Sinemacıların düğünü kimleri buluşturdu

Türkiye sinemasının iki genç yeteneği hayatını birleştirdi. Tabii ki oradaydım...

Büyüklerimiz “İki bayram arasında düğün olmaz” demişler, ama oldu hem de çok güzel oldu. Hafta içinde posta kutuma düşen zarfları gözden geçirirken bir düğün daveti dikkatimi çekti. “Marks ve Engels’e rağmen aile kurumuna adım atıyoruz” şeklinde başlayan bu şık davetiyeyi görünce “Bu düğünde ben de olmalıyım” diye düşündüm. ‘Sonbahar’ filmiyle büyük bir çıkış yapan, yeni filmi ‘Gelecek Uzun Sürer’ ile Altın Koza’da ödülleri toplayan Özcan Alper ile ikinci filmin yönetmen yardımcılığını yapan Lusin Dink bu sanatsal ortaklığı ‘hayat ortaklığı’na dönüştürme kararı almışlar.
Zaz konseri biletimi doğum günü olan bir arkadaşıma hediye ettim ve bizim emektar külüstüre atlayıp Tarabya’daki Fransız Bahçeleri’nin yolunu tuttum. Kapıda bekleyen servis aracını ve davetlilerin şıklığını görünce açıkçası “Biraz daha resmi mi giyinseydim acaba” sorusu aklımdan geçmedi değil. Efendim bu ‘Fransız Bahçeleri’ dedikleri yer gerçekten bahçe içinde şık bir mekân. Malum havalar serinlediği için bu bahçenin içine camekânlı bir bölüm yapmışlar.
* * *
Salona girdiğimde karşılaştığım tanıdık ilk simalar Hrant Dink’in yakın dostları Radikal yazarları Cengiz Çandar ve Oral Çalışlar oldu. Malum Lusin Hanım Hrant Dink’in yeğeni olduğu için “Bunlar kız tarafı olmalı” diye düşündüm. Dink ve Alper ailelerinin yanı sıra düğün medya ve sinema camiasının buluşması gibi olmuştu. Kimler yoktu ki, Etyen Mahçupyan, Ali Bayramoğlu, Banu Güven, İpek Çalışlar ve milletvekili Şafak Pavey gözüme ilk ilişenler oldu. Şenay Aydemir ve Bahar Çuhadar ise Radikal’den erkek tarafı olarak düğüne katılmışlardı belli ki. Sabah’tan Olkan Özyurt’un yanı sıra Altyazı dergisi de tam kadro düğündeydi. Sinema yazarları Alin Taşçıyan, Seray Genç ve Yusuf Güven de oradaydı.
Sinema camiası da geniş bir kadroyla salondaki yerini almıştı. Semir Aslanyürek, Hüseyin Karabey, Yeşim Ustaoğlu, Tomris Giritlioğlu ve Yüksel Aksu gibi yönetmenler benim görebildiklerimdi. ‘Gelecek Uzun Sürer’in iki başrol oyuncusu Gaye Gürsel ve Durukan Ordu’nun yanı sıra çiçeği burnunda evli çift Tuba Büyüküstün ve Onur Saylak da arkadaşlarını yalnız bırakmamıştı. Senarist-yapımcı Önder Çakar, yapımcı Sevil Demirci, kurgucu Çiçek Kahraman, görüntü yönetmeni Feza Çaldıran, Hülya Uçansu, Çiğdem Mater ve Zümrüt Burul’u da unutmadan ekleyelim.
* * *
Salonu şöyle bir turlayıp katılımcıları aklıma not ettikten sonra Özcan Alper’in yakınları olduğunu tahmin etmekte zorlanmadığım uzun burunlu adamların ve kırmızı yanaklı güzel kadınların arasından geçerek arkalarda bir yerlerden düğünü izlemeye koyuldum. Gecenin en dokunaklı anlarından birisi, Lusin Dink ile Gülten Kaya’nın bir Ahmet Kaya şarkısı eşliğinde birbirlerine sarılmalarıydı. Ama gece asıl, genç çiftin masaları tek tek dolaşarak konuklara “Hoş geldiniz” demesinden sonra başladı. Müzikle birlikte pist bir anda doldu taştı. Cengiz Çandar’ın delikanlılara taş çıkartacak figürlerini mi yazayım, Gaye Gürsel’in ayakkabıları bir kenara atışını mı yoksa sinema yazarlarının pisti festival havasına döndürmesini mi? Özcan ve Lusin çifti pisti bir dakika bile boş bırakmadı. ‘Türkiye’nin en genç yapımcısı’ unvanlı Soner Alper abisinden sonra sıranın kendisine gelmesi vesilesiyle olsa gerek mutluluktan bütün gece dans etti.
* * *
Coşkuyu zirveye çıkartan tulum nağmelerinin salona yayılmasıyla birlikte masalarda oturan kimse kalmamıştı artık. Bilen bilmeyen herkes katıldı ‘Hemşin Horonu’na. Arat Dink ve Banu Güven büyük alkışlar eşliğindeki tangosu görülmeye değerdi.
Ben genç çifte ömür boyu mutluluklar dileyip ayrılırken, salonda Rakel Dink’in çıplak sesiyle okuduğu bir Ermeni türküsü yankılanıyordu...