Anlatılmayan Amsterdam anıları

Sezen Aksu'nun Metrolope Orkestrası eşliğindeki Amsterdam konserinin izlenimleri takip ettiğim birçok gazetede çarşaf çarşaf yer aldı.

Sezen Aksu'nun Metrolope Orkestrası eşliğindeki Amsterdam konserinin izlenimleri takip ettiğim birçok gazetede çarşaf çarşaf yer aldı. Anlaşılan küçük bir basın ordusu Turkey Now etkinlikleri kapsamındaki bu özel konser için Amsterdam'a gitmişti. Baktım izlenim yazanlar arasında bizim kültür sanat servisinin editörlerinden Erkan Aktuğ da var. Amsterdam magazinlerini almak için hemen gazeteyi aradım. Telefona çıkan şef editörüm Cem Erciyes, "Yahu bize bir şey anlatmıyor. Sen iyisi evine hoş geldin ziyaretine git, belki sen çözersin dilini" dedi.
Gündüzoğlu'ndan baklavamı alıp evinin yolunu tuttum. Bana Amsterdam'dan bolca getirdiği kaktüs çayından, mehşur kimyonlu Hollanda peynirinden ikram etti. İkramlar güzeldi ama söz Amsterdam maceralarına gelince ilk başlarda ketumdu. 'İşte gezdik, Van Gogh Müzesi güzeldi, kanal turu yaptık. Tur sırasında Hollanda sahil güvenliğinin kanaldan bir ceset çıkarışına bile tanık olduk' gibisinden suya sabuna dokunmayan şeyler anlatıyordu. Sonra yavaş yavaş açıldı. 'Sanki yazabileceksin?' deyip anlatmaya başladı. Gazetecilik etik ilkelerinin elverdiği ölçüde anlatayım:
Efendim, gezinin yıldızı elbette Radikal'in ek yayınlar yönetmeni Tuğrul Eryılmaz ve Birgün'den Ahmet Tulgar'mış. Eryılmaz'a yanlışlıkla 'no smoking' oda vermişler. Ama sonra tam kadro Amsterdam'da hazır bulunan İKSV halkla ilişkiler ekibi (İdil, Ayşe ve Filiz) Eryılmaz'ın şerrinden korktukları için olsa gerek ona öyle bir oda ayarlamış ki, içinde volta atmak bile mümkünmüş. Bu arada Sezen Aksu konserine gelen en üst düzey devlet yetkilisi olan Lahey Büyükelçisi Selahattin Alpar da Tuğrul Eryılmaz'ın Mülkiye'den sınıf arkadaşı çıkmış. Fuayede Alpar'la Eryılmaz'ın muhabbeti sırasında yanlarına kirli sakalı, üzerinde DDR (Demokratik Almanya Cumhuriyeti) bayrağı olan yeşil Deniz Gezmiş parkası, DDR kaşkolu ve elinde şampanyasıyla Ahmet Tulgar yaklaşmış. Tulgar'dan şüphelenen elçilik korumaları bir anda Alpar'ı oradan uzaklaştırmış.
Amsterdam havaalanında NTV ekibinin kamera ayaklığı bagajdan çıkmayınca CNN Türk'ün yayın yönetmeni Ferhat Boratav'dan şüphelenenler olmuş! Neden sonra tripotun Hanover'e uçtuğu haberi gelmiş de Boratav rahatlamış. İKSV Genel Müdürü Görgün Taner ile Ferhat Boratav daha çok caz barlara takılmış. Red Light District'te görünenleri burada yazamıyorum. Gazeteciler, yasak olan pek çok şeyin 'legal' olduğu Amsterdam'ın nimetlerinden bol bol yararlanmışlar. Sabah'ın hafta sonu eklerinin başında olan Elçin Yahşi ise Amsterdam'dan 40'ın üzerinde kitap satın alarak kırılması güç bir rekora imza atmış.
* * *
Geçen hafta Eşik Cini dergisinin birinci yaşı MSGSÜ lokalinde düzenlenen bir yemekle kutlandı. Yemeğe Nursel Duruel, Başar Başarır, Deniz Yüce, Bahadır Baruter, Enver Ercan, Nalan Barbarosoğlu, İbrahim Yıldırım, Jale Sancak, Özen Yula, Yekta Kopan gibi isimler katıldı. İçkinin 'sınırsız' olduğu yemekte, arada yayınevleri de çekiştirildi ama genelde entelektüel bir düzey tutturulmaya çalışıldı ve bu da çok can sıkıcı oldu. O nedenle herkes daha çok yanındakiyle konuştu. Özen Yula, Mine Söğüt ve Bahadır Baruter'in olduğu yerden kahkahalar yükseliyordu. Başar Başarır yalnız bir görüntü verdi çünkü purosunun kokusu masadakileri etrafından kaçırdı.