Kardeş Türküler konserinde cemaatçi nümayişi

Kardeş Türküleri ilk kez dinlememin üzerinden 20 yıl geçmiş. 20. Yıl Konseri'nden sonra 'Yaşlanıyorsun be Kemal' diye kendi kendime söylenmeden edemedim.

Benim külüstürün trafik muayenesi geldi. Canım sıkkın. Bir takipçiye mi vereyim, kendim mi götüreyim derken telefonumda bir mesaj. Kardeş Türküler’den Vedat Yıldırım: “Kemal Abi akşam geliyor musun, Yavuz Bingöl de seni soruyor”.

Gitmemek olmaz. TİM Maslak Show center’ın girişi felaket kalabalık. Herkes sanki akraba düğününe gelmiş gibi, adam başı bir eski dost, hısım akraba bulup sarılıyor. Konserin başlaması lazım ama millet muhabbetten kopamıyor. O sırada arkamdan biri “Kemal Bey” diye sesleniyor; davetiyemi alıp salona geçiyorum. Açık Hava’ya alışkın dinleyiciler az darlansa da kısa bir süre sonra havaya giriyorlar. Feryal Öney 10 sene öncesine göre daha fit. Sesi de gençleşmiş mi ne? Vedat Yıldırım ise Kardeş Türküler politbürosunun üçüncü olağan kongresinde alınan beyaz giyme zorunluluğu kararını yeşil tabanlı ayakkabılar giyerek delmiş. Arkamda grubu çekiştiren sarı saçlı kahverengi kaşlı kadın Vedat Yıldırım’a hayran, yanındaki kıza Vedat’ın aslında saçı olduğunu ama tercihan sıfıra vurduğunu anlatıyor.

İlerde son beş yılını Boğaziçi Üniversitesi’nin Diyarbakır kampüsünde geçiren Prof. Dr. Şemsa Özar eller havada şarkı söylüyor. Onun hemen aşağısında iki Radikal yazarı Ercan Kesal ve Koray Çalışkan. Ama biri salonun solunda diğeri en sağında oturuyor. Kesin araları bozuk diye düşünüyorum. Sonra Kesal kalkıp uzaktan Koray Bey’e alkışlı bir selam veriyor. Çalışkan da havada dolaşan hayali bir sineği yavaşça kovarcasına ona karşılık veriyor. ‘Kelebeğin Rüyası’na eşleri yerine iki genç kadınla gelen ikili bu sefer dikkatli. Ercan Bey genç ve güzel eşi Nazan Kesal’ı getirmiş. Koray Çalışkan ise daha dikkatli davranarak CHP Genel Başkan Yardımcı Sezgin Tanrıkulu’yla gelmiş. Diğer yanında da CHP’nin Harvard’lı vekili Aykan Erdemir. Çalışkan şu CHP’yi kurtarsa da rahatlasa diye düşünüp kafamı çeviriyorum.
Herkesin civataları hafif gevşemiş. Kardeş Türküler coşturdukça kitle dikey hareketleniyor, eller havaya kalkıyor. Hürriyet’in web editörü Bülent Mumay’ın da keyfi yerinde, belki de buradan nasıl bir foto galeri çıkartırım diye düşünüyor. Diğer tarafta Devin Özgür Çınar’ı görüyorum kendinden geçmiş Kürtçe bir şarkının nakaratını söylüyor. Efsanevi Mozaik’ten Timuçin Gürer de Kardeş Türküler’i 20. yıllarında yalnız bırakmamış.

Arada kadınlar tuvaletinin önü hınca hınç, kadınlar sessiz kuzular gibi sırada beklerken erkeklerin durumu her zamanki gibi rahat. O sırada genç bir kadın hışımla erkekler tuvaletine dalıyor ve içerde kayboluyor. “Böyle olur Kardeş Türküler’i seven kadınlar” diyorum.

İkinci bölüm de hızla geçiyor. Kitle coşmuş. Yanımda başörtülü kadınlar. Hemen önlerinde dönüp dönüp kendilerine hafif dik bakan ulusalcı teyzeye sinir oluyorlar. Biri “Bizi kesin cemaatçi sanıyor” diyor arkadaşına. “Bir numayiş çıkarsak onu da cemaate mi atsak” diye karşılık veriyor diğeri. O şen kahkahalar arasında ben, memleket değişiyor hakikaten diye geçiriyorum kafamdan. Kulis’e gitmemek olmaz, ne de olsa özel davet almışım. Konserde kardeşlerini yalnız bırakmayan Yavuz Bingöl gayet kibar. Ev sahibi gibi herkesle tek tek ilgileniyor. Sasin Film’den Erden Demir hadi abi gidelim artık modunda. Bingöl’e bir hayranının getirdiği ev votkasının onu kör edebileceğini söylüyor. Yavuz Bingöl de korkup kendi içmiyor, Vedat Yıldırım’a verip önce onda deniyor...

Sonra odaya hayranlar sökün ediyor. Eve varınca kendimi hemen yatağa atıyorum. İçimde tatlı bir hüzün, Kardeş Türküler’in ilk konserine gideli 20 sene olmuş... ‘Yaşlanıyorsun be Kemal’ diye düşünüp, gözlerimi kapıyorum.