Rum hükümeti Bağış'ın davetini ciddi bulmadı

Rum yönetimi AB Bakanı Egemen Bağış'ın Güney Kıbrıs lideri Hristofyas'ı Fenerbahçe-Limasol maçına davetini ironik ve ciddiyetsiz buldu.

Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) projesinin çökmesi yazar Orhan Pamuk’u rahatlatmış olabilir ama bizim için hiç de hayırlı değil. Prof. Dr. Mehmet Altan’ın 2007’den beri yapılan düzenlemeleri inceleyerek ortaya koyduğu gibi iktidarın AB standartlarında bir ülke olma niyeti yok. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın totaliter rejimleriyle ünlü Şanghay Beşlisi’ni adres göstermesi de gerçekten ürkütücü.
Bu durumdan AB de sorumlu tabii ki. Çünkü faturası ağır bir kriz yaşanıyor. Güney Kıbrıs dönem başkanı olunca zaten durmuş ilişkiler de artık tamamen derin dondurucuda.
Türkiye AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, projeyi diri tutmaya çalışsa bile o da pek istekli görünmüyor. Bağış önceki gün Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas’a ilginç bir çağrı yaptı. Önce Bağış’ın sözlerini hatırlayalım: 

“Bakın, kuralar çekildi UEFA Avrupa Ligi’nde. Fenerbahçe, Kıbrıs Rum kesiminin Limasol takımıyla eşleşti. Galatasaray Bayan Voleybol Takımı gittiğinde orada sporcularımızın güvenliğini sağlama konusunda acziyet içine düşen Rumlara buradan bir mesaj veriyorum. Eğer yine güvenlik sorunu yaşayacaksanız, hiç çekinmeyin, sıkılmayın, utanmayın. Yanı başınızdaki KKTC’den yardım isteyin. Hristofyas, İstanbul’a gelmek istediğini belirten demeçler veriyor. İşte sana fırsat Sayın Hristofyas! Maça gel. İstanbul halkının Limasol’a nasıl konukseverlik yapacağını gözlerinle gör. Ama bir şartla: KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile birlikte geleceksin.”
Bakan Bağış’ın iyi niyetli ama biraz da ağır davetine yanıt gecikmedi. Yeni Düzen gazetesinin Rum basınından aldığı habere göre Rum Yönetimi Sözcüsü Stefanos Stefanu yazılı bir açıklama yaptı ve “Sayın Bağış bir futbol maçı için ciddi olmayan bir daveti ironili bir şekilde ortaya koyarak izlenim yaratmaya çalışıyor. Bunlar bir bakanın yapacağı ciddi şeyler değildir ve Türk politikası bunu benimsiyorsa da ciddiyetsizlik sorunu vardır” dedi.
Ancak Stefanu’nın açıklamasında hâlâ Hristofyas’ın Boğaz’da balık yemek için değil, çözüme yönelik vizyonunu anlatmak için İstanbul’a gelmek istediği bilgisi yer alıyor.
Türkiye’nin AB üyeliğinin önünde en önemli engel Güney Kıbrıs. Oradan böyle bir talep geliyorsa bunu alaycı bir üslupla püskürtmek yerine yapıcı bir şekilde değerlendirmek gerekmez mi?

Assos’tan TIR geçirecek ÇED raporu yayımlandı
Dünyanın en güzel yörelerinden biri. Bir yandan Kaz Dağları’nda madenlerle tehdit altında, diğer yandan yeni ulaşım limanı projesiyle. Geçen yıl yazmıştım. Yazımın başlığı “Assos’tan TIR geçecek” ti. Aradan bir yıl geçti. Bir yaz daha geride kaldı. Uzun süredir uyuyan proje Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın sitesinde yayımlanan ‘nihai ÇED raporu’ ile yeniden gündeme geldi.
Bakanlık Ayvacıkaltı Ulaşım Limanı olarak bilinen projenin ‘Çevresel Etki Değerlendirmesinin Olumlu’ olduğuna karar verdi. Dolayısıyla bölgede yaşayan ve projeye şiddetle karşı çıkan çevreciler de yeniden harekete geçti.
Çanakkale Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Bülent Engin’in ‘bahçesinde nar yetiştiren çevreci kılıklı bir grup tuzu kuru’ olarak yorumladığı çevreciler ve yörede yaşayanlar bu projenin 2. derece SİT alanı olan bölgenin ekolojik, tarihi, kültürel yapısını bozacağı görüşünde ısrarlı.
Projenin ana amacının Ayvalık’la kamyon trafiğini kolaylaştırmak ve Midilli ile turizmin geliştirilmesi olduğunu anlatan proje karşıtları, bölgenin bu yatırımla imara açılacağını, doğal dengenin bozulacağını savunarak yeniden mücadeleye hazırlanıyor.
Mitolojide adı ‘Işıklar Sahili’ olarak bilinen bölgede ne yazık ki ‘kalkınmacı’ tehdit sürüyor.