Sportif direktörlük beyaz bir yalan mı?

Memleket futbolu bir kez daha sportif direktörlükle imtihana girecek. Fenerbahçe, Giuliano Terraneo ile Trabzon da Süleyman Hurma ile anlaştı. Beşiktaş, hocasına bu koltuğu kabul ettiremezken Galatasaray ise, ihtiyaç duymadı.

Yine, yeni, yeniden sportif direktörlük... Fenerbahçe, bir ilke imza atıp yabancı birini; Giuliano Terraneo’yu sportif direktörlüğe getirdi. Sarı lacivertli kulübün başkanı Aziz Yıldırım, Levent Ersalman ve Hasan Hakkı Yılmaz ile iki defa CEO’luk, Aykut Kocaman ile sportif direktörlük denemelerinde bulundu ama amacına ulaşamamıştı. Misal Kocaman, pek anlaşamadığı Daum’un yerine   eşofmanları giyip sahaya inmişti. Galatasaray’da da zaman zaman bu makama birileri geldi gitti. Eskilerde Mustafa Turgun, yakınlardaysa Bülent Tulun... Lakin takımın başında Fatih Terim varsa, futbolun tüm anahtarları ona teslim edilir! Abdurrahim Albayrak görevdeyse, futbolcuların ağabeyi de, amcası da, dayısı da odur! Trabzonspor, yakın zamanda Giray Bulak ve Ünal Karaman denemlerinde bulundu fakat bu isimler yılı bile dolduramadılar görevde.

SPORTİF DİREKTÖRE GÜNEŞ DOĞMUYOR!

Ve Beşiktaş... Nasıl ki teknik direktör arandığında illa ki Mircea Lucescu adı ortaya atılıyorsa sportif direktörlük denilince de bir ‘Metin-Ali-Feyyaz’ fantezisi muhakkak yapılır! Başkan Fikret Orman ise, 2013’te Önder Özen sürprizi yapmıştı. Tanışma toplantısında öyle bir tablo çizdiler ki hepimiz memleket futbolu adına heyecanlandık. Öyle ya, Orman, ‘Özen’li model’ üç yıl içinde Avrupa’da kupa kaldırma hedefinden söz ediyordu. O üç yılın ikisi bitti. Elde ne Önder Özen var, ne de Avrupa kupası ... Bilakis o kupanın hayalini kurduran teknik direktöre de yol verildi. İki yıl önc “Futbolla ilgili bana hiç bir soru sormayın” diyen Orman bugün gelinen noktada elinde liste transfer peşinde koşuyor(!)

‘Yeniden yapılanma’, ‘kurumsallaşma’ derken başkan, bir yandan Kadir Ağabey ile stadın çatısını çatmaya, diğer yandan da yeni hocası Şenol Güneş’e de takıma bir ‘ağabey’ getirilmesini kabul ettirmeye çalıştı. Ancak Karadenizli hoca “Tek patron benim” diyerek bu makama cevaz vermedi. Koca Guardiola’lar, Ancelotti’ler, Mourinho’lar sportif direktörün gölgesinde ezilmezken bizim hocalar nedense kendilerine yakıştıramıyorlar!

YILDIRIM’IN TAVRI BELİRLEYİCİ OLACAK

Sportif direktörlük ipine Fenerbahçe ile Trabzonspor, yeniden sarıldı. Gelecek sezonda 14 yabancı hakkının olması Fenerbahçe’yi yabancı bir sportif direktöre yönlendirdi: Giuliano Terraneo... İtalyan spor adamın yabancı bir hoca ile (Vitor Pereira) çalışacak olması avantaj. Ancak Aziz Yıldırım gibi güçlü bir başkana bağlı olması da dezavataj gibi duruyor.

Fenerbahçe’de bu işin tutup tutmaması tamamen Yıldırım’ın kendisini ne kadar kontrol edip etmeyeceğine bağlı.

Bordo mavililer ise, bir ‘Kayseri efsanesi’ne dönüşen Süleyman Hurma ile sportif direktörlük için tekrar ‘vira’ dedi.

Başkan kadar teknik direktörle sportif direktör uyumu ve görev paylaşımı da sistemin başarılı olmasında temel etken oluyor. Açıkçası Yanal ile Hurma, ‘transfer listesi’nde çatışırsa bu iş başlamadan biter!

Sportif direktör, hocayı da kapsayan takımla yönetim arasında bir bariyerdir. Kurulan takımdan sorumludur ve yönetime de hesap vermek zorundadır. Futboldan gelmiş; üzerine işletme ve iletişim gibi alanlarda da eğitim almış isimler bu işte ideal görünür. Memlekette sportif direktörlük bugüne kadar biraz çalakalem yapıldı. Günü kurtarmaya yönelik bir ‘top çevirme’ olarak kullanıldı.

Sportif direktörlerin Türkiye’de başarılı olabilmesi için şunlar şart:

Kulübün kurumsallaşmasını tamamlaması lazım.

1. Sportif direktör CV’siyle karizmatik olmalı.

2. Teknik direktör tarafından saygı duyulmalı.

3. Başkanlar egolarına yenik düşmemeli.

4. Transfer politikası şeffaflaşmalı.

İşin özü, futbolun oluşturduğu pastada kulüp çıkarından başka hiç bir çıkar olmayacak. Aksi halde hiç bir ‘direktörlük’ fayda etmez ve ‘beyaz bir yalan’dan öteye geçmez. Temenni odur ki Fenerbahçe de Trabzonspor da bu müesseseyi kalıca hale getirsinler...