Patronun eli kasadan çıkacak

Türk Ticaret Kanunu'nu devrim olarak niteleyen Muharrem Yılmaz, şirketlere "endişelenmeyin" diyor. Yılmaz, şirketlerin toplumun malı olduğuna dikkat çekiyor ve "Hesap verebilir olmak şirkete güç katar" diyor.
Patronun eli kasadan çıkacak

Temmuzda Türkiye’nin ticaret hayatında devrim niteliğinde değişim olacak. 8 bine yakın şirketin hayatı değişecek. Şirketlerin gizlisi saklısı, kayıtdışısı kalmayacak. Şeffaflaşacak. Türk Ticaret Kanunu’ndan söz ediyorum. Şirketler kurumsallaşacak. Yani hesap verebilir, şeffaf, adil ve sorumlu olacak. Daha açıkçası patronların eli şirket kasalarına izinsiz giremeyecek! Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği Başkanı ve TÜSİAD Başkan Yardımcısı Muharrem Yılmaz Bursa’da küçük bir çiftlikten bugün Türkiye’nin en büyük süt ve süt ürünleri üreticisi haline gelen Sütaş’ın büyümesinden de örnek vererek kurumsallaşmanın sağlayacağı avantajları anlattı. 

2012’de yeni Türk Ticaret Kanunu (TTK) yürürlüğe girecek...
Yeni TTK çok önemli değişimler getiriyor. Bu kanun ile halka açık olmayan şirketler de şeffaflaşacak. Türkiye’nin kalkınmasının gelişmesinin önünde makro istikrar, kurumsallaşamamak gibi zafiyetlerimiz var. 

Kurumsallaşma ne demek?
Kurumsal yönetim ilkeleri dört ana ilke olarak karşımıza çıkıyor: Adillik, şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumluluk. Beraber daha iyi nasıl yaşarız diye düşünen kurumlar, toplumun daha iyi olmasını sağlar. Kurumsallaşma da bir arada daha iyi yaşamayı sağlayan bu kurumların daha iyi yönetilmesini sağlamaktır. Ayrıca sadece şirketler değil, sivil toplum örgütleri, siyaset ve futbol kulüplerindeki kurumsal yönetim de bizi ilgilendiriyor. 

Bu temel ilkeler açısından bakılınca Türkiye’de durum nasıl?
Oldukça gerideyiz. Ancak dediğim gibi çok büyük değişimlerin arifesindeyiz. TTK kurumsal yönetimin hâkim olması bakımından bir yeni temel getiriyor. TTK’nin oturduğu temel, kurumsal yönetim ilkeleridir. Yeni bir aşamadır bu durum. Türkiye’de kurumlar için yeni bir aşamanın başlangıç yılı olacaktır bu. 

Türkiye’deki şirketler bu standartlara uyabilecek düzeye geldi mi?
Türkiye’de kurumsal yönetim endeksi diye bir endeksimiz var. 39 şirket gönüllü olarak katılıyorlar. Kendilerini kurumsal yönetim endeksinde ölçtürüyorlar ve ilan ediyorlar. Küçük şirketler hazır mı dersek, değiller. TTK ile beraber şirketler bağımsız denetim kurumları tarafından denetlenmeye başlanacak. Denetlenecekler ve mali tabloları olacak. Bunları oluşturacakları web siteleri üzerinden kamuoyuyla paylaşacaklar. 

TTK’nın ertelenmesini isteyen bir kesim var. Ertelenir mi?
TTK’nın ertelenmesi gibi bir ihtimali duymak bile istemiyoruz. Ertelenmemeli, yazık olur. Türkiye’de muhasebe biliminin oturduğunu düşünmüyorum ancak şirketlerin raporlamalarını da yapar bir hale gelmesinin yeni bir aşamasındayız. Bütün şirketlere önemli bir rekabet sağlayacak. Bu şirketlerin denetlemesini sağlayacak. 

Şirketlere ciddi sorumluluklar getiriyor. Temel felsefe nedir? Karşılığında ne elde edecekler?
Şirketler kişilerin değil aslında toplumun. Kötü patronun sorumluluğu da büyük. Yeni değişiklik hem kötü patrona sıkıyönetim getiriyor hem de gelişmenin önündeki engelleri kaldırıyor. Önemli bir avantaj var. Türkiye’de şirketler kaynak bulamıyor. Kaynaklara ulaşım sağlanacak bu sayede. Şirketin değeri göz önünde bulundurularak kredilendirilmiyor. Sahibinin kredibilitesine bakılıyor. Risk payı artıyor şeffaflık olmayınca. Ben inanıyorum ki bu yeni TTK ile beraber kurumsal yönetim geliştikçe küçük şirketlerin finansman maliyetleri düşecek ve finansmana erişimleri kolaylaşacak. 

Ne yapılması gerek? Şirketler de neden ben internet sitesi yapıyorum, neden hesap vermek zorundayım diye soruyor?
KOBİ’lere cesaret verecek olan kesim yanlarındaki mali müşavirleridir. Bir an önce mükelleflerini bilgilendirmeli ve harekete geçmeliler. Yönetmeliğin çıkmasıyla ilgili bilgilendirme faaliyetine katkıda bulunmaları gerekiyor. Bu bir kazanımdır. Şirketler için yeni bir seviyeye geçiş demek bu. Yapıcı durursak kanun yürürlüğü girdikten sonra bile düzenleyebiliriz.

Süt içmeyin demek en büyük kötülük
Yoğurtla ilgili tartışmalar var, süt içmeyin diyorlar. Nedir sorun?
Ehim ve mühim karıştırılıyor. Sütün çok yüksek faydaları var. Halk çok hesaplı ulaşabiliyor bu faydalara. Bunlar ön plana çıkartılmalı. Süt ve süt kalitesi ile ilgili toplum bilinçlenmeli. Hâlâ denetimden uzak, kayıtdışı sistem sorunu olan yerler var. İçme sütünde koruyucu olduğu fikri yanlış. Kullanılan teknoloji çok ileri. Trilyon dolarlık yatırım yapıp bu hava almayan makinelere bir de koruyucu mu kullanacağız. Çocuklarımıza bakalım daha fazla süt tüketen nesil daha uzun yapıda ve gelişkin görünmüyor mu? Bu topluma yapılacak bir kötülüktür kontrolsüz her bakteriyi eve almak. Bedensel kapasitenin artması, daha uzun yaşamanın altında süt tüketimindeki artış yok mu? Avrupa’da günlük sütün saklanması 21 güne kadar çıktı. Kullanılan paketleme ve nakliyedeki profesyonelleşme sağlıyor bunu.

2012 kurumsal yönetim yılı
Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği’nin amacı nedir, üye sayısı kaç?
500 kişisel, 25 de kurumsal üyemiz var. 2012’de çok önemli değişimler yaşanacak. Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) yeni kuralları var. 2012, halka açık şirketler için “kurumsal yönetim” yılı olacak. SPK’nın aldığı karar gereği şirketlerde ‘bağımsız üye’ sayısı artacak. Halka açık şirketlerde yönetici ücretleri açıklanacak.

Şeffaflık finansman avantajı sağlıyor
Sütaş da Anadolu’da küçük bir kurum olarak başladı. Şu an Türkiye’nin en büyük kurumlarından biri? Bugüne nasıl geldiniz?
Bir kurum yaratırsanız kaliteli insan kaynağına ulaşırsınız. Bir kurumun denetlenebilir ve desteklenebilir olduğu müddetçe mali yapısının daha sağlam hale geldiğini görüyorum. Denetimden kaçındıkça bir şey kazanmaz, aksine kaybedersiniz. Ben Sütaş’ın sitesinde mali raporlarımı açıkladım. En önemli rakiplerimden biri, “İnternette mali tablolarınız var, çok şaşırdım” dedi. Bunu açıkladığım için rekabet gücü kaybetmedim. Aksine olumlu etkiledi bizi. Banka da finans kuruluşu da daha fazla destekliyor sizi. Denetim sizin kazancınızı arttırır ve kayıplarınızı önler. Siz ne kadar şeffafsanız kamuoyundan alacağınız destek o kadar artar. Yaptığınız yenilik görünmez şeffaf olmazsanız. Temiz bir pencereden mi yoksa tam tersinden mi gösteriyorsun değeri bu önemli.

Anayasada değişirse milat olacak
Türkiye’nin sorunu şeffaflık ve hesap verebilirlik. Katkısı olacak mıdır kurumsallaşmanın?
Bu toplumsal bir dönüşüm. Zihinsel bir değişim olarak görülmeli bu durum. Tüm kurumlar bu yolu izleyerek itibarlarını arttırabilirler. Türkiye’nin çağdaşlaşma süreci kurumsallaşmayla paralel gidecektir. Toplumsal kalkınmanın önemli unsurlarından biri budur. Avrupa Birliği’ne girme çabasında olan Türkiye’nin bölgesel büyümesi de planlanmalı. Mikro ekonomik hayatımızdaki düzenlemeler de buna dahil.Türkiye yönetiminin de şeffaf olması lazım. Aslında çok enteresan bir yıl yaşıyoruz. Anayasa da değişirse Türkiye için milat bir yıl olacak. Türkiye’de gündelik sorunların konuşulmadığı esas sorunların konuşulduğu günleri göreceğiz.

Bölgesel Kalkınma için çalışıyoruz
TÜSİAD’da başkan yardımcısısınız. Başkanlık için adınız geçiyor. Neler yapıyorsunuz?
Üçüncü dönem yönetim kurulu üyeliğinden sonra başkan yardımcısı sorumluluğu görevini sürdürüyorum. Bölgesel kalkınma ve Türk bağımsız iş dünyası örgütlenmesi konusunda çalışıyorum. Türkiye’de kalkınma ajansları kuruldu. Kalkınma Bakanlığı ile işbirliğimiz var. Kalkınma ajansları ile çok yakın çalışıyoruz. Onlarla beraber çalışacak federasyonlar kuruyoruz. 26 bölge federasyonu ile illerin SİYAD’ları var. Şimdi bunların sayısı 6’dan 11’e çıktı, bu sene 17 olmasını planlıyoruz. 

TÜSİAD’da başkanlık geliyor mu?
TÜSİAD’ın çok güçlü bir başkanı var. Başkanlık görevi çok zor bir görev. Kendi iş hayatımızda bazı sorumlulukları bırakmak demek. Bütün TÜSİAD üyeleri başkan adayı olabilir. Günü geldiğinde gerekli yol göstericiliği yapılacaktır.