Çıplak fotoğrafları için tıklayın!

Siz bu satırları okurken ben çoktan Tool konserine gitmiş olacağım. Şimdi "Tool da neymiş?" diyecekseniz söyleyeyim, oraların Şebnem Ferah'ı gibi bi şey.

Siz bu satırları okurken ben çoktan Tool konserine gitmiş olacağım. Şimdi "Tool da neymiş?" diyecekseniz söyleyeyim, oraların Şebnem Ferah'ı gibi bi şey. Neyse umarım iyi eğlenmişimdir. Geçmişe mektup yazmak gibi oldu, cumartesi basılacak yazının salı gününden kastırılıp çarşamba günü güç bela yazılması filan. Hani tüm mizah dergilerinde tüm yazarlar çizerler hep "Ah işte nasıl yazamadım, çizemedim yazımı / köşemi" yazısı yazarlar ya, işte benimkisi de onun gibi bi şey. Ne yapayım, karakterim zayıf.
Evde erotik video izledim dün gece. O da kesmedi 'Facebook'ta da yer alan kim olduğu bilinmeyen güzel çıplak kızın görüntülerine baktım. Hikayesi şu: Elemanın teki yolda bir fotoğraf makinesi buluyor. Makinenin içindeki memoli kart ağzına kadar dolu. Eleman "Ya ben bu fotolara bakayım, belki tanıyorumdur bu makinenin sahibi insanı" düşüncesiyle fotoğraf makinesinin içindeki fotoğrafları taramaya başlıyor. Tarama başladıkça giderek daha da eroltik daha da limlim katsayısı yükselen fotolara geliniyor. Bir noktada öyle bir şuursuz bilinç oluşturuyor ki bu fotolar, çocukcağız artık dayanamıyor ve "Bari bunları facebook'a koyayım, kızı tanıyan varsa bana yardım eder" diye düşünüyor.
Ne oluyorsa bundan sonra oluyor. Millet kafayı yiyiyor. Niye biliyor musunuz? Çünkü kız çok güzel. E güzel insan da önemli bi şey hayatta. Kız sadece güzel olsa bi yere kadar, bi de çıplak. Millet iyice sıyırıyor. İşyerinde arkadaşlara kızın cıbıl fotolarını paketliyorum. Mesai saatinin dibine kibrit suyu sıkıyoruz.
Şimdi o kadar bahsedince link vermeden olmaz. Girin gagul.kom'a oradaki kutucuğa şu sihirli kelimeleri yazın bakalım: tiffytoodlepoo... İşte öyle bir şey.
Delirmem için gereken yeterli oy sayısı o kadar az ki CHP bile tek başına beni delirtebilir. Mesela geçtiğimiz hafta Şov Tivi'de Uçankuş'u izliyorum. Bir yandan da bildiğiniz gibi bilgisayar başındayım. Warcraft oynuyorum. Olmuşum Level 14 (Nightelf-Hunter), arkadaşlarım dalga geçiyor, "Dünyada 9 milyon insanın oynadığı oyuna daha yeni girmişsin, keko musun? Biz level 70 olduk yıllar önce" diyorlar. Evet kekoyum!
En iyi arkadaşım Erol Köse
Neyse, Uçankuş'ta İlhan İrem konseri görüntüleri var. Uçankuş'un ekip de ilginçli. Doç. Dr. Erol Köse, Seren Serengil bir de Bekir Hazar... Tam beslenecek, sonra da pişman olunacak bir ekip yani. Bir noktada Bekir Hazar, İlhan İrem'in siyah ojelerine takıyor. Neymiş, gençlerimizi kötü etkileyebilirmiş. Ya bırakın allahaşkına etkilesin. Bu noktada Erol Köse giriyor söze, "Ne var siyah ojede, onun seçimidir" diyor. İşte tam bu anda Bekir Hazar'ın saçma yorumundan dolayı Erol Köse'yle hemfikir olmak zorunda kalıyorum gecenin bir vakti. Erol Köse o an en iyi arkadaşım oluyor. Kızsın istiyorum, ilaçlasın istiyorum Bekir'i ama olmuyor.
Ya zaten bu ne çirkin bir ikiyüzlülüktür. Neymiş, ojeler gençleri etkilermiş. Söylenmese de nasıl bir kötü etkileme olduğunu hissssssettiriyor Bekir. Eşcinsellik filan! Ya, bir siyah oje görmek insanı eşcinsel yapacaksa hepimiz komple eşcinsel olalım. Neden mi? Yıllardır magazin basınının tepesindeki isim bir transseksüel mesela. Ondan önce adı sanatla güneşle anılan rahmetli bu felsefenin bayrağını taşırdı. Taşısın da zaten.
Bence eşcinsellik değil Bekir Bey'inki gibi sakat ve zeminsiz yorumlar gençleri daha kötü etkilemekte. Bekir Bey'in dediklerine inanan, onu bir yol gösterici olarak gören gençler bi yetişsin de görelim bakalım. Herkesten nefret eden, farklı olanı dışlayan, neredeyse ayrımcılığa varan bir yaklaşımla yaşayan insanlara mı ihtiyacımız var? Sanmıyorum, zaten memleketçe kafatasçı, ırkçı, ayrımcı, statükocu fazlamız var bir de bu kervana Bekiristler eklenirse halimiz iyice fenalaşır haberiniz olsun. Bu noktada tebrikler Erol Köse. Bas ilacı! (Erol Köse'yi destekleyeceğimi hiç düşünmezdim.)
İki haftadır bir 'Çakma' terimi aldı başını gidiyor. Serdar Ortaç'ın Hande Yener için ettiği 'Çakma Madonna' sözü davalık. İyi de ülkede her şey çakma. Niye kızıyoruz birbirimize onu anlamıyorum. Bizim zaten genel kalitemiz belli. Bir de Madonna gibi bir dünya yıldızıyla karşılaştırılmanın her yanı güzel geliyor bana. Çakma olsa bile. Şimdi bana birisi 'Çakma Vedat Özdemiroğlu' dese mesela çok hoşuma gider. Vedat Özdemiroğlu olmak kolay değil ki, çakması bile uyar bana... Çakma cennet Türkiye desek kötü bi şey mi demiş oluyoruz? Hayır. Çünkü cennete ulaşmak için ölmemiz gerekiyor. Hazır ölmemişken bu cenneti yaşamak süper bi olay değil mi? Çakma makma, eninde sonunda cennetse, beni bozmaz.
Yüz binlerce güzel kalça heba oldu
Geçtiğimiz hafta bir acayip olay da İzmir'de bir kızın çıplak denize girmesiydi. Aslında bunda bi acayiplik yoktu da medyanın olayı ele alışı bi acayipti. Eline oturmadı sanki. Katil zanlılarının bile isimleri açıklanmazken, ahlaksızlık yaptı diye kızın adı açık açık gazetelerde yazıldı çizildi. Milletimizin de salyası aktı. Salya akması normal, dediğim gibi erkek kısmı çıplaklık seviyor. Ama her şeyin bir yeri var. Daha da önce dediğim gibi, eğer erotik içerik ararsam erotikçi sitelere girerim. Haber istiyorsam haber sitesine girerim. Bazılarına göre Türkiye'nin en çok tıklanan sitesi hürriyet.com.tr gibi "Çıplak fotoğrafları için tıklayın" diye bölüm açmam. Hürriyet kısa bir süre önce bu tarz işlerden elini ayağını çektiğini açıklamıştı ama tabii ki bu sözde bir açıklamaydı. Tüm gazetelerimizde özde temizlik bekliyoruz. Yoksa bu siteler gerçekten 'tık'lanacak.

  • Bir ülkede insan haklarını savunan isim Cemil Çiçek'se dikkatli olmak lazım. (Bkz: İp olmasa çarşaf var, o da olmazsa Orhan Pamuk davası, 301 -kot modeli değildir-)
  • 80'lerde yüksek bel kot yüzünden yüz binlerce güzel kalçanın heba olduğunu belirtip yazıma son veriyorum. Hepinizi oto sanayinin girişinde seviyorum.