Trio protesto mu etti?

Kemal Yılmaz'ı gördüm, 'Bu iş olmuş' dedi "Kapıdaki kırmızı halı, göğü tarayan spot, girişe kurulmuş kamera, ona el sallayarak kapıya doğru ilerleyen starlar, ambians şahane".

Kemal Yılmaz'ı gördüm, 'Bu iş olmuş' dedi "Kapıdaki kırmızı halı, göğü tarayan spot, girişe kurulmuş kamera, ona el sallayarak kapıya doğru ilerleyen starlar, ambians şahane".
"Sen kolay kolay etkilenmezdin böyle, n'oldu sinizmine" diye biraz kışkırttım onu. "Canım gözün görmüyor mu, bak fuayeye koca TV seti kurmuşlar canlı yayın yapıyorlar, bu bile yeter" diye ısrar etti. "Tabii, Diji Max yayımlıyor, bu sayede ben de kanalı öğrenmiş oldum" diye düşündüm ama söylemedim, çünkü Kemal kendini kaptırmış anlatıyordu: "Eh sen bir işi ciddiye alırsan o iş olur değil mi ama, bak bizim sinema yazarları ayaklarına yapışan kotlarını çıkarıp kendilerince bir şıklık bile sergiliyor.
Başkan Mehmet Açar, Oscar ciddiyeti içinde smokin giymiş, Uğur Vardan kravat takmış, Murat Özer elbise giymiş, Yeşim Tabak bile hiç değilse saçını boyatmış... Sahnede görkemli bir dekor. Kocaman ekrandan TV yayını aktarılıyor. Sonra programda Ömür Göksel, Mazhar Alanson konserleri, sahnede Cem Yılmaz'dan Tarık Akan'a her türden şöhret, kimse itiraz etmesin, bu iş olmuş, SİYAD birkaç yılda bu ödülü çok önemli bir kurum haline getirdi valla..."
"Herkes burada diyorsun ama ben önceki yıllarda ödülün gediklisi, sinema yazarlarının sevgilisi olan yönetmen triosunu burada göremedim. Hani Nuri Bilge Ceylan, hangi Zeki Demirkubuz ve Derviş Zaim? Neler oluyor burada?" diye sordum. Kemal Yılmaz dedikodu sularına dalınca SİYAD'a yağ çekmeyi bırakıp döküldü: "Valla emin değilim, o nedenle yazıp yazmamakta kararsızım ama galiba bir protesto mevzuu bahis. Bir kere Nuri Bilge Ceylan en iyi film dalında aday gösterilmemesine kızmış, haklı adam sen git Cannes'ları fethet gel burada seni aday bile göstermesinler. Derviş Zaim güya son dakikada bir söyleşiye katılması gerektiği için burada değilmiş. Zeki Demirkubuz da son dakikada gelmekten vazgeçmiş. Ama kimse onları ısrar kıyamet aramayınca pek bir ödül alamadıklarını anlamışlar o nedenle gelmemişler deniliyor... Yıl boyunca herkesin gözdesi olan Yeni Sinemacılar grubu da Takva'nın yönetmeni Özer Kızıltan aday gösterilmeyince pek kızmışlar, aday gösterildikleri en iyi film kategorisi için de 'Bizi değerlendirmesinler' diye haber yollamışlar... Bilmem değerlendirme oldu mu olmadı mı, ama sonuçta 'Takva'dan sadece filmin ikinci yarısını 'one man show'a dönüştüren Erkan Can ödül aldı; bu da biraz manidar tabii..."
Bence hiç manidar değil, bu kuru yorumlardan hep sıkılırım zaten, "Gecenin en komiği yine Atilla Dorsay'dı" diye lafı değiştiriverdim.
"Hayır, bence Cem Yılmaz daha komikti, yine şahane espriler yaptı. Ama Atilla beyin de hakkını yiyemeyiz, onun espri anlayışı, evinde misafir ağırlar gibi ya da salondaki herkes yakın arkadaşıymış gibi rahat olması bence eşi bulunmaz bir şey. O sizin gaf sandığınız lafların hepsi sinema tarihine geçecek."
Ben de muhabbete katkıda bulundum: "Tabii canım, zaten SİYAD Geceleri diye
bir kitap yazıyormuş".
"Bak ben sana dedim; SİYAD törenlerinin artık kitabı bile yazılıyor.
Gerçi bir kitap da ben yazacağım ama önce Atilla bey, söz büyüğün..."
O susunca ben de musluğu kapattım.
Kâğıt havlu kabı yine boştu, ıslak ellerimle aynadaki aksimin bir kaç tutam saçını şöyle bir düzeltip tuvaletten çıktım. Tören bitmiş, davetliler AKM'den Beyoğlu'na doğru dağılmaya başlamışlardı.