-Bu yol nereye gidiyor? -Gücüme

Bonny de Clyde'la iyi gider. Biri serseri, diğeri özenti. Macera dolu Amerika hesabı. Yalnız sonu biraz salçalı ve taramalı. Bol taramanın iyi gittiği çizerler de var elbette.

Bonny de Clyde'la iyi gider. Biri serseri, diğeri özenti. Macera dolu Amerika hesabı. Yalnız sonu biraz salçalı ve taramalı. Bol taramanın iyi gittiği çizerler de var elbette. Bahadır Baruter mesela, gereksiz taramalarla harikalar yaratan bir isimdir. Bir de Galip Tekin, tabii ki Kemal Aratan'ı da unutmamalı.
Sigara dediğin esas tütünle nefis olur. Zamanında sigarasızlıktan çubuk kraker bile içmeye yeltenmiş bir insan olarak, tütünün en çok yakıştığı yerlerden biridir sade sigara. Sigara da kahveyle iyi gider, hatta filmi bile var. Filmler de kahveyle iyi gidiyor işin acayibi. Sinema salonunda seyredilecek film var, ev salonunda izlenecek film var sonuçta. Bazen salonda tek başınıza kalmak istemiyor musunuz?
Rakı balıkla iyi gider diyorlar, desinler değişemem. Ben rakıyı kolayla içiyorum ne yapayım? Rakı da beyaz peynirin kardeşi gibi geliyor bana o masalarda nedense. Aslında tabii ki rakının buzla çok iyi gittiğini biliyoruz. Tuzla ayran, buzla badem, gözle göz de iyi gidiyor. Göz göze gelişmeler...
Tereyağıyla iyi giden o kadar çok şey var ki. Pilav olsun, şokella olsun, bal olsun. Aslında tereyağıyla kaymak arasında da ince bir çizgi var. Çoğu tereyağlı yiyinti kaymakla da nefis oluyor. Özellikle de bal. Bu vesileyle hepinizi Beşiktaş Çarşı'daki Pando'nun yerinde ballı süt + bal kaymağa bekliyorum. Bekliyorum derken lafın gelişi. Orada olmayabilirim. Yerime sıcak ekmek bırakıyorum, buyurun.
Şansal Büyüka, Erman Toroğlu'yla iyi gider. Tartışmanın mantıksızlığın tadı ancak bu ikisi bir arada olduğunda çıkar. Erman coşar, Şansal frenler. Erman sürrealizme yakınken Şansal izlenimci takılır. Erman ekibin vokalisti, Şansal davulcusu ve basçısı gibidir. Bu ikisi ancak birlikte iyi gider. Yıllar boyu sürdürülmüş bir evlilik gibi uyumludur bu iki ekran kahramanı (Sanki çok önemli bir şey yazmışım gibisinden bir cümle beni çok rahatsız etti. Sonuçta gülmek eğlenmek için izlediğimiz bu iki ekran enteresanlığı için evlilik filan demek çok zavallıcaymış. Sonuçta onlar da aldıkları paraya bakıyorlar gibi geliyor).
Battaniye yorganla iyi gider. Hehehe, şaka şaka, battaniye + yorgan sadece arkadaşınızın adadaki yazlık evine kışın ortasında gitmişseniz iyi gidebilir (hatta gelebilir) ama o noktada zaten başınızda bere sırtınızda kaban olacaktır (Kaban Barajı'nın kapakları açılmasın, üşürsünüz). Prenses de değilseniz sizi ısıtacak birilerini bulmanız bayağı zor olacaktır. Aslında battaniye ve televizyon çok iyi gider. Bu muhteşem ortamın içine edebilecek tek şey ise bozuk bir kumandadır. Her seferinde kanal değiştirmek insanı kendinden tiksinir bir hale getirir. Bir süre sonra ise yaptığınızın ne kadar saçma bir iş olduğunu fark edip sokaklara çıkıverirsiniz. Yine battaniye içinde bir arkadaşınız ya da daha iyisi bir manitanız varsa işiniz iş. Zaten öyle bir ortamda kim s*ker uzaktan kumandayı? Çok da şeydi. Seyşeller olup akmak.
Eski bilgisayarlar nereye gidiyor? Bir sürü eski PC, eski Mac nerelerde şimdi? Zamanında taptığımız makinelerimiz, bilgisayarlarımız nerelerde kim bilir. Şu anda eski Pentium 120 bilgisayarım ne yapıyor? Onunla kim ilgileniyor? Sabit diskini toplayan eden var mı, dosyalarını düzenleyen var mı? Devamlı yeni bilgisayarlar, iPod'lar geliyor da geliyor. Şimdi hatta iPhone geliyor. Tüm şekle tapanlar iPhone'un peşine düşecek az sonra. Peki eski telefonları nereye gidecek? Onu bırakın Apple iki ay sonra bu iPhone'un yeni modelini sürmezse adam değilim... Apple'ın da çok s*kinde sanki. O Steve Jobs denen herifin egosu yüzünden yıllardır tek tuşlu fareye pati atan tüm Mac kullanıcıları için üzülüyorum. Tasarım tasarım nereye kadar gidecek bu kafa? Nintendo Wii'den bir kız sevdim, sanal çıktı. Mini minnacık eteği var. Terlemiyor sanal kız, yorulmuyor sanal kız.
Star Wars, Yoda'yla iyi gider. Şimdi uzaktan baksanız Yoda da bir noktada eskiden Şov Haber'de bölümü olan Pire Ferhat'a benzeyecek. Ama öyle demeyin ayıp. Star Wars âleminin en kral adamıdır Yoda Efendi. Efendi adamdır, bir hırka bir lokma felsefesinin güzel bir sinematografik yansımasıdır. İşini gücünü bırakmış Degobar gibi bir galaksiye yerleşmiş, Jedi Şovalyesi emekli maaşıyla kıt kanaat yaşamaktadır. Yoda iyidir. İyi Yoda'dır.
Süt ve kurabiye. Unutulmaması gereken iki değer. Biri varken diğeri de olunca dünyalar sizin olur. Aslında süt ve kurabiye, battaniye ve televizyonla da kendi aralarında bir ikili oluşturuyor gibi gibi. Süte batırılmayan kurabiyeye kurabiye demem, diyemem. Süt yoksa çay da olur. Çaya bisküvi de çok iyi gider. Götür!
AKP ve CHP, bu ikisi de iyi gidiyor. Teki diğerinin ispatı. Yalnız birisi dururken diğeri aldı başını gidiyor. Baykal gitmiyor, ben de gidemedim. Şöyle güzel bir tatil ortamına giremedim. Keşke gidebilseydim de Baykal'la yüzme yarışına girseydim. Buradan Rodos'a kadar dipten. Hem de kum çıkartmalı tarzında.
Evet pilav dedik, kıyma dedik, bir yazının daha sonuna geldik. Bir sonraki buluşmamıza kadar duş yapmayı unutmayın yoksa kokarsınız. Havalar da zaten bu aralar inceden bir Arabistan. Sizlere hayatta hiçbir şeyin yalnız gitmediğini anlatan bir şiirle veda ederken portatif klimalı salonumdan sevgilerimi de sunuyorum. Haftaya artık gündeme ve magazine giriyorum. Hem de kafadan tarzında.
yalnızlık senfonisi
selam bebek,
evdeyim yine
sen yoksun,
serdar kuzuloğlu'ndan aldığım tüyolar notpedde
ben emule, torrent, rapisshare
ve hatta soulseek vasıtası ile
mpeg, wmv, avi, ffdshow
indirmecelerdeyim
bak bebeğim,
avn 2007 dağıtılmış vıcık vıcık inceden bir ah oh
sonra eskilerden bir schnell
baktım sıvaz başlamış
bu benim yalnızlık senfonim
kısaca
kaan sezyum / sıvazspor lokali, 1989