Savcı Berk bahis mi oynadı?

Şike davasını izleyenler, genel olarak tüm sanıkların savunmalarının iyi olduğunda hemfikirdi.
Diğer yandan Fenerbahçeliler, savunmalarından, ikinci bir iddianame çıkardı. Başta Aziz Yıldırım olmak üzere, sanıkların savunmalarının özeti şuydu: Geçen sezon Trabzonspor, Manisaspor maçıyla birlikte sürekli şike ve teşvik girişimlerinde bulundu, biz de onları engellemek için çalıştık!
Trabzonluların, Manisa’daki eski oyuncularını kullanma ihtimaline karşılık Fenerbahçe, Hikmet Karaman’ı uyarıyor. Şu meşhur ‘dikim’ kelimesi de burada kullanılıyor. Buna göre ‘dikim’ uyarmak manasında kullanılıyor. Gençlerbirliği ve Karabükspor üzerinde de benzer şekilde yöntemlere girişen Trabzon, nihayet Sivasspor’a ve Eskişehirspor’a ise milyonlar gönderiyor. Evet, bunlar Fenerbahçe’nin savunmasındaki iddailar ki Sivasspor’a Trabzon eşrafından milyonların gönderildiği iddiasını Sivasspor Başkanı Mecnun Otyakmaz da doğruladı. Buna karşın Eskişehir’e para gönderildiği iddiasını Bülent Uygun yalanladı.
İşin özeti şu: Trabzon şike ve teşvik için, Fenerbahçe ise onu engellemek için çalışıyor. Aziz Yıldırım, savunmasında şöyle demişti: “6222 no’lu yasaya göre Savcı Mehmet Berk suç işlemiştir. Çünkü yasaya göre şike girişimlerini bilip de anında ihbar etmemek suçtur. Yoksa Berk bahis mi oynadı.” Elbette Yıldırım, ironi yapıyordu lâkin “Siz neden Trabzon’u ihbar etmediniz” denilerek, aynı ironi onlar için de yapılmaz mı? Bu ‘ironik’ durumu avukatlarla da paylaştım ve “Yani tabii” cevabını aldığımı da belirtmek isterim. 

İktidardan gelen işaret
Davadan TFF seçimlerine bağlanalım. Hasan Doğan’dan itibaren TFF başkanları iktidarın işaret ettiği isimler oldu. Güya özerk olan futbol, nihayetinde Demirören’i seçerken de siyasi rüzgârı arkasına aldı. Demirören olmasıydı başkan seçilebilecek Ata Aksu ise aday bile olamadı. Fakat, şampiyonluk kupası isteyen Trabzon ile yarım puanının bile silinmesini istemeyen Fenerbahçe’nin aynı aday üzerinde ittifak sağlamasını da anlayabilmiş değilim. Yeni başkan Demirören, iki tarafı da memnun edecek nasıl bir formül bulmuş? Zira Ankara’da çözüm oylanmadı. Sadece, “Ben halledeceğim” diyen fakat bunu nasıl yapacağı bilinmeyen bir isime kerhen oy verildi, o kadar...