Alex 3 günde unutulur mu sandınız?

Alex ile Fenerbahçe'nin yolları 2010-11 sezonunun başında ayrılmıştı!..

Alex ile Fenerbahçe’nin yolları 2010-11 sezonunun başında ayrılmıştı!.. Aykut Kocaman, daha o vakit ‘Alex’siz denemeler’e girişmişti. ‘Özer Hurmacı aşısı’ tutsaydı belki bu ‘operasyon’ daha ‘kansız’ olacaktı.

Kocaman, Bağış Erten’in arzuladığı ‘Alex’in Santillana’laştırılması’ girişimini geçen sezon da yapabilirdi fakat ona da ‘3 Temmuz operasyonu’ mani oldu. Yine de 12 Mayıs 2012’deki şampiyonluk maçında ‘Alex’siz başarı’ ıspatına soyundu Kocaman. Tutmadığı gibi taraftar şampiyonluğun kaçmasını Alex’e kesik atılmasına bağladı. Zaten geçen sezon birçok maçtan sonra taraftar, Kocaman’ın ‘sahaiçi yansıması’na pek güven duymuyordu. Maç çıkışında evlerine dağılan taraftarlardan bu ‘güvensizlik ifadeleri’ni sıkça duydum, Boğa’ya kadar yürürken. Kazanılan maçlardan sonra bile... Ancak özellikle 3 Temmuz sürecindeki ‘sahadışı duruşu’ hocaya açıkça “Git” dedirtmiyordu; ‘dosta düşmana’ karşı.

Yıllardır övdüğümüz ‘Kocaman duruşu’ aslında onun Fenerbahçe koltuğunu 2011’deki şampiyonluk sonrası gitmesini de gerektiriyordu. Zira Kocaman, Alex’in ‘koşu değerleri’ni nasıl arttırdığını anlatmaya hazırlanıyordu ki Başkan, “Alex’i ben oynattım” diyerek, payeyi kendisine biçti. Başkan 2001’de de “Takımı Denizli değil ben şampiyon yaptım” dediğinde Mustafa Denizli, hiç değilse, ‘müstehzi bir gülümseme’ ile karşılık veriyordu. Aykut Hoca ise sessiz kaldı; Başkan anons yaptığında da, soyunma odasına indiğinde de... Oysa Aykut Hoca, kendisine eşofmanlar verildiğinde “Ben gelirim Alex gider. Baştan anlaşalım” deseydi bugün daha çok ‘kendi yarattığı iklim’de yaşıyor olabilirdi. Bu kavle varılmadan yola çıkılınca da rüzgâra göre tavır almak zorunda kalırsınız: Özer tutmaz Alex’e eliniz mahkûm olur. Sonra Alex’e uzattığınız el boşta kalır. Heykelin açılışına da gitseniz oyundan çıkarken size gülümsemez... Neden? Çünkü ‘hava dönmüştür Alex’ten, Alex’ten yana’!

Sanırım Alex’e A2 forması verilirken bu işin ‘üç gün konuşulup’ unutulacağı sanıldı! Va sanırım Aziz Başkan, 3 Temmuz desteğini ‘kişi kurum ayrımı’ yaparak, sadece kendi şahsına saydı... Peki şimdi Alex’in onca asist ve golünü kime mal edeceğiz? Kuruma mı, kişiye mi? O heykelin dikilmesi hiç mi bir şey anlatmadı? Taraftar dediğiniz sadece kayıtsız şartsız sizi hem statta hem mapusta hem de Feneriumlarda destekleyen midir?