Yabancı yönetici sigorta istiyor

Yeni Türk Ticaret Kanunu ile yönetim kurullarında yabancı yöneticiler artıyor. Ancak yöneticiler alacakları kararlar nedeniyle açılacak tazminat davalarına karşı sigorta istiyor.
Yabancı yönetici sigorta istiyor

Zafer ve Ahmet Toksöz babalarından aldıkları Sanovel i büyütüyor.

Türkiye yıllar sonra yeni bir Ticaret Kanunu’na kavuştu. Son dakika yapılan değişikliklerle sulandırıldığı öne sürülse de yeni yasayla ticari yaşam silbaştan düzenleniyor. Türk ekonomisinde yabancı ortaklıkların rekor hızlarla artması, yabancı fonların hız kesmeden Türkiye’ye girmesi biraz da değişimi zorunlu kılıyor.
Şirketlerin sermaye bulmak için daha fazla şeffaf, hesap verebilir hale gelmesi kendi yararlarına. Bu zorunluluk, kurumsal yönetişim ilkelerini öne çıkarıyor. Şirket yönetimleri aile yapılarından çıkıp profesyonelleşmeye başlıyor. Bu kurallar için artık sadece halka açık olmak da zorunlu değil.
Bu gelişmeler yeni kavramları da gündeme getiriyor. İşte yeni yeni duymaya başladığımız konulardan biri ‘yönetici sigortası...’
Şirketlerde yöneticiler binlerce karar alıyor. Alınan hatalı bir karar ya da ihmal, şirketi zarara uğratabiliyor. Bu durumda çeşitli kesimlerden tazminat talebiyle davalar açılabiliyor.
Marsh Türkiye bir risk yönetim danışmanlığı ve sigorta brokerlığı şirketi. Bir süredir ‘Yönetici Sorumluluk Sigortası’ konusuna odaklanmış durumda. “Bu klasik bir sigorta aracı değil” diyen şirketin CEO’su Mert Yücesan, gelişmiş hatta Hindistan gibi gelişmekte olan ülkelerde bile zorunlu hale getirilen bu sigortayı risklere yönelik bir koruma planı olarak tanımlıyor.
Yücesan, son dönemlerde yönetim kurullarına yabancı üye almak isteyen şirket sayısının arttığını söylüyor ve ekliyor: “Örneğin ABD’den yönetici getirmek istiyor. Ancak dünyada yaşanan kriz nedeniyle açılan davalar yüzünden yöneticiler karar almaktan korkar hale geldi. Bu yüzden yöneticilerin ilk sorusu ‘Yönetici sigortası var mı’, oluyor.”
Türkiye büyüdükçe kapitalizmin kuralları da çeşitleniyor. Yücesan’ın anlattığı sigorta da artık lüks değil, yeni dönemin zorunluluklarından biri!

Sanovel satmayacak şirket satın alacak!
Türkiye’nin yerli kalan üç ilaç şirketinden biri Sanovel. 1976 yılında Galones Ecza Deposu’nu kurarak sektöre giren Erol Toksöz tarafından 1983 yılında kurulmuş.
26 yıl önce 5 kişiyle kurulan Sanovel, Lansor, Majezik gibi bilinen 100’ün üzerinde ilaç üretiyor. 3300 kişinin çalıştığı Sanovel’in cirosu 1 milyar TL civarında.
İlaç sektöründe ciro olarak 11’inci sırada yer alan Sanovel, 2007 yılında ise Sarelle ve Tadelle markalarının sahibi Sagra’yı TMSF’den 77 milyon dolara satın alarak gıda sektörüne girdi. Sanovel’in başında şimdi iki kardeş var. Ahmet ve Zafer Toksöz.
Toksöz kardeşlerle bir öğle yemeğinde buluştuk.
İlaç sektörü son yıllarda satın almaların, konsolidasyonların yoğun olduğu bir sektör. Çok ciddi yatırım istiyor. Özellikle Türkiye’de ise hükümetin sürekli kâr marjlarını düşürdüğü sektörde ayakta kalmanın yolu ciddi Ar-Ge yatırımından geçiyor.
Ahmet Toksöz önce buna dikkat çekerek başlıyor. Ar-Ge’ye çok ciddi kaynak ayırdıklarını söylüyor. Avrupa Patent Ofisi başvurularında 2011 tarihi itibariyle 32 başvuru ile 14. sıradalar.
Buluşmamızın nedenlerinden biri de bu çalışmalar sonucu üretilen bir solunum cihazını tanıtmak istemeleri. Tam 6 yıllık çalışmanın ürünü olan cihaz Sanohaler için 10 milyon euro harcanmış. Patentli ilk solunum cihazı olan ürün Türkiye’deki 8 milyon astım hastası için üretilmiş. Toksöz, cihazın patentini hem Türkiye’de hem de Avrupa’da aldıklarını anlatıyor.
İlaç sektöründe gelecek yıllara yönelik bir başka alan olarak biyoteknolojiyi seçen Sanovel, bu alanda da yaklaşık 40 milyon euro harcama yapmış. 3 ilaç klinik aşamada. 

Dondurma yeni gözde
Zafer ve Ahmet Toksöz şimdi gıda sektöründe de iddialı. Gıda ile ilacın proses olarak birbirine benzemesi sektöre ilgilerini arttırmış. O konuda da Ar-Ge çalışmaları yapıyorlar. GDO’suz, trans yağsız, katkısız ürünlerle sektörde farklılaşmaya başlamışlar. Gıdada Lera Fresca markalı dondurma üretiliyor.
Ahmet Toksöz, ilaç sektöründe kâr oranlarının düşmesine rağmen yabancı yatırımcıların Türkiye’ye gelmesini genç nüfus ve tüketime bağlıyor. “Sanovel’e ortaklık talebi var mı“sorumu ise “Çok ciddi anlamda ortaklık teklifi var. Türkiye’ye çok büyük para akışı oluyor” diye yanıtlıyor. Ancak hemen ekliyor:
“Gıdada da ilaçta da hisse satmak değil şirket satın almak hedefindeyiz. Şu anda Avrupa’da çok sayıda şirket satılıyor.”
Onlar yatırım için heyecanlı biz de ikinci kuşakta şirketi parçalamaya değil, sağlam ve sessiz büyümeye kararlı iki işadamı görmekten memnunuz.