Bir festival mekânı

'İyi şeyler düşün' derdi anneannem, suratım düşüp derin düşüncelere daldığımda. Hrant Dink cinayetinin ardından iyice su yüzüne çıkan zehirli milliyetçileri, helezonik bir kâbusa dönüşen...

'İyi şeyler düşün' derdi anneannem, suratım düşüp derin düşüncelere daldığımda. Hrant Dink cinayetinin ardından iyice su yüzüne çıkan zehirli milliyetçileri, helezonik bir kâbusa dönüşen tartışma programlarını ve hep aynı şeyi söyleyerek bende kekeme efekti yaratan konuşmacıları kafamdan uzaklaştırmak için Türkiye sanat ortamının parıltısıyla gözlerimi ve zihnimi kamaştırmaya çalıştım. Çok zor olmadı. Ne de olsa âlemi bir heyecan fırtınası sarmış durumda. 2008 Frankfurt, 2010 Avrupa Kültür Başkenti teşebbüsleri, yeni mekânlar, yeni inisiyatifler, sergiler, bienaller ve festivaller birbirleriyle rekabet ede ede çoğalarak geliyor.
Belediyeler bile havaya girdi. Beyoğlu Belediyesi, cadde üstü dükkânları milyon dolarları bulup da sanat merkezlerinin şöyle kenara doğru ittirilmesi ihtimali kendini gösterince 'Sadece yiyip içip alışveriş etmeyin, biraz da seyredin' kampanyası açmaya hazırlanıyor. Ahmet Misbah Demircan semtin tiyatrocularını toplayıp 'Sizin için ne yapabilirim?' diye soruyormuş. Tabii 'Para istemeyin benden' koşuluyla. Neyse hayırlısı olur tabii.
Nitekim Beyoğlu'nda yeni mekânlar birbirini kovalıyor. Garajistanbul da nihayet faaliyete geçti. Gerçi mekânın bir köşesinde inşaat atmosferi hâlaâsürüyor ama gelenler onu bir sonraki oyunun dekoru sanıp aldırmıyor sanırım. Geçenlerde bir gösteri için gittiğim mekâna hafta sonu da Shaman başlıklı parti için uğradım. Her şeyin sökülebilir olduğu çağımızda o gün oturduğumuz sandalyelerin, üzerinde durduğumuz basamakların, sahnenin filan ortadan yok olmasına hiç şaşmadım. Mekâna epey bir derinlik gelmiş. O derinliği de DJ'ler, askılı kızlar, tişörtlü oğlanlar doldurmuş dans ediyordu. Garaj kooperatifinin lider kadrosu Mehmet Ali Alabora, Övül-Mustafa Avkıran çifti yine iyi birer ev sahibi olarak koşuşturuyordu. Ben çok sayıda sanatçı ve gazeteci ile bir o kadar 'partici' gördüm. Benim gördüklerimi İKSV de görüyordu tabii. Vakıf yine görev başındaydı. Caz Festivali'nin direktörü Pelin Opçin elinde birası etrafı ölçüp biçen bakışlarla dolanıyordu. Anladığım kadarıyla mekân İKSV'nin gözüne girmiş durumda. Eh burada daha çok dans edip müzik dinleyeceğiz demektir bu. Nitekim, Film Festivali'nin partilerinden biri nisanda burada yapılacakmış...
Şehrimize hayırlı olsun.
EGO NOTU: Kendimle ilgili gerçekleri anlattım. Zaman gazetesine konuştum. Yok, öyle memleketi karıştıracak iddialarda bulunmadım canım. Sevenlerimin haberi olsun diye söylüyorum. Siz yine bizi okuyun, ama bu cumartesi 'bir de Zaman okuyun'.