Gerilim sahaya yansımayınca

3 Temmuz 2011 değil, Aralık 2010’dan beri (Kocaman-Güneş penaltı tartışmaları) birbirileriyle saha içinden çok saha dışında kavga eden iki kulüp: Fenerbahçe ve Trabzonspor... Birbirlerinden bezmişler sanki; apaçık bir zihinsel yorgunluk var.
Eskiden aralarındaki ‘yüksek tansiyon’ bize keyifli bir maç vaat ederken bugünse bir ‘tedirginlik’ nedeni; saha dışına dair. Geçen sezon oynanan dört maçın saha içinden hiç bir tat alınmadı çünkü saha dışı hep rol çaldı. İstanbul’daki ‘gurbetçi’lerine kendisini ‘malum sezonun şampiyonu’ olarak karşılatan Trabzonspor, dünkü maç öncesi de yine ‘gerilim katsayısı’nı artırdı. Ancak müsabakanın sadece kadın ve çocuklara açık olmasından ötürü stat içindeki elektrik düşüktü.
‘­­+12 erkekler’e konulan yasakların kabarmasıyla birlikte Fenerbahçe’nin kadın ve çocukları tribünde epey bir mesafe kaydetmiş. Acemilik dönemlerinde defansın kendi arasındaki paslaşmalarını dahi alkışlayan kadın ve çocuklar, artık daha seçici davranıyor. Alex de Souza istisnası hariç! Topun Brezilyalı ile sahanın neresinde olursa olsun her buluşmasını ‘kutsal’ sayıp çığlıklar eşliğinde alkışlıyorlar.
Yeşil sahaya dair izlenimlere gelince... Trabzonspor, Burak Yılmaz üzerine oluşturduğu ezberin bozulmuş olmasının sıkıntılarını aşabilmiş değil. ‘Burak’ı kaçırmaya’ endeksli basit oyunun yerine oturtulmaya çalışılan çoğulcu hücumdan ürün almak için daha çok emek verilmesi gerekiyor. Ve elbette Sapara bir Colman değil!
Fenerbahçe’de ise Alex sanki biraz ‘utangaç’ oynuyor. Bu algıya belki de Stoch’un ortalıkta çok fazla cirit atması da neden olmuş olabilir. Slovak oyuncunun biraz da ‘İlk 11’e yerleşme arzusundan kaynaklanan aşırı ama verimsiz karıştırıcılığı, insana, temposu haksız bir şekilde neredeyse ‘Oblomovluk’ noktasına getirilen ‘Alex yavaşlığı’nı aratıyor! Hani topu koşturmak daha evla değil mi? Nitekim, Sarı-Lacivert renkli tehlikeli dakikaların çoğunda Alex’in ayağı vardı.
Bordo-Mavi ton biraz daha ağır olsa da ilk bölümde dengeli bir oyun vardı. İkinci yarıya da Trabzonspor daha arzulu başladı. Son bölümde evsahibi de oyunu kazanması gerektiğini düşünerek cüretkâr davrandı. Bu bölüm aynı zamanda karşılıklı telaşın da arttığı bölümdü. Tek tek hele ki Olcan’ın son iki pozisyonu düşünüldüğünde üç puanı kaçıran konuk ekipti.
Sonuçta iki kulüp arasında var olan gerilimin, taraftarların sadece çocuk ve kadınlardan oluşması nedeniyle tribüne yansımamasından Trabzonspor faydalandı. Çünkü gerilimli geçen son dört maçta da Bordo-Mavililer zararlı çıkmıştı.
Mesaj gayet net!...