Doğacak Güneş, açacak çiçek!

Beşiktaş yine 'sevilen' bir hoca aldı ancak son mali ve idari genel kuruldaki tablo, artık 'sevindiren' hoca istiyor. Maalesef 'şerefli ikincilik'ler söylemi genç kongre üyelerine bir 'masal' gibi geliyor.

Dördüncü sezonuna üçüncü hocayla başlayacak, Fikret Orman yönetimi.. Samet Aybaba ile 4 yıllık kontratın ancak 1, Slaven Bilic ile de, son yılı opsiyonlu 3 yıllık kontratın 2 yılı eda edilebildi. Şimdi, yine opsiyonlu, 3 yıllık Şenol Güneş dönemi.

Bilic’in müzisyenliği, hukukçuluğu ve sosyalistliği epey gürültü koparmıştı! Peki Şenol Güneş? O bir öğretmen. Tipik bir ‘Anadolu’daki idealist öğretmen’... Her toplantısında memleket futbolunun nasıl kalkınacağına dair genel fotoğraflar çeker. Çok şey anlatmak isterken konuyu çokça da dağıtır. O yüzden ‘üç puan’ sığlığıyla geçinenler için o ‘anlaşılmaz’ bir hocadır.

TOKLAR VE AÇLAR

Ocak 2011’de Antalya’daki TSYD seminerinde ‘günümüz futbolu’ için yaptığı tanımlamayı en değme ‘sosyalist hoca’dan henüz duymamışızdır. Radikal’de manşet yaptığımız sözleri şöyleydi Güneş’in: “Eskiden açlar top oynar, toklar izlerdi. Bugün toklar oynuyor açlar izliyor.” Başka sözler de sarf etmişti. Misal: “Biz fakirdik ama ben denize de giriyordum, organik meyve de yiyordum. Bugün zengin bir baba olarak çocuğumu yüzmeye götürecek yer de bulamıyorum organik meyve de. O yüzden kime mutlu denir, bilemiyorum.

YARATTIĞI ALGI: KAYBEDEN

Beşiktaş’a Güneş doğacak mı? 48 yıl aradan sonra gidilen Dünya Kupası’nda elde ettiği ‘Dünya üçüncülüğü’ beğenilmeyen Şenol Güneş, futbol kamuoyuna karşı ‘basit oynamayı’ bilmediği için başarılarını pek köpürtememiştir. Oysa saçını arkaya tarasa bile işi bağlardı(!) Kulüp takımlarıyla verdiği mücadelelerde, moda deyimle, bir ‘loser/kaybeden’ olarak görülür. Onun da bazen abartıya kaçan ‘yakınmalar’ı, bu algıyı güçlendiriyor.

Siyah beyaz günler, Güneş’in kendisine dönük olumsuz yargıları kırmak için belki de son fırsat. Diğer yandan Güneş’in Beşiktaş’a gelişi taraftar üzerinde ‘limoni’ bir etki yaratmış durumda. Kime sorsam “Yani...” tadında. Bilic’in gelişindeki coşku. Bunun bir nedeni Güneş’i tanıyor olmak fakat bence asıl neden yönetime duyulan güvensizlik... Maalesef ‘beyaz yalanlar’, insanların inancını epey bir törpüledi. Motivasyonla karıştırılan ‘umut tacirliği’nin bumerang etkisi... Beşiktaş yine ‘sevilen’ bir hoca aldı ancak son mali ve idari genel kuruldaki tablo, artık ‘sevindiren’ hoca istiyor. Maalesef ‘şerefli ikincilik’ler söylemi genç kongre üyelerine bir ‘masal’ gibi geliyor. Kaldı ki uzundur süredir ikinciliğin her türlüsü de görülmez oldu. Sevilen hoca Güneş’in sevindirmesi için olmazsa olmazlar:

1-Stat yetişene kadar maçlar mutlaka İstanbul’da oynanmalı.

2-Bir lider oyuncu alınmalı.

3-Taraftarın desteği sağlanmalı.

Beşiktaşlılar, her yeni gelene büyük bir umutla marşını, şarkısını peşinen seslendirir. Ahval ve şerait Güneş’e şart koşuyor: “Doğacak güneş, açacak çiçek,...