Türk bisiklet fabrikası

Kopenhag iklim zirvesi, ülke liderlerinin çabaları, salınımları azaltma taahhütleri ve ona eşlik eden muazzam miktarlarda paraya dair hararetli haber mesaisinin ortasında 'küçük hikâyeler' gözden kaçabiliyor.

Kopenhag iklim zirvesi, ülke liderlerinin çabaları, salınımları azaltma taahhütleri ve ona eşlik eden muazzam miktarlarda paraya dair hararetli haber mesaisinin ortasında ‘küçük hikâyeler’ gözden kaçabiliyor. Bu pek bilinmeyen hikayelerden biri Hollanda’da salınımlara yol açmayan ve çok da pahalı olmayan çevre dostu ürünler imal ederek kariyer yapan başarılı bir Türkle ilgili.
Söz konusu ürünün ismi taşıyıcı bisiklet.
Üreticinin ismi ise Yalçın Cihangir. 1968’de Ankara’nın 150 kilometre doğusundaki Büyükcamili’de doğmuş. Hollanda’ya ilk kez on üç yıl önce kamyon şoförü olarak gitmiş. Ülkeyi görür görmez sevmiş ve orada kalmaya karar vermiş. Sürücü ehliyetinden başka hiçbir diploması olmayan, ama on parmağında on marifet olan Cihangir, ilk başta bulabildiği her işte çalışmış.
Ta ki komşusu günün birinde bisikletini tamir etmesini isteyene kadar. Cihangir bisikletleri tamir etmeyi sevdiğini keşfetmiş ve altı ay sonra Amsterdam’da kendi işini kurmuş. Kendi bisikletlerini yapmak istiyormuş ve 2004’te muhitteki bir meslektaşıyla ortak olmalarının ardından Bisiklet Fabrikası’nı başlatmışlar. Ben bu yılın baharına dek Amsterdam’ın merkezinde yaşıyordum ve etrafta dolaşan bütün o dikkat çekici taşıyıcı bisikletleri gayet iyi hatırlıyorum. Bisikletler eşya taşımak veya çocukları okula götürmek için kullanılıyorlar. Amsterdam gibi şehirlerin orta yerinde kullanmanızın pek mümkün olmadığı arabalara müthiş, temiz bir alternatif teşkil ediyorlar. Üzerlerinde ise Bisiklet Fabrikası etiketi var. (www.defietsfabriek.com)
Cihangir ve ortağı beş yıl içinde marka yaratmayı ve üretimi yılda 3 bin 500 bisiklete çıkarmayı başarmış; bu da neredeyse 3 milyon avroluk bir iş hacmine tekabül ediyor. Başka Hollanda kentlerinde de şubeler açılmış durumda ve bisikletler Berlin ve Tokyo’da satılıyor.
Bisiklet Fabrikası Bu yıl okyanusu aşıp ABD’de de satışlara başlamış. Chicago’daki bir kreş çocukları taşımak için artık bu bisikletleri kullanıyor. Cihangir geçenlerde, en meşhur Chicagolu, yani Başkan Obama için özel
bir beyaz bisiklet yapacağını açıkladı.
Cihangir’in hikâyesini, ‘People Planet Profit’ (İnsanlar Gezegen Kâr) adlı müstesna bir Hollanda dergisinde okudum. Sosyal, sürdürülebilir ve karlı bir şekilde işler yaratmaya çalışan küçük ve büyük teşebbüslere yönelik bir dergi.
Bu Türk maceracının büyük bir şehirde yaşamayı eğlenceli kılan ve aynı zamanda bunu hoş ve saygıdeğer şekilde yapan ürünler imal etmek konusunda böylesine başarılı olduğunu görmek beni çok mutlu etti. Bisiklet parçaları Büyükcamili’de yapılıyor ve sürekli göç veren küçük bir yerde yaklaşık 30 kişiye iş sağlıyor. Cihangir fabrikayı bir vefa borcu olarak kendi köyünde açmış. Fabrikadaki insanlar makul mesai saatleriyle çalışıyor ve 1300 ila 1700 lira arasında hiç fena sayılmayacak ücretler alıyor. Bisiklet fabrikasının yanında kadınların özel kıyafetler diktiği bir atölye açılmış; ürünler Hollanda’da satılıyor, fakat gelir Anadolu’ya dönüyor.
Cihangir ayrıca yerel bir tarımsal projeyi de finanse ediyor; projenin amacı çevre dostu yöntemlerle tarım yapmak. Cihangir’in nihai hedefi, köyünü gençler için kalıp hayatlarını kazanabilecekleri cazip bir yer haline getirmek.
Kulağa gerçek olamayacak kadar güzel geliyor. Fakat gerçek. Amsterdam ve Büyükcamili’de bunlar oluyor. Ve muhtemelen dünyanın birçok başka köşesinde de pek bilmediğimiz daha neler yapıyor insanlar. Elbette iklim değişikliği gibi küresel sorunların üstesinden gelmek için büyük zirvelere ve iyi anlaşmalara ihtiyacımız var.
Fakat ilham verici şahsiyetlerin küçük hikayelerini de ihtiyacımız var; onlar, dünya ve üzerinde yaşayan insanlara tesir edebilenlerin dünya liderlerinden ibaret olmadığını gösteriyor.