Şafağa son 8 hafta kaldı

'8 haftam kaldı' diyen Ümit Boyner başkanlıktan sonra dinleneceğini ve sosyal sorumluluk projelerine yöneleceğini belirtiyor.
Şafağa son 8 hafta kaldı

Ümit ile Cem Boyner son gün de Komili nin Şeytan Sofrası nda düzenlediği kahvaltıya katıldı.

Ayvalık Hasat Günleri’nin geleneksel hale gelen etkinliklerinden biri de Ümit-Cem Boyner’in evindeki yemek... Boynerler bu yıl 100’ün üstünde konuğu yine evinde ağırladı. Cem Boyner ikramı kendi elleriyle yaptı, Ümit Boyner konuklarla tek tek ilgilendi.

Davet eğlence sürerken ocak ayında başkanlığını bırakacak Boyner ile ayak üstü TÜSİAD sonrasını konuştuk. 2010’da aynı şenlikler sırasında yine evlerindeki davette Cem Boyner, Ümit Boyner’in başkanlığın biteceği günler için ‘Şafak sayıyorum’ demişti. Nedenini de “birlikte güneş batırmak, toprakla ilgilenmek istiyoruz” diye açıklamıştı. Şimdi gün sayma sırası Ümit Boyner’de. “8 haftam kaldı” diyor. Başkanlıktan sonra neler yapacağını sorunca da “Önce dinleneceğim” diye ekliyor.

“Peki bu kadar yoğun, stresli ve heyecanlı günlerden sonra boşluğa düşer misin?” diye soruyoruz.

“Şu anda bilemiyorum. Düşmemeye çalışacağım” diyor ve yapacaklarını şöyle anlatıyor:

“Bugüne kadar çok ihmal ettiğim işlere döneceğim. Grup olarak sosyal sorumluluk projelerini çok boşladık. Özellikle bu konularda projeler üreteceğim.”

Ümit Boyner’in hayalinde toprakla uğraşmak da var:

“Tarımla uğraşmak istiyorum. Ben zeytinci kızıyım. Aslında damadımızın ailesi benim bu işe girmemi çok istiyor. Bakacağız.”

Boynerlerin damadı Ali Kürşat. Cem Boyner’in ilk eşinden kızı Emine’nin geçen haftalarda Ayvalık’ta yapılan düğünü malum.

Ümit Boyner, bir süre toprakla, sosyal sorumluluk projeleriyle heyecanlansa da gündemden kopar mı? Toprak huzur verir ama bana çok zor görünüyor...

Destek istediler borçlu çıktılar

Bu yıl sekizincisi yapılan “Ayvalık Zeytin Hasadı” günleri dün sona erdi. Şenliğe dönüşen hasat günlerini yıllardır Ayvalıklı Salih, Sezai Madra kardeşler, Rahmi Gençer, Ümit Boyner ve Ayvalık Ticaret Odası’nın yönetim kurulu yıllardır büyük bir istek ve özveri ile gerçekleştiriyor.Hasat günleri sayesinde Türkiye’nin değerini yeni yeni anlamaya başladığı zeytin ve zeytinyağı gündeme geliyor. Şenlikler kapsamında her yıl bir panel düzenleniyor. Bu yıl da “Ortak istek, zeytine destek” düzenlendi. Paneldeki bir tartışma zeytin tarımı konusunda daha yolun çok başında olduğumuzu da gösteriyor.
Panelin konuşmacıları arasında AK Parti Genel Başkan Yardımcısı aynı zamanda kendisi de bitkisel yağ sanayicisi Balıkesir milletvekili Edip Uğur vardı. Zeytin müstahsili, zeytinyağı üreticisi diyor ki: “İnsanca yaşamak zorlaştı. Maliyetim arttı. Prim 2 lira olsun.”

Bu isteğe karşı iktidar partisi milletvekilinden gelen yanıtlar üreticiyi umutlandırmak yerine pişman etti. İşte Uğur’dan başlıklar:

* Kooperatifleşelim deniliyor. Tariş’in, Marmara Birlik’in durumu belli. Kooperatifler, çiftçiye bir destek sağlayamıyor.

* Zeytin zararlıları ile mücadele birliği var. Zeytin sineği ile mücadele için müstahsilin dekar başına 3 lira vermesi gerekir. Gemlik, Mudanya’da bu para % 100 toplanıyor.

* Altınoluk’tan Ayvalık’a yazlık konutlar hep zeytinliklere yapıldı. Bu zeytinlikleri satanlar bu bölgenin insanı, kendi işine yatırım yapmadı.

* Tağşiş mal satılıyor. Zeytinyağı diye soya dolduruluyor, prina yağı rafine diye satılıyor. Zeytinyağını yiyenin, bir daha istemesi lazım. Ne güzel ürün bu demesi lazım.

Uğur, şu sözleriyle katılımcıların sabrını taşırmayı başardı: “Yollar yapılacak, köprü yapılacak. Körfezimiz kirleniyor, yarın uluslararası havaalanı olduğunda Alman, İngiliz turist geldiğinde ne yapacağız?”

İşte burası sözün bittiği yer değil mi?