Sandıklar geri dönüyor!

Özel sektörde zam oranı belli oldu, ortalama yüzde 8. Çalışanı kendine bağlamak isteyen şirketler bireysel emeklilik planları oluşturuyor.

Dünyada kriz doğal olarak en fazla çalışanları vurdu. Bir yandan ücretler düşerken diğer yandan emekli yaşları yükseltiliyor. İş olanakları daha çok esnek çalışma içeren hizmet sektöründe artıyor. İşgücü piyasasında eğilimler hem devlette hem de özel sektörde tamamen değişiyor.

Sendikalaşmanın ne kadar zorlaştığını ya da hak aramanın imkânsızlığını söylememe gerek bile yok. Var olan sendikalı işçi sayısı da hızla eriyor. İşgücü piyasalarında neler oluyor? Türkiye’de KOBİ’lere kadar giren yabancı sermaye ile sermaye yapısı değişirken ücret politikalarında durum ne?

Bu soruların yanıtını küresel danışmanlık şirketleri Towers Watson, Hay Group ve Mercer ile Türkiye’de Per Yön’ün 2013 için 1500’e yakın şirketle gerçekleştirdiği araştırmalarda bulmak mümkün.

Üç şirketin araştırması da artık klasik baz ücret sisteminin değişmeye başladığını gösteriyor. Şirketler çalışanlarına ücret olarak ayırdıkları bütçeyi artık yüksek performansa göre değiştiriyor. Devlet kurumlarına da sirayet eden bu yaklaşım giderek yerleşiyor. Araştırmaya göre şirketlerin % 95’inde değişken ücret ve kısa vadeli teşvik uygulamaları var.

Towers Watson’ın araştırmasına göre en üst kademe ile en alt kademe arasındaki ücret uçurumu 2012’de de değişmemiş, ortalama % 27 fark var.

Büyük şirketlerde CEO ile işe yeni giren üniversite mezunları arasındaki fark dünyada 4-6 kat iken Türkiye’de bu oran 12-13 kat.

Ücret artışlarına gelince... Araştırmaya göre özel sektörde bu yıl ücret artışları ortalama % 8’i geçmeyecek. Geçen yıl ortalama % 7 idi. Enflasyon ise % 10 civarındaydı. Bu yıl beklenti % 7.6. Bu rakamlara göre çalışanların son 2 yılda enflasyon karşısındaki gelir kaybı % 4’ü buluyor.

En yüksek ücret artışı % 9’la son yılların hareketli sektörü perakendede. Hızlı tüketim, otomotiv, yüksek artış olan sektörler. En düşük artış ise kimya, telekom, gayrimenkul ve finansta görünüyor. Ancak başka bir gerçek var ki sektörler arasındaki makas zaten daralıyor.

Araştırmalarda ortaya çıkan ve bana göre en önemli gelişme, şirketlerde bireysel emeklilik uygulamalarının yaygınlaşacağının ortaya çıkması. Yurtdışında yüzde 30’lara kadar çıkan bireysel emeklilik planları Türkiye’de henüz % 17 civarında.

Towers Watson Genel Müdürü Süha Arıcı, Global İşgücü Araştırması’na göre mali krizlerin çalışanların emekliliğe verdiği önemi arttırdığını söylüyor. Arıcı dünyada ilk sıraları alan emekliliğe yönelik yan hakların Türkiye’de çalışanların önem verdiği kriterler arasında 6’ncı sırada yer aldığını belirtiyor.

Arıcı’nın söylediği gibi bireysel emeklilik sisteminde devlet destekleri arttı. 100 TL’lik yatırıma 25 TL destek var. Bu durumun özendirici olacağını anlatan Arıcı, önümüzdeki dönemde daha çok çalışan ve firmanın yan hak olarak emeklilik planları sunacağını düşünüyor.

Türkiye’de OYAK, İş, Vakıf, Ziraat gibi bankalar bu uygulamayı yıllarca sürdürdü. Özellikle kamuda ‘sandık’ olarak tanımlanan bu uygulamalar son yıllarda olumsuz bir olay gibi eleştirilmişti. Dünyada şirketler artık çalışanlarını ücretle değil bu tür yan haklarla şirketine bağlıyor.

Devletten emeklilik giderek hayal oluyor, emekli maaşları ise Maliye Bakanı Mehmet Şimşek aksini söylese de insan gibi yaşanacak seviyede değil!

Tasarruf açığından yakınan Türkiye için de şirketlerin desteğiyle çalışana emeklilik desteği iyi olmaz mı?