Vizeleri geçti, peki final sınavı?

Ligin son düzlüğünde siyah beyazlıların kaderini, rakibinin alacağı sonuçların yanı sıra, 'vizeleri' iyi olan Güneş'in bazı kesimlerde şüphe uyandıran 'final sınavları' belirleyici olacak.

Süper Lig’de geri sayıma geçildi. Bu zamanlar, statlara gittiğinizde çim kokusunu duyduğunuz zamanlardır. Takımınız da şampiyonluk potasındaysa, baharın coşkusu bir başka olur... Şu sıralar siyah beyazlılar da sarı lacivertliler de o kokuyu duyuyor.
Fenerbahçe, ligin başındaki Beşiktaş verimliliğine ulaştı. Yani, yedeğin de as oyuncu kadar skora etki ettiği bir takım hüviyeti oluştu. Beşiktaş ise, kazansa da, övülen süratli dikine oyunundan ödünler vermeye başladı. Çünkü iki maçının ertelenmesiyle ikinci yarıya geç girdi. Bu durum da ister istemez takımın kimyasını etkiledi.
Gökhan Töre, sahada olup iyi oynadığında Beşiktaş, ‘neşe’ verir. Hele ona Quaresma da eşlik ederse, neşe katlanır. Ancak Töre, bu sezon bir türlü istikrarı yakalayamadı. Sezon başında Quaresma ile ego sorunu, devre arasındaysa transfer söylentileri nedeniyle kafa bulanıklığı yaşadı.

ŞENOL GÜNEŞ’İN FİNAL SINAVI

Beşiktaş’ın en büyük şansı, Töre’nin su koyuverdiği haftalarda Quaresma’nın sazı eline alması oldu. Portekizli, sahaya koyduğu karakterle, ‘siyah beyaz bir mutlu son’u çok istediğini ortaya koyuyor.
Ligin ilk devresinde parmak ısırtan Oğuzhan da gözle görülür bir düşüş var. Onun yalpaladığı yerde ise, Sosa takımı omuzladı. Arjantinli, Güneş’in çaresiz kaldığı anlarda attığı frikik golleriyle derman oldu.
Kaleci Tolga Zengin, ikinci devrede de goller yedi fakat şu ana kadar bunların hiçbirinde bariz bir kusuru olmadı.
Boyko’nun gelişiyle hırslanan Tolga, müdanasız oynamaya başlayınca fark yarattı.
Ve Gomez... Gol kaçırma oranı, atma oranından fazla olmaya başladı.
Ancak yine de taşıyıcı, rahatlatıcı ve güven verici...
Sonuçta Beşiktaş’ı, ligin ikinci yarısında şu ana kadar Tolga-Sosa-Quaresma-Gomez’den oluşan omurga taşıdı.
Ligin son düzlüğünde siyah beyazlıların kaderini, rakibinin alacağı sonuçların yanı sıra, ‘vizeleri’ iyi olan Güneş’in bazı kesimlerde şüphe uyandıran ‘final sınavları’ belirleyici olacak. 9 haftanın şifreleri şu 11 maddede saklı:

TÖRE’Yİ MUTLAKA DEVREYE SOKMALI

1-Geçen sezon Kadıköy’deki derbi, Slaven Bilic’in stratejik hatalarından kaybedilince, şampiyonluğa olan inanç büyük oranda törpülenmişti.
2- Beşiktaş, bu sezon da yakaladığı avantajı Kadıköy’de yine harcadı. Ama bu sezon derbi sonrası kayıp yaşanmaması önemli bir fark.
3- Yönetim, geçen sezon ödemelerde sıkıntı yaşayınca takımda sümenaltı edilen bir huzursuzluk yaşanmıştı. Aynı kusurun tekrarlanmaması elzem.
4- Yine geçen sezonun iki önemli taşıyıcısı Demba Ba ve Gökhan Töre, son düzlükte durunca takımın yaraları daha da derinleşmişti.
5- Demba Ba’nın Mario Gomez, Gökhan Töre’nin de Quaresma ile telafi edilebiliyor olması Şenol Güneş’in büyük kazançlarından biri.
6- İddia edildiği gibi satılmış olsa bile Gökhan Töre, iyi bir profesyonel olduğunu ortaya koyup, kalan haftalarda katkı vermeli.
7- Güneş’in final haftalarında Töre’nin dışında Cenk, Tolgay ve Kerim’i kullanma biçimi de takımın derecesinde etkili olacak.
8- Geçmiş sezonlarda Beşiktaş, sakatlıklardan çok çekti. Bu sezon nazarlık bir durum oluştu ama son haftalarda arızalar artar oldu.
9- Protesto bitti, taraftar döndü. ‘Küfür’ ve ‘çirkin tezahürat’a yenik düşmezlerse, Güneş ve ekibi, 12. adam lüksüne de sahip olacak.
10- Vodafone Arena da bitiyor. Ama iddia sürerken mekân değiştirmek ferahlatır mı, emin değilim. Güneş’in de kuşkuları olduğunu biliyorum.
11- Başa baş giderken ilk puan yitiren şampiyonluğu da büyük ölçüde kaybedecektir. Dolayısıyla bu hafta sonuna dikkat kesilebiliriz.
Şampiyonluk yarışında tecrübe yabana atılır mı? Elbette hayır. Son yıllırda illa ki ilk ikinin içinde yer alan Fenerbahçe, ziyadesiyle tecrübeli. Ancak Beşiktaş’ın bu kadrosunun da üç sezona dayanan bir birikimi var. Ve bence bu sezon bu Beşiktaş kadrosunun son şansı....