Oscar'lı yönetmeni donattılar

Boyuna posuna, anlam ve ehemmiyetine göre kültürel açıdan epey çorak bir iklime sahip başkentimiz Ankara da talihini yenmek için uğraşıp duruyor.

Boyuna posuna, anlam ve ehemmiyetine göre kültürel açıdan epey çorak bir iklime sahip başkentimiz Ankara da talihini yenmek için uğraşıp duruyor. Ankara Film Festivali geçen yıl neredeyse gözyaşları arasında kapısına
kilit vurmak üzereydi ki merhamete gelen Kültür Bakanlığı ve kentine sahip çıkan Limak Holding sayesinde bu yıl şöyle göğsünü gere gere yoluna devam edebildi.
İstanbul Film Festivali'nin kapanış töreninde Ankaralılar kendi festivallerinden bahsediyordu. Onlardan öğrendiğime göre bu sene program iyiymiş. Hatta bu yıl Oscar alan bir yönetmen de konuklar arasındaymış. Yok, Scorsese değil tabii, daha o kadar olmadı; kısa mısa ama son filmiyle 2007 Oscar'larından birini alan bir yönetmen
Ari Sandel, Ankara'nın konuğu.
Bay Sandel, Filistin-İsrail sorununu konu alan 'Westbank Story' (Batı Şeria Hikâyesi) adlı filmiyle aldı kısa film Oscar'ını. Adından anlaşılacağı gibi William Wyler'ın unutulmaz müzikali 'Westside Story'ye gönderme yapan, müzikli neşeli bir aşk hikâyesi. İsrailli askerle Filistinli kızın aşkı... Neyse, film anlatma işini Sevin Okyay'a bırakıp ben duyduklarımı aktarayım.
Efendim Ari Sandel, uzun ve yorucu Amerika yolculuğunu tamamlayıp Ankara'ya ulaştığında her seyyahın başına gelebilecek felaketle karşılaşmış: Valizi kaybolmuş. Bu durumda mesele sadece duş aldıktan sonra temiz çamaşır giyememe meselesinden daha derin, çünkü açılış töreni var, sahneye çıkmak var. Tamam Ankara festivali Oscar töreni değil, smokin giymek gerekmiyor ama kotla da çıkılmaz, herkes Zeki Demirkubuz değil... Ari de 'Eyvah ben ne giyeceğim şimdi' diye hayıflanırken festival yönetimi sağlam sponsorlara sahip olmanın özgüveniyle 'Merak etmeyin bay Sandel, biz hallederiz' demiş. Yönetmen hemen Beymen'e götürülmüş ve baştan aşağı donatılmış. Ne valiz derdi kalmış, ne tören. Yabancı konuk ağırlamanın raconuna, Türk misafirperverliğinin şanına uygun bir çözüm bulunmuş. Eskiden konukları yatıracak otel bulmakta zorlanan Ankara Film Festivali artık kaybolan valizleri bile telafi edebiliyor. Sonunda Ankara makûs talihini yenmeye başlayacak galiba. Hadi hayırlısı.
* * *
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 'Arzın Merkezinde Buluşmalar' toplantılarına Batılı entelektüeller arasında önde gelenleri değil de kolay ulaşabildiklerini çağırdığı için bir türlü istedikleri ilgiyi çekememişti. Neyse bu ay Terry Eagleton geldi de biraz iş düzeldi. Bay Eagleton, cumartesi günkü konuşmasında sempatik tavırları ve anlattıklarıyla tam puan almış. Ama Türk basınının ilgisinden de bitap düşmüş. Gazeteler, dergiler, televizyonlar uzun söyleşiler, özel fotoğraf çekimleri filan adamı perişan etmişler. Eagleton en son pazar günü bir gazetenin söyleşiyi yarım saat sonra kesip, biraz da kenti gezmek istiyorum diye kaçmış, kendini sokağa atmış. Bu da Avrupa çapında entelektüel dedikodu.