Akatlar, Saracoğlu ve Arena

Büyükler', hangi rakiple oynarsa oynasın esasında hep birbirileriyle oynarlar. Misal kendilerine karşı bir hakem hatası yapılmışsa, bunu, o gün karşılaştıkları rakiple değil de ezeli rakiplerinin bir gün önceki maçıyla kıyaslarlar...

Beşiktaşlıların hafta sonu bakmaları gereken asıl yer Sivas değil Akatlar’daki mali genel kuruldu. ‘Hesap sorma’ vaadiyle göreve gelen Fikret Orman, 11 ayda Demirören’in yarattığı borçları ve davaları kapatmakla uğraştıklarını söyledi. Bir nevi ‘enkaz edebeyatı’ydı ama gerekliydi. Çünkü Beşiktaşlının 8 yıllık Demirören dönemine sık sık dönüp bakmasında fayda var, geleceğini kurtarmak için.

Diğer yandan kurulda çıkan tablo şu: Ey Demirören gel şu 106 milyonluk alacağından vazgeç biz de senin dönemini mahkeme kapılarına taşımayalım... İbra oylamasında Orman’ın tıpkı 2006’daki gibi el kaldırmaması ve ‘uzlaşmak gerek’ söylemi bunun kanıtıydı. Lakin aynı zamanda bir şirketi olan Beşiktaş’ın kendi içinde uzlaşması SPK denetiminden muaf olacağı anlamına gelmez ki dün SPK’nın yönetimde denetim raporlarını istediği ortaya çıktı. 3 Temmuz sürecinde de bir kaçkez değinmiştim: Borsada top sektiren bütün futbol şirketleri enine boyuna bir denetimden geçmeli, kime ‘iltimas’ geçilmişse ortaya dökülmelidir. Geçilmemişse de “Helal olsun” diyelim ve makas değiştirelim.

Pazar Fenerbahçe, pazartesi Galatasaray maçı... İki ‘büyük’ stadında ‘küçük’lere karşı yaratılan ‘kopya atmosfer’ler. “Vatandaş Türkçe konuş” diyenlere Şota’nın “Keşke Türkçe bilmeseydim” demek zorunda kalması sanırım bir cevaptır. Fatih Terim’in, yetmedi yardımcısı Hasan Şaş’ın tribünlere gönderilmeyi gerektirecek kadar çileden çıkmasına neden olan ‘hakem faciası’ nedir? Bilen varsa söylesin..,

‘Büyükler’, hangi rakiple oynarsa oynasın esasında hep birbirileriyle oynarlar. Misal kendilerine karşı bir hakem hatası yapılmışsa, bunu, o gün karşılaştıkları rakiple değil de ezeli rakiplerinin bir gün önceki maçıyla kıyaslarlar. Çünkü onlar için varsa yoksa ‘ezeli rakip’le olan münasebettir. Bezdirici, çok bezdirici bir rekabet bu...

NOT: Bu yazıyla Radikal Futbol’a veda ediyorum. Sayısal olmasa da fıtraten ‘derinliği yüksek’ Uğur Vardan kaptanlığında Efkan Bucak, Burak Kuru ve Onur Salman’dan oluşan kadroyla birlikte çalışmak büyük bir keyifti. Teşekkürler...