Ülker manifesto bekliyor, olmazsa futbolu bırakacak

Murat Ülker, futbolda şüpheli ortamdan rahatsız, temizlik için bir 'manifesto' yayımlanması gerektiğini söylüyor. Ülker, futbol sponsorluğunu ise bırakmaya hazırlanıyor
Ülker manifesto bekliyor, olmazsa futbolu bırakacak

Manchester, İngiltere’nin en önemli sanayi kentlerinden biri. 6 milyon nüfusuyla altıncı büyük İngiliz kenti. 18’inci yüzyılda sanayi işçileri tarafından kurulmuş. Sanayi devriminin ilk adımlarının atıldığı kent, bugün ise ne yazık ki eski parlak günlerinde görünmüyor.
Fabrikaların çoğu kapanmış, rekabete yenilen sanayi işletmeleri nedeniyle işsizlik, İngiltere genelinden fazla. Sokaklar genç evsizlerle dolu, kentte suç oranı da hayli yüksekmiş.

Bu kenti dünyaya tanıtan, popüler yapan ise futbol takımları. Bunlardan biri “kırmızı şeytanlar” lakabıyla bilinen ünlü futbol takımı Manchester United. Bizim kente geliş nedenimiz de iki gün önce oynanan ve 1-0 Galatasaray’ın yenilgisi ile sonuçlanan Şampiyonlar Ligi maçı.

Ünlü futbol stadı 76 bin kişilik Old Trafford’da maçı Galatasaray’ın sponsoru Yıldız Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, üst düzey yöneticileri Cem Karakaş, Şener Astan, Burak Elmas ve Kurumsal İletişim Genel Müdürü Zuhal Şeker’le izledik.

Şike, ceza derken imajı sarsılan Türk futbolu için, sonucu iyi olmasa da oyun kalitesiyle yüz güldüren bir maç oldu.

Yıldız Holding, futbol ve basketbolu destekleyen ender şirketler arasında yer alıyor. Grubun sporla ilk ilişkisi basketbolla 1975’de başlamış.

Basketbolu bıraktı
2005’ten itibaren ise futbol da desteklenen alanlar arasına giriyor. Basketbolda Cola Turka markasıyla Beşiktaş’ı, Cafe Crown markası ile Galatasaray’ı ve Ülker markasıyla Fenerbahçe’yi destekleyen Yıldız Holding, futbolda ise halen Türkiye Futbol Federasyonu, Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray, Trabzonspor ve Bursaspor’un sponsorluğunu yapıyor.

Ancak grup son yıllarda sponsorluk konusunda stratejilerini yeniden gözden geçirmeye başladı. Basketbolda takım sponsorluklarını bıraktı. Sadece Fenerbahçe Ülker ile yola devam kararı aldı. Şimdi sıra futbolda.

Murat Ülker, Manchester yolunda yaptığımız sohbette değişen stratejinin nedenlerini anlattı. Ülker, 2013’ten itibaren futbolda biten sponsorlukları yenilemeyeceklerini söylüyor.

Rahatsızlığı, Türk futbolunda yaşanan şike tartışmalarının bir sonuca ulaşmaması. Doğrudan şike demese de “Bazı şeyler vardır şüyuu vukuundan beterdir” diyen Ülker, “Futbolda bu süreçte bir sürü hadise oldu. Şüpheli ortamlar oluştu. Futbolu bu ortamdan kurtarmak için bir manifesto yayımlanması lazım. Bu olmadığı sürece sponsor olmamız mümkün değil” diyor.

Futbolun reytingi düştü
Bir aile markası olduklarını ekleyen Ülker,“Fenerbahçe sahasında futbol oynanacak. Cezalı. Sadece kadınlar seyredecek, adamlar gidemeyecek diyorlar. Biz aile diyoruz, onlar erkekler giremeyecek” diyor.

Zuhal Şeker ise şunları ekliyor:

“Sponsorluğun bir çok nedeni var. Reytingi yüksek bir şey satın alıyorsun mesela Digiturk. Aileler futbol izlemek istemiyor, kaçıyor. Sürekli haklardan geri gidiyorsun. Tekrar masaya oturalım diyen yok. Amacımız Türk sporuna katkı sağlamak ama geri dönüşünün de olması lazım. Bu yüzden sadece çocuklara, altyapıya yönelik alanların sponsoru olacağız. Futbol köyleri ile 220 bin çocuğa ulaştık.”

Murat Ülker, Fenerbahçe takımını tutuyor. Sponsorluk yüzünden birçok maçı izlemek zorunda. Son dönemlerdeki maçları ‘tatsız’ buluyor. Futbolun bir manifesto ile yeni bir başlangıç yapmasını bekliyor. x

Twitter’la şirket yönetiyor
Murat Ülker, 300 markası, 30 bin çalışanı, 85 ülkeye ihracatı olan, 9’u yurtdışında 55 fabrikaya sahip bir grubun patronu. Sohbet ekonomideki gelişmelerle devam ediyor. İşte bazı başlıklar:

Türk ekonomisi kriz sürecini başarıyla geçirdi. Eskiden enflasyon vardı. İşler çok iyi gibi görünüyordu ama kimse kazanamıyordu. Şimdi marjlar daraldı. İşler zor ama buna rağmen işler çok iyi.

Faizlerin düşmesi Merkez Bankası’nın açıklamalarıyla olmaz. Bizim için aldığımız paranın faizi önemli. Faizler hâlâ yüksek. Ekonominin iyiye gitmesi için bütün performansın iyi olması lazım.

Türkiye’nin reytingi düşük ama şirketler artacağına inanıyor. Bu yüzden pozisyon almak, yatırım yapmak için yarışıyor. Türkiye’yi soran şirket çok.

Terör ve Suriye olayları üzüntü verici. Ancak iş dünyasını, yatırımları etkilemiyor. Hiçbir yatırımcı bu soruyu bize sormuyor.

Sık sık seyahat ediyorum. Dünyadaki mağazaları geziyorum. Eksik oldu mu anında twitter’dan ilgili arkadaşlarıma bildiriyorum. Böylece toplantıyı beklemeye gerek kalmıyor.

Sanatta spekülasyon olmaz. Ben koleksiyoner değilim. Sadece beğendiğim, sevdiğim sanat eserlerini alıyorum.