Ahtapot kafası

Geçen gece artık dayanamadım, Alo 176 gürültü hattını arayıp bizim meclisi şikayet ettim. Bildiğiniz Meclis. Karşı tarafta çıkan operatör "Beyefendi oralara biz bakmıyoruz. Belediye baksın, Ankara Belediyesi yani" dedi... Gerçekten, bu meclisi şikayet edebileceğimiz bir yer yok mu ya? Her gece başka sıkıntı, başka vukuat.

* Geçen gece artık dayanamadım, Alo 176 gürültü hattını arayıp bizim meclisi şikayet ettim. Bildiğiniz Meclis. Karşı tarafta çıkan operatör “Beyefendi oralara biz bakmıyoruz. Belediye baksın, Ankara Belediyesi yani” dedi... Gerçekten, bu meclisi şikayet edebileceğimiz bir yer yok mu ya? Her gece başka sıkıntı, başka vukuat. Hoş, Ankara’da oturmuyorum ama Meclis TV sürekli açık televizyonda. Devamlı olay çıkıyor. Geceleri de belgesel gibi oluyor. Güneşi göremedikleri için zamanı anlayamayan vekiller suni ışıkta fazladan iki üç saat hadi altı-sekiz saat diyelim kalınca, yapay ışığın da etkisiyle (Meclis’e güneş girmiyor ya) mışıl mışıl uyumaya başlıyorlar. Bu anlarda Meclis TV’de fon müziği olarak ninni filan çalsın istiyorum. O saniyelerde Adile Naşit’e dönüşüp bizim için çalışmaktan yorgun ve zengin düşmüş vekillerimizin kulağına mükemmel şeyler fısıldayıp Meclis’i dev battaniyemle örtmek istiyorum. Üşümesin, bi yeri açık kalırsa sonra çok fena olur. 

* Telefon çaldı, arayan Yale Üniversitesi’nde antropoloji ve insanlık tarihi kürsüsünde ders veren eski hocam Doç. Dr. Tuğyan Çelik’ti “Survivor bir-iki bölüm daha devam ederse bu adadaki Oğuzhan tekerleği bulacak Kaan Bey!” dedi ve devam etti “Eğer Oğuzhan tekerleği bulursa, Survivor adasında insanlık en baştan bir kez daha oluşacak. Binlerce yıl geri gitme tehlikemiz var. Oğuzhan’ın Survivor’daki hasımlarının elebaşı Hakan’ı da gönderdiler bu hafta, ne yapacağımızı bilemiyorum” dedi. Anlaşılan durum kritik. Survivor da zaten ayrı bi şekil. Acun biraz daha o adada takılmaya devam ederse önce bronzluktan Eda Taşpınar’a, sonra da bronzizmin yıkılmaz kalesi ve yaşayan tek gerçek efsanesi Fedon’a dönüşecek. (Bonus: Fedon’un sürat teknesinin ismi de Fed10)

* Aşk-ı Memnu’da Beşir nasıl verem olmuş, ben kaçırdım? BMW 6 serisine binenler antibiyotik kullanamıyor mu nedir? Nasıl bir evrende geçmiş bu dizi? 2010 yılında tüberküloz tedavisi neden yok? Beşir keşke AIDS filan olsaydı. Hem temayla alakalı olurdu (gelişine cinsel temas @askimemnu.com), hem de toplum AIDS konusunda biraz daha bilinçlendirilmiş olurdu. Kim takar veremi abi! En fazla dokuz ay basıyorlar günde 12 tane hapı, sonrasında pırlanta gibi çıkıyorsun ortamlara. (Bana da günaydın amk...)

* Cine 5’de ‘Yılan Hikâyesi’ dizisini veriyorlar. Eskilerin en çok izlenen dizisinin yapım bütçesindeki en büyük kalemin Memoli’nin saçlarındaki jölelere giden para olmasına şaşırmamak lazımmış. Zaten dizi de M. Ali Alabora’ya jöle yetiştiremedikleri için bittiydi sanırım. Jöle taksi. 

* Kemal Kılıçdaroğlu, kimse kızmasın ama süper bir insan olarak çıktı, normal bir insan olarak devam ediyor, sanırım böyle giderse patates bir politikacı olarak da ilerleyecek. Şimdi şu haber nedir? 

Akşam gazetesinin haberine göre, Kılçdaroğlu şunları önerdi:

Varan 1: Ramazan ayı da referandum kampanya sürecinin önemli bir bölümüne denk geliyor. Bu ayda muhafazakâr kesimin, mütedeyyin insanların ve sade vatandaşlarımızın hassasiyetlerini göz önünde bulundurun. Sizlerden ricam 12 Eylül’e kadar içki sofralarından uzak durmanızdır.

Varan 2: İftar çadırlarını ziyaret edin. Orucunu açan insanlarımızla buluşup sorunlarını dinleyin. Teravih namazlarını ve camileri AKP’ye terk etmeyin. AKP’nin yöntemleriyle çalışıp hem bunların gerçek yüzünü anlatın, hem de boşluk kalmasını önleyin.

Baaoovv. Gandi Kemal gitti, başka bir Kemal geldi ama şimdi tam adını çıkartamayacağım. Ya arkadaşlar zaten başbakanı, ulaştırma bakanı, sağlık bakanı, iç işleri bakanı uğraşıyoruz. Muhalefet partisine bari uğraştırmayacak, yormayacak akıldan-gönülden ırak konuşmayacak bir insan getirin de biz de biraz ferahlayalım. Ya bu ne biçim ülke? İktidar desen zaten tekno partide eğlenenler gibi kopuyor, muhalefet desen o ayrı bir çılgın. En verimli tartışma: Senle cami çıkışında buluşayım, yok sen benim bakkalın oraya gel, orada buluşalım. Hay sizin gibi!

* İçkisini içecek adama içkini içme demek, Kemal Kılıçdaroğlu’na yakışan bir sosyal duruş değil kanımca. İyi ki CHP solcu bir parti. Bir de sağ eğilimli olsaydı neler neler olurdu hiç düşünemiyorum, çünkü zaten yaptıkları hiçbir şeyi tahmin bile edemiyorum. Camiler üzerinden oy toplama fikri de güzelmiş mesela. Evet camileri başka partilere bırakmayın. Ya bu nasıl bir yaklaşımdır? Ha Erdoğan çıkıp ‘Camileri CHP’ye bırakmayın’ dese ancak bu kadar saçma olurdu yani. Bravo. 

* Sigara paketlerinin üzerine bir takım fotoğraflar var ne zamandır. Bunlardan biri de yatakta birbirlerine kafalarını çevirmiş bir çift. Şimdi Sağlık Bakanlığı’nca Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu’na (TAPDK) yazılan yazıda bu resimlerin caydırıcı olmadığı ileri sürüldü. Ama esas bomba şimdi geliyor: Bir de yatakta oturan çift sıkıntı oluşturdu. Sağlık Bakanlığı, sigaranın iktidarsızlığa neden olabileceğine işaret eden yatakta ayrı oturan çift resminin, ‘Türkiye gerçeklerine uygun olmadığını’ belirterek, yarı çıplak evli bir çiftin bu şekilde gösterilemeyeceğini savundu. Hah buyrun cenaze namazına.
Şimdi ‘Bu resim Türkiye gerçeklerine uygun olmayabilir’ denmiş. Son günlerdeki hayvanlara ve çocuklara ve hatta bebeklere tecavüz haberlerinden dolayı mı acaba bu resimler bizim gerçeklere uymuyor acaba? Evet, aslında Türk erkeğinin, Türk gencinin insan gibi seviştiğini söylemek biraz palavra sıkmak olur herhalde. Türkiye’de sevişecek yaşa geldiğinizde ya hamile oluyorsunuz ya da çoktan evlenmiş...
Evet, bu resim Türkiye gerçeğine uymuyor. Aşk-ı Memnu felsefesine de uymuyor. Evet, Türk erkeği bu kadar medeni bir şekilde de durmuyor olabilir.
Zaten yatakta bu çiftin evli olup olmadığı da tam anlaşılmıyor. Çünkü Türkiye’de seks için evlilik şart. Herkes Gönül Yazar değil ki? İmkânı olan var, olamayan var.
Ha evet, bu çift diyelim ki evli. Türkiye’de biliyorsunuz evliler de sevişemez, evsizler de. Hatta mastürbasyon yapmanız bile devlet kontrolündedir. Erotik dergi devri çoktan bitti sevgili devlet büyüklerim. Artık insanlar monitör karşısında kendini rahatlatıyor. Siz interneti ve hakkınız olmayarak kafanıza göre beğenmediğiniz siteleri yasakladıkça, elinizi pantolonlarımızdan içeri sokuyorsunuz. Ve şöyle söyleyeyim, donumun içinde devletin elini görmek beni hiç de rahatlatmıyor. O tuttuğunuz şeyi hemen bırakın ve elinizi pantolonumuzdan çekin lütfen. 

* Hemen bu haberin ardından Diyanet’e internette site kapatma yetkisi verileceği haberini okuyup bayılmışım. Artık haftaya anca ayılırım. 

* Eğer gazeteyi günü gününe okuyorsanız bugün büyük ihtimalle cumartesi. Öncelikle bu başarınızdan dolayı sizi tüm Radikal gazetesi ailesi adına samimi bir şekilde kutlarım. Yani tanışmadığımız halde sarılırım, yanağınızdan dudağa yakın bir yerden öpüp imalı imalı bakarım.
Sonra sizlere bir yürüyüşten bahsederim. Bugün saat 17.00’de Taksim Meydanı’nda yürüyor, gülüyor ve sansürcü zihniyetin ve hükümet politikalarının Anneler Günü’nü kampanyalı kutluyor olacağız. Gelirseniz bekleriz. Gelmezseniz de bir noktada mutlaka geleceksiniz zaten. İnternetin bakanı Binali Yıldırım Bey, sizi de bekliyoruz. Söylediklerinizi okudum ve size sorular hazırladık.