Demirkubuz'u gören var mı?

SİYAD'lı dostlarım son yıllardaki en iyi ödül törenini yaptılar. Ama gözler tabii ki Zeki Demirkubuz'u aradı.
Demirkubuz'u gören var mı?

Ödül törenlerini oldum olası severim. Hele de bizimkileri, uzayıp giden konuşmalar, bitmek bilmeyen seremoniler, müzik araları, ciddi ciddi konuşmalar... Ne yalan söyleyeyim öyle Cannes’ın Oscar’ın ödül törenlerine bakıp “Adamlar yapıyor abi...” demedim hiç. Sevgili editörüm Erkan Aktuğ’un da dediği gibi “Sakil ama bu bizim sakilliğimiz...”

Eksik olmasınlar karşılıklı gönül bağım olduğunu her fırsatta dile getirdiğim SİYAD üyeleri bu yıl da beni ihmal etmediler ve ödül törenlerine çağırdılar. Baktım hava da güzel, tuttum Cemal Reşit Rey’in yolunu. Kalabalığı görünce fuayede fazla oyalanmadan salona geçtim ve sahneye hâkim koltuklardan birisine kuruldum. SİYAD Başkanı Tunca Arslan’ın diplomatik, kapsayıcı ama bir o kadar da eleştirel açılış konuşması yerli yerindeydi. Yıllarca bu sayfalarda birlikte yazdıysak da tanışma fırsatı bulamadığım ama ‘Sevin Ablam’ saydığım Sevin Okyay’ın mahcubiyetle mutluluk arasındaki yüz ifadesiyle sahnede emek ödülünü alışı, Atilla Dorsay’ın bildik enerjisini ödül törenine taşıyışı güzel bir giriş oldu açıkçası. Hele Fatma Girik’in Feyzi Tuna’ya onur ödülü vermek için sahneye çıkışı gecenin ‘top’ noktalarından biriydi. Enerjisiyle göz doldurdu, Uğur Yücel’e ‘ilan-ı aşk’ ederek ‘gecenin sürprizine’ imza attı. 70’ini geride bırakmış ama zarafetinden ve neşesinden hiçbir şey kaybetmemiş olduğunu görmek salondaki herkesi mutlu etti tabii. Feyzi Tuna’nın kibar esprileri, belgesel ödülünü kazanan Mizgin Arslan’ın anlamlı konuşması, geceden üç ödülle dönen ‘Tepenin Ardı’ ekibinin sahneye her çıktıklarında Seyfi Teoman’ı anmaları gecenin diğer hoşluklarıydı.

Nihal Yalçın’ın ödülünü Pınar Selek’e adaması ne kadar içtense, Neslihan Atagül’ün “Teşekkür ederim anne” deyişi de o kadar duygusaldı.

SİYAD’lı dostlarımın anlayışla karşılayacaklarını düşünerek söyleyebilirim ki, son yıllarda düzenledikleri en eli yüzü düzgün ödül töreni oldu bu. Güzelliği, şıklığı ve profesyonelliğiyle törenin başarısındaki payı yadsınamaz Ceyda Düvenci’yi de anmadan geçmeyelim. Ama tabii ki herşey bu kadar güzel değildi. İki buçuk saati bulan uzunluğuyla ayaklarımda ve ruhumda bir uyuşmaya neden olması, arada çıkan avukat orkestrasının çaldığı şarkılarla bu uyuşmanın yerini uyku haline bırakması, her adaylıktan önce defalarca aynı fragmanları seyrede seyrede içimin şişmesi durumunu burada zikretmezsem, yazı tanrısı beni çarpar.

Gecede en çok dikkatimi çeken beş ödül kazanan ‘Yeraltı’ filminin yönetmeni Zeki Demirkubuz ve film ekibinin katılımının azlığı oldu. Film ekibinden sadece oyuncular Nihal Yalçın ve Engin Günaydın gelmişti. Bir ara herkesin “Zeki Demirkubuz’u gördünüz mü?” diye sorduğuna şahit oldum. Acaba diyorum, Altın Koza’da ödül alamayınca “Daha da festivallere gelmem” diyen Demirkubuz bu sözünün ilk icraatını SİYAD gecesinde mi yaptı. Oysa takip edebildiğim kadarıyla sinema yazarlarından gayet iyi eleştiriler almıştı.

Tören bitince havanın güzelliğini fırsat bilip “Buradan Cihangir’e yürürüm ne güzel” diye aklımdan geçirdim önce, sonra Elmadağ’dan Taksim’e geçişin imkânsızlığı geldi aklıma. “Evin yolunu nasıl bulurum” diye kara kara düşünürken, uzun boylu, siyah takımlı, kara filmlerden çıkıp gelmiş izlenimi veren bir delikanlı yanıma gelip bir şey uzattı. Sonradan törende görevli SİYAD üyelerinden Talip Ertürk olduğunu öğrendiğim bu genç: “Kemal Abi, Nişantaşı Juno’da ‘after party’ var. Bu da davetiye. Siz özel davetlimizsiniz” deyince hemen kırdım dümeni Abdi İpekçi Caddesi’ne.

Juno, orta ölçek ama şirin bir yermiş. Eline içkisini alan mekânın bahçesine atmıştı kendini. Tabii ki herkes ödülleri konuşuyordu. Biraz kulak kesilince anladım ki sonuçlar ve tören gayet memnun edici. Tanıdık birkaç simaya selam verdikten sonra görüş açısı iyi bir yer buldum kendime. ‘Geriye Kalan’ filmiyle kadın oyuncu dalında aday olan Devin Özgür Çınar ve Şebnem Hassanisoughi’yi gördüm önce. Oyunculardan Berk Hakman, Mehmet Özgür, Nursel Köse, Nihal Yalçın, Eylem Yıldız, Ceren Moray, Nalan Kuruçim, Banu Fotocan, Ayten Uncuoğlu, Nilüfer Açıkalın, Nilay Erdönmez ve Mahmut Cevher ilişti gözüme.

‘Tepenin Ardı’nın yönetmeni Emin Alper ve yapımcısı Enis Köstepen tebrikleri kabul ediyordu. SİYAD’lılar doğum günü olan Fırat Yücel’e de küçük bir jest yapıp pasta kestiler. Saat ikiye doğru epeyce seyrelen mekândan ayrılırken, SİYAD üyeleri bir töreni daha atlatmış olmanın verdiği rahatlıkta devam ediyordu eğlenceye...