Bir çuval muhalefet

Sanatçılar Girişimi'nin düzenlediği gecede, rakip siyasetler birbirini yedi, Levent Kırca kendi parodisine dönüştü ve bir çuval muhalefet özenle berbat edildi.
Bir çuval muhalefet

"Sanatçının siyasi görüşlerini açıklaması hoş değil” demiş Demet Sağıroğlu. Kınalı Bebek’i mırıldanarak dünkü Radikal’de bu röportajı okuduktan sonra şöyle bir de internet âleminde dolanayım dedim ve esas bombayı kaçırdığımı gördüm. Meğer memleketin duyarlı, muhalif sanatçıları bir gece önce “Ferman padişahın ama bu ülke bizimdir” sloganıyla binlerce kişiyi bir aya toplamış. Tam da Kınalı Bebek anlayışının karşı köşesinden gelen bu sese kulak vereyim diyordum ki geriye kulağımda tatsız bir çınlama kaldı.

Sanatçılar Girişimi adıyla bir araya gelen Levent Kırca, Tarık Akan, Ataol Behramoğlu, Edip Akbayram gibi isimler bir süredir hükümete karşı yürüttükleri muhalefeti daha örgütlü ve güçlü bir zemine çekmeye karar vermişler. Bostancı Gösteri Merkezi’nde 2500 kişiyi ‘muhalefet’ ortak paydasında toplamışlar. Sokakları yürüye yürüye aşındıran bir neslin evladı olarak ‘duyarlı’ sanatçılara karşı önlenemez bir sempatim vardır. Ben sanatçının siyasisini severim. (Hadi, ‘Siyaset sadece siyasetçilere bırakılamayacak kadar ciddi bir iştir” deyip haftalık klişemi de yapayım.) Ama nedendir bilinmez, bu son muhalif hareket her defasında içimde buruk bir tat bırakıyor. Nitekim Bostancı’daki geceden geriye kalanları okurken “Aferin, bir salon muhalefeti berbat etmişsiniz” demekten kendimi alamadım.

Efendim anlatayım; bu görkemli gecede arka arkaya pek çok sanatçı ve bazı siyasetçiler sahneye çıkıp konuşmalar yapmış, şarkılar söylenmiş ve bol bol slogan atılmış. Cahit Berkay da Nejat Yavaşoğulları da Timur Selçuk, Erkin Koray, Mehmet Aksoy, Levent Üzümcü de oradaymış; iyi. Ama konuşmacılar birbirini iğneleyip çuvaldızlamayı, dinleyiciler şarkıları slogana boğmayı ve hatta sonra aktör siyasetçiye kızıp işi basbayağı ağzı bozuk erkek muhabbetine çekmeyi ve işin suyunu çıkarmayı başarmış.

Melike Demirağ şarkı söylemeden önce “Lütfen slogan atmayalım” diye, yaptığı işin müzik olduğunu kibarca hatırlatmış. Ama gecenin gözde sloganı ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ dalga dalga şarkıları bastırmaya başlayıp da uyarısını yineleyince yuh’u yemiş. O da son şarkısını yarıda kesip sahneyi terk etmiş. Evrensel.net adresinde bulduğum bir yoruma göre zaten ‘KCK davasına katılamadım’ dediği için salon hafiften kıpırdanıyormuş, Ahmet Kaya şarkılarına geçince Mustafa Kemal’in askerleri devreye girmiş…

Gecenin ‘siyasi lider’ kontenjanından davetlisi olan Kemal Kılıçdaroğlu ise ayrı âlem. Bu kadar seçmeni bir arada bulmuşken açılışını yaptığı Yörük Ali Efe Parkı’ndan, en çok çalışan siyasi lider olduğundan filan dem vuran bir CHP nutku atmış. Bu arada belli ki İşçi Partili bir grup rakip lideri protesto edip salondan çıkmış… Kılıçdaroğlu konuşması sırasında Bedri Baykam’a dokundurmuş, tabii Baykam da daha sonra siyasi rakibi olan Kılıçdaroğlu’na dokundurmayı ihmal etmemiş… Hadi buna da neyse. Ama öldürücü darbeyi Üsküdar Belediye başkan adaylığı günlerinden bu yana ‘nasıl yani’ diye izlediğim Levent Kırca vurmuş. Anlaşılan o ki ‘acelem var’ diye kendi konuşma sırasını aldığı için Kılıçdaroğlu’na fena bozulmuş. O öfkeyle fırlamış sahneye ve ister inanın ister inanmayın şöyle demiş: “Eğer bir geceye katılıyorsan o gecenin adamı olacaksın. Beni önden çıkar, ben gideyim. Ben de gideyim, bir karı buldum onu düzücem. Abicim, sıramızı yerimizi bileceğiz. Ne mutlu Türküm diyene!”

Olacak gibi değil, acaba sahneye Levent Kırca makyajı yapmış bir başkası mı çıktı diye videolara, fotoğraflara baktım; yok gayet sahi gözüküyor. O zaman bu, olsa olsa ‘öfkeli aktör parodisi’ olmalı diye düşündüm. Mamafih bu konuşma hakkında Kırca’nın dün Hürriyet’e yaptığı açıklamada “Halkım beni anlayacaktır” sözlerini okuyunca umudum iyice tükendi. Onu da aynen aktarayım da haksızlık olmasın: “Özür dilenecek bir şey yapmadım. Evet, o sözlerim ağzımdan kaçtı, yanlış oldu ama halkımız beni anlayacaktır. Ayrıca abartılacak bir şey de söylemedim, bugün TBMM çatısı altında liderler ‘bahtsız bedevi” tartışması yapıyorlar.’ Yani, siyasi bir gecede olur böyle şeyler, bir nevi tencere kapak mevzuu.

Caanım sanatçı gecesini, sakil bir siyasi şova dönüştürdükleri için kızdım. Kızgın kızgın haberleri okurken birden dönüp aynaya baktım, yoksa dudağımın kenarında bir tebessüm, yüzümde bir istihza mı oluştu? Yoksa ben liberal mi, daha kötüsü yandaş mı oldum? Ayna bana sadece doğruyu söyledi, gerçeği gösterdi!