dedi. Yine kabul etmedik. Biz burada Park Otel’i yaşatacağız. Otelimizi saray ihtişamı ile yaptık ancak günümüzün sadeliğini de yansıttık. Yeme içmede de iddialıyız. Gümüşsuyu Restaurant, Park Patisserie&Lounge, Cafe Jardin ve Çeşmi-Hayat’la gurme kültürüne katkıda bulunacağız. 4500 metrekarelik teras alanımız eşsiz. Başkanlık süitinin güvenliğine de çok önem verdik.

Pazarlama sıkıntısı yaşamaz mısınız?
Hep böyle zannediyoruz. İşadamı olmak bazı sorumlulukları getiriyor. Zincirlerle niye olmalıyım sorusunu araştırdım. Gördüm ki bu lokasyon ve İstanbul çok önemli. İyi bir yapı zaten kendisini satacak. Çocuklarım da turizm yapmak istiyor. Bu zincirler annelerinin karnından zincir olarak doğmadı. Bizim farkımız ne biz de başarırız!

Turizmde hedefiniz ne?
Dünyaca ünlü Shangri La’nın 30 oteli var dünyada. Bizim 2020 hedefimiz en az 20 otel. Lüks konseptinde zincir olacağız. İlk birkaç yıl sermayemiz de yeterli. Otele desteği vereceğimi de yöneticilerime taahhüt ettim.

Ne kadar sürede döner bu yatırım?
7-8 yılda döner. Tam kapasite çalışmaya başladık. Şu anda 300 oda dolu. Apartlar bu ay sonunda müşteri almaya başlayacak. SPA, otopark müşteri almaya başladı. Eksiğimiz kalmadı, test ediyoruz. Güney Amerika, Rusya, Ortadoğu seçtiğimiz pazarlar.

Yabancılardan, fonlardan satın alma talebi geliyor mu?
Geliyor. Sadece dinliyoruz. Reddedemeyeceğimiz bir parayla geldiler. Çocuklara sordum. “Biz turizm yapacağız, buradan daha prestijli bir yerde bir planın var mı” dediler. Düşündüm yok. Evet bazı projelerim var. Örneğin Galataport’ta bir otel yapıyorum. Önümüzdeki yıl inşaata başlayacağım. 200 odalı lüks segmentte otel yapacağım.