AB konusunda hükümet dürüst olmalı

Egemen Bağış, AB'den sorumlu bakan ve başmüzakereci. Ciddi bir hükümette hemen istifa etmesi, olmadı görevden alınması gerekirdi.

AK Parti, muhalefetin de desteğiyle askeri vesayeti dondurdu. Ordu bir süre daha doğru durursak kışlasına geri gelmemek üzere geri dönecek. Bu gelişmeden sonra AK Parti AB ile ilişkileri de dondurdu.

AK Parti’nin AB konusunda isteksiz, çabasız, hatta AB bize üye olmak istiyormuş gibi bir izlenim veren tavrı hükümetin AB konusunda bir ‘tel sarar tel sarar’ diplomasisine kaydığını gösteriyor. Yani AB sürecini bitirmeye cesaret edemiyorlar, o yüzden süreci sürüncemede bırakmak için uğraşıyorlar.

AB konusunda son 3 yıldır ciddi bir olumlu adım atılmadı. Son 36 ayda bir tane dahi yeni başlık açılmadı. Daha da kötüsü önceden açılan 13 başlıktan biri hariç hiçbiri kapatılamadı. Bu hızla devam edersek zaten 2071 hayali bile göremeyiz.

Bu ay ‘Bölgesel Politikalar ve Yapısal Araçlar’ isimli bir başlık daha açılacaktı. Gezi Parkı eylemlerinin 3 göstericinin hayatına, 12 kişinin gözüne ve 7844 insanın darbına rağmen hâlâ bitmemiş olması, verilen sözlere rağmen parkın dağıtılması ve arkasından gelen AB eleştirilerini Erdoğan’ın dikkate almaması, bir de üzerine AB Parlamentosu’nu, dikkat edelim dahil olacağımız parlamentoyu, ‘tanımadığını’ söylemesi AB ile ipleri kopma noktasına getirdi.

Egemen Bağış’ın hataları

Tüm bunların üzerine mevki ve had bilmeden Egemen Bağış’ın Almanya Başbakanı’nın Türkiye’ye karşı durursa Sarkozy gibi seçim kaybedip balığa çıkacağını söylemesi tüm diplomatik teamül ve kuralları çiğnemek oldu. Almanya’nın önemsiz bir bakanının Erdoğan’ı böyle tehdit ettiğini düşünebiliyor musunuz?

İpler koptu. Diplomatlar çağırılıp uyarıldı. Egemen Bağış sıradan bir bakan değil, AB’den sorumlu bakan ve başmüzakereci. Ciddi bir hükümette hemen istifa etmesi, olmadı görevden alınması gerekirdi.

Dışişleri Bakanlığı bu krizin üzerine AB ile ilişkileri yöneten Egemen Bağış’ın ağzından çıkanların ‘Türkiye’nin resmi görüşü olmadığını’ açıklamak zorunda kaldı. AB’ye AB’den sorumlu bakanın ettiği lafların Türkiye’nin resmi görüşü olmadığını söylemenin kulislerde nasıl alay konusu olduğunu, ciddiyetsizlik olarak algılandığını, Dışişleri’nin bunu yaparken nasıl sıkıntıya girdiğini tahmin edersiniz.

Artık yanıt verilsin

Bu gelişmeler üzerine AB fasıl açma kararı almadı. Tekrar ediyorum. Fasıl açılacaktı, açılmadı. Türkiye basını sanki açılmış gibi bir hava yaratıyor. Yanlış. Olan, faslı açmayı ertelemek oldu. Zaten fasıllar üyelik müzakereleri sürecinde açılmak zorunda. Her fasıl ileride bir gün zaten açılacak. Açılmayan fasıl kapalıdır. Kafa karıştırmayalım.

Ne zaman açılacak? Önce son İlerleme Raporu açıklanacak. Gezi’den önce dahi hükümeti demokratikleşme konusunda sertçe eleştiren son iki raporun Gezi’den sonra AK Parti’de soğuk duş etkisi yaratacağına herkes emin. Bu rapordan sonra Türkiye’nin tavrı incelenecek ve AB Genel İşler Konseyi, AB ve AK Parti hükümeti arasında yapılacak toplantı tarihini belirleyecek. O toplantıdan sonra belki fasıl açılacak.

Tüm bu sürecin adı AB sürecinin durduğudur. Bu noktada hükümetin Türkiye toplumuna açıkça ve dürüstçe söylemesi gerekiyor. Ya AB konusunda başarısız oldu ya da vazgeçti. Vaz geçtiyse Türkiye’nin geleceğini nerede görüyor? Başarısız olduysa AB sürecini işleyecek duruma getirmek için ilgili başarısız bakanları kimlerle değiştirecek?