Tashih değil yeni ikili

Geçen haftanın en önemli olayı Buket Uzuner'in yeni romanı için İstanbul Modern'de düzenlenen kokteyldi. Tam bu haftanın yazısını kurtardık derken, iki gün önce bir de baktım Perihan Mağden yazmış, her şeyi de anlatmış.

Geçen haftanın en önemli olayı Buket Uzuner'in yeni romanı için İstanbul Modern'de düzenlenen kokteyldi. Tam bu haftanın yazısını kurtardık derken, iki gün önce bir de baktım Perihan Mağden yazmış, her şeyi de anlatmış. Gazetemizin enn çok okunan yazarının sözünün üzerine sözz söylemek olmaz. O nedenle (konusuz kaldığım için) bu hafta gazetecilik yapmaya karar verdim.
Oturdum masamın başına başladım araştırmaya...
Her şey Cuma günü Radikal Kitap'ta bir roman ilanı görmemle başladı. 'Zifir' adlı bir roman çıkmış. İki yazarı var, Orkun Uçar ve Burak Turan.
'Biz bu ikiliyi tanıyoruz, 'Metal Fırtına'nın yazarları Orkun Uçar ve Burak Turna işte, demek ki yeniden bir araya gelmişler, alır okuruz' demeyin sakın.
Ben de ilkin öyle dedim (alır okurum kısmı hariç). Sonra dikkatle bakınca durumun biraz değişik olduğunu, en azından Turna'daki 'n' ve 'a' harflerinin yer değiştirdiğini fark ettim. Acaba bu bir tashih, bir hata olabilir miydi? Yoksa yeni bir ikili mi doğmuştu? Eğer öyleyse, bu ne tesadüftü?
Küçük bir hatırlatma yapayım, Turna ve Uçar, 'Metal Fırtına' yüzbinlerce sattıktan sonra ayrılmış, her biri kendi 'Özmetal Fırtına'sını kurmuştu.
Ne var ki dizinin farklı devam kitapları ilk kitap kadar ilgi görmemişti (bu da haberin 'background'u).
Allah var, önce Burak Turna isminin harfleriyle oynayıp hayali bir ortak yazar mı yarattılar diye düşündüm, hani bir ara Poulo Coelho'ya yaptıkları gibi. Yok, Altın Kitaplar yapmaz öyle şey deyip internete girdim ve bu düşüncelerimin, benim 'içimin kötü' olmasından kaynaklandığını gördüm. Tabii ki kimse bu isim benzerliğinden yararlanarak dikkatsiz 'Metal Fırtına' hayranlarına kitap satmaya çalışmıyordu. Tabii ki Orkun Uçar ismi tek başına başarılı bir markaydı. Ve zaten Burak Turan da bu alemde yıllardır kalem oynatan arslanlar gibi genç bir yazardı.
Efendim araştırmamın sonuçları şöyle: Orkun Uçar, internet üzerinde fantastik öyküler yayımlayan 'Xasiork Ölümsüz Öyküler Kulübü'ne ürün yollayan Burak Turan'ı uzun süredir tanıyormuş. Bu romanı yazmaya karar verince 'Ancak Burak'la olur' demiş ve yeni ikilimiz öylece doğmuş. Nitekim Burak Turan'ın yeni bir fantastik öyküsünü de 'Zifir' adlı bir e-dergide bizzat okudum. Bu internet sitesinin adıyla yeni romanın adı arasındaki benzerliği 'Cinler'in bir oyunu sayıp fazla kafa yormadım. Kitabın 'Metal Fırtına'yla hiçbir benzerliği olmadığını müşahede
ettim. Bir kere bu kez Amerikalılar Türkiye'ye değil Kâbe'ye baskın yapıyor. Türk devlet adamları değil Bush ve Papa ölüyor. Tüm bunlar da öyle kanlı canlı askerlerin savaşı sırasında değil 'cinler'in insanlığa açtığı savaş esnasında oluyor. Yani her şey yepyeni ve eskisinden de uçuk. Üstelik kitap, Orkun Uçar'ın kendi sitesinde duyurduğu gibi kitabı idefixe'te bir numara olmuş bile. Bir kez daha 'akıllı bir işe'
girişen Orkun Uçar'ı başarısından dolayı kutluyor, Burak Turan kardeşime zihin açıklığı diliyorum...
***
'Takva' ekibinin başına gelenler nedir böyle? Geçen ay filmlerinin görüntü yönetmeni Soykut Turan kamyoncu magandaların saldırısına uğradı, dün de Özer Kızıltan, Urfalı faşoların. Memleketin tüm uğursuzlukları onları buluyor sanki. Bu hafta da onları böyle andığım için çok canım sıkıldı... Saldırıyı kınıyor, Özer Kızıltan'a ve tüm ekibe büyük geçmiş olsun diyorum.