Okyanus ve ötesi

Bu hafta da gerektiği kadar acayip geçti sevgili cicişler. İletişimin gücünü dakikasında gördük.

Bu hafta da gerektiği kadar acayip geçti sevgili cicişler. İletişimin gücünü dakikasında gördük. İletişim demişken interneti hâlâ mağara adamlarınınkiler kadar sansürlü Türkiye’de, dünyaya ve Türkiye içindeki farklı seslere ulaşamasak da, bazen incisözlük gibi güzel istisnalar da karşımıza çıkıyor. Bakınız incisözlük’te böyle bir başlık ve böyle bir tanım yazısı var günlerdir gülüyorum. Başlık şu: ‘Hasta olan sineğime sinek ilacı sıktım öldü’
Tanım: “İlaç diye piyasaya sürüyolar bi de itoğlu itler. ccc üşüyoruz sivri reis ccc.”
* Ne zaman ‘Hayırlı günler’ lafı daha farklı algılanmayacak acaba? Şimdi birisine bu lafı desem, bi mesaj vermiş gibi hissederim diye diyemiyorum. Ya da ‘Hadi hayırlısı’ da diyemiyorum. Ne zaman bu kelimelerdeki his kalkar acaba?
* ‘Maddi manevi... Laylaylaylaylaaaaay oooooo Türkiyeeee’ diye bağıran Hidayet Türkoğlu çok iyiydi! 1.5 milyon lira yerine adam başı 1 milyon lira alsınlar, artan parayı da bilime-teknolojiye harcasak daha iyi olur.
Okasyonun ötesi
* Hazır referandum sonu, kaygıları olan CHP’lilere öneriyoruz. Hâlâ incik boncukla uğraşacaklarına şu satırları bir okusunlar. AKP’nin direk vurulacağı, bitirileceği yer özellikle AKP’li belediyeler üzerinden yapıldığı öne sürülen ağır yolsuzluklar, inşaat ihaleleri, hâlâ garajda yatan milyon Euro’luk metrobüsle Deniz Feneri benzeri örgütlerle bir bağlantısı var mı yok mu meseleleridir.
AKP ve tüm partilerin parasının büyük kısmı hazineden aldıkları yardımlardan geliyor. AKP son iki yılda yaklaşık 109 milyon dolar ve CHP de yaklaşık 47 milyon dolar hazine yardımı almış. Arada MHP de 33 milyon dolar aldı. (Kaldı mı otuzzzz?) AKP’nin web sitesinde gelir-gider kısmına baktığında ne harcamış, nereye harcamış görünüyor (www.akparti.org.tr/media/www/html/gelirgider/gelir_gider.htm). Tasarım masarım çok kötü ama bi şekilde var. Üzücü bir gerçek. CHP sitesinde böyle bir bilgiye ulaşamadık. Belki bi yerlerde vardır. Al sana şeffaflık.
Ayrıca hazine yardımı alan partiler her yıl tüm fatura-makbuz vs.yi Anayasa Mahkemesi’ne ibraz edip yüksek yargının denetiminden geçer. Yani devlet verdiği paranın peşini kovalar. Burada bir yolsuzluk yapıldı ve Anayasa Mahkemesi örtbas etti diyen varsa da belgesini çıkaracak, bakılacak. Çünkü yıllardır bu denetim tüm hazine yardımı alan partilere yapılıyor. Bence asıl soru CHP neden bu parayı referandum kampanyasında adam gibi kullanamadı ve ona bel bağlayanları hayal kırıklığına uğrattı? Bunları çözerlerse CHP bi toplar. O da belki. Derdimiz büyük yani. 

Evren’i ve evreni yargılamak
* Evren yargılanabilir mi tartışmasını yapadurun, adam gelmiş 93 yaşına, az sonra yargılacak zaten otomatik olarak... Bizce Evren tabii ki bi şekilde yargılansın, bu yaştan sonra hapise de atılmaz, en azından suçlu bulunsun, hayatının geri kalanını da yaptıklarından ötürü bir suçlu olarak geçirsin. 
* O değil de esas, evreni yargılayabildiğimiz zaman Evren’i yargılayabileceğiz ya, ben ona yanıyorum. Tam tersi de geçerli. 
* Haftaya paralel evrendeki Türkiye’den bahsedeceğim. Geçenlerde oraya gittim ve gördüklerimden çok etkilendim. Aslında şöyle özet geçebilirim. Paralel evrendeki Türkiye, ekonomisi dışında Yunanistan’a benziyordu. Çok iyidi be.
* Bi minibüsle 13 kişiyi öldürmeye başladık. Demokratikleşme böyle böyle gelecek Türkiye’ye. Bravo amk. Şimdi o kazanın olduğu yerde minibüse ayakta yolcu alma yasağı yoksa, bi de o gelir. Hep yazdım, minibüsün olduğuna inanıyorsun da, içindeki ayaktaki yolcuya neden inanamıyorsun, a kuş! 
* Almanya’da insanlara dikkatli bakınca saçları sarı boya, gözleri de mavi olan Türkler çıkıyor. Almanya’nın ‘bug’ı buymuş demek ki. Bug dediğimiz şey bilgisayar programlarının hataları anlamına gelen ‘bug’dır. Böcek anlamına gelen ‘bug’ değildir. 
* Kemal Kılıçdaroğlu da çok iyi bir ikinci adam tipi var. Paso yandan belgelerle gelecek bi sıkıntı olduğunda. Süper olmaz mı? 
* İçişleri Bakanı Beşir A. açıklamış. “10 bin polis alacağız... İhtiyacımız var”... 10.000 yazayım da sıfırları görünsün. 10.000 polis ne açığımız var, açıkçası pek anlayamadım. Her gösteride genelde göstericiden çok polisin olduğu, olabildiği bir ülkede yaşamıyor muyuz? Bi yerden başbakan geçecekken, halktan korkan, her metreye bi polis yerleştiren bir zihniyette değil miyiz. E, zaten vardı bizim o zihniyeti besleyecek kadar polisimiz. Ya da ben sokakta görüyordum. Belki Beşir A. daha geniş bir açıklama yapar. Sonuçta dinleme konusunda iyiyiz. Dinlemeyi de biliriz ama anlatan olursa.
* Al işte 11 yaşında kayıp kız tecavüze uğrayıp boğulmuş olarak bulunmuş. Yineliyorum, bu vakayla bire bir ilgisi olmasa bile, Türk halkına ihtiyacı olan erotik içeriği verip bu halkı rahatlatmazsak, cinsel istismar suçlarının arttığına her birlikte şahit olacağız. Olyoruz da zaten. 11 yaşında çocuk ne demek? Bu insanlar bunu neden yapıyor? Nerede baskı ve basınç artarsa, orada tıslama, sızdırma olur. Türkiye bayağıdır fena halde sızdırıyor haberiniz olsun.
Şimdilik bende son durum bu. Haftaya kadar kendinize, sevdiklerinize iyi bakın. Hatta bakmakla kalmayın, öpüşün, koklaşın, barışın, gülün, eğlenin, iyi vakit geçirin. Çünkü geçirmediğiniz her vakit geçmiş olacak.
Salon-malon, prosedürü biliyorsunuz, uzatmıyorum. Sevginin gücü sizinle olsun.
sezyum.com
twitter.com/kaansezyum