Yazık U2 yine gelmiyor!

Önce kötü bir haberle başlayalım: U2 yine gelmiyor! Yıllardır tüm müzikseverlerin hayali U2'nun Türkiye'ye gelip konser vermesi. Her festival öncesi de U2 gelecek diye haberler çıkar.

Önce kötü bir haberle başlayalım: U2 yine gelmiyor! Yıllardır tüm müzikseverlerin hayali U2'nun Türkiye'ye gelip konser vermesi. Her festival öncesi de U2 gelecek diye haberler çıkar. Bu kez de Vodafone, U2'yu Türkiye'ye getirmek için harekete geçmiş. Kesenin ağzını sonuna kadar açarak hem de. Nihayetinde Vodafone, U2'nun Türkiye'ye gelmesi işini ayarlamış, parası filan da konuşulmuş helalleşilmiş. Ama Türkiye'ye insan hakları dersinden geçemediği için bugüne kadar gelmeyi reddeden Bono bey yine de emin olamamış. Ve Türkiye'ye gelmemek konusundaki tavrını değiştirmeden önce "Durun ben bir baktırayım" demiş. Türkiye'nin insan hakları karnesinin kırıklarla dolu olduğunu görünce de yüzbinlerce doları elinin tersiyle itip bu hal ve şerait altında Türkiye'de konser vermek istemediğini belirtmiş. Ne yazık değil mi?
Bu karamsar dedikodunun ardından keyifli bir mevzuya geçiyoruz. Milliyet Sanat'ın 35'inci yıl kutlaması perşembe akşamı Hilton'da gerçekleşti. Davetlileri kapıda Tuğrul Eryılmaz ve ekibi karşıladı. Milliyet Sanat'ın kızları gecenin en şıklarıydı kuşkusuz ve davetlilerin 'Manken gibi olmuşsunuz' iltifatlarını sonuna kadar hak ettiler. Hepsi birer Lady Diana gibi gece boyunca misafirlere kusursuz ev sahipliği yaptı. Tuğrul Eryılmaz ise rock star gibiydi. Aydın Doğan'ın da bulunduğu gecenin en ağır konuğu Ertuğrul Günay'dı. Yaşar Kemal, Ercan Karakaş, Şakir Eczacıbaşı, Elif Şafak, Zeynep Göğüş, Evin İlyasoğlu, Güher Pekinel, Balkan Naci İslimyeli, Küçük İskender, Ahmet Oktay gibi birçok konuğun Milliyet Sanat'ın yeni yaşını kutladığı gecenin en ilgi çekici ismi Nilüfer'di.
Hemen söylemeliyim bu kadar önemli ismin bir araya geldiği görkemli gecenin yemekleri de aynı görkemi taşıyordu. Diyebilirim ki uzun zamandır yediğim en güzel yemeklerdi.
Tiyatro dünyasında sular durulmak bilmiyor. Gazeteden okuduğuma göre Muhsin Ertuğrul da yıkılıyormuş ve bu sezon o sahneye oyun konmamış. Ama benim tiyatroculara iyi bir haberim var. Ödenekli tiyatroların sahneleri birer birer ellerinden alınırken özel tiyatrolar cephesinde yeni salonlar açılıyor.
Bu isimlerden biri de Dot'la 'Pillowman' adlı oyun yüzünden tatsızlık yaşayan Mehmet Ergen. Dot, İrlandalı yazar Martin McDonagh'ın 'Pillowman' adlı oyununu repertuvarına aldığını açıklamış, onun telif haklarını açıldığı yıl almış. Ama araya giren aksiliklerden dolayı bir türlü oyununu sahneleyememiş. Dot, geçen sezon sonu provalarına başlamış ve oyunun prömiyerini yeni sezona ertelemiş ama bu arada da telif hakkı süresi dolmuş. Oyunun telif hakkı süre yüzünden Dot'tan düşünce de daha önce aynı yazarın 'Inishmore'lu Yüzbaşı' adlı oyunun sahneleyen Ergen devreye girip 'Pillowman'in telif hakkını almış. Tabii hal böyle olunca iki taraf da biraz üzülmüş ama neyse bizim konumuz bu değil. Ben aslında tiyatroculara iyi bir haber vermek için başlamıştım paragrafa ama aklıma bu mesele de geldi. Evet bazı sahnelerin kapanma haberlerine üzülen tiyatro tutkunlarına müjde veriyorum. Mehmet Ergen bir tiyatro açıyor. Ergen, Talimhane'deki binalardan birini tiyatro salonuna çevirmek için kolları sıvamış. Ve en yakın zamanda perdelerini açmak istiyormuş.