AK Parti eğitimde başarısız. Nokta.

Eğitimsiz ya da kötü eğitilen halk mutsuzdur. Çevresinde olan biteni anlamaz. Korkar. Endişelidir. Gelişemez. Güdük kalır.

Selçuk Şirin aradı. New York Üniversitesi’nde hocadır. “PISA 2012 sonuçlarını gördün mü” diye sordu. Aklıma yan yatmış bir kule geldi. Yanılmamışım, bizim eğitim sistemi yan yatmış.

OECD, dünya ekonomisinin % 80’ini üreten 65 ülkede 3 yılda bir, bir araştırma yapıyor. PISA, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı demek. Amaç, bu ülkelerin eğitim seviyesini ölçmek ve gelişme olup olmadığını görmek.
Türkiye, ilk olarak 2003’te bu araştırmaya dahil oldu. Yani AK Parti iktidara geldikten hemen sonra. Takip eden AK Parti iktidarı boyunca 2009 ve 2013’te PISA sonuçlarını aldık.

Genel olarak baktığımızda Türkiye 2003’te neredeyse şimdi de orada. Genel sıralamada OECD ülkeleri arasında sondan üçüncüyüz. Puanlarda yukarıya doğru bir parça kıpırdanma var. Ancak bu genel bir trend, Türkiye’ye özgü bir gelişme değil. Araştırmada Türkiye’ye dair tek güzel haber PISA’yı uygulamaya devam etmesi. Ortaya çıkan sonuçlar yerimizde saydığımızı gösteriyor.

Eğitimin karnesi
Hızlıca nerede olduğumuza bir bakalım: Matematikte sıralama şöyle: 1-Şanghay/Çin 613 puan, 2-Singapur 573, 3-Hong Kong/Çin: 561, 4-Çin Taipei: 560, 5-G. Kore: 554, 6-Macao/Çin: 538, 7-Japonya: 536, 8-Liechtenstein: 535, 9-İsviçre: 531, 10-Hollanda: 523… 44-Türkiye: 448.

Okuma ve anlamada durum aynı: 1-Şanghay/Çin: 570, 2-Hong Kong/Çin: 545, 3-Singapur: 542, 4-Japonya: 538, 5-Kore: 536, 6-Finlandiya: 524, 7-Çin/Taipei-İrlanda-Kanada: 523, 8-Polonya: 518, 9- Liechtenstein-Estonya: 516, 10- Avustralya-Yeni Zelanda: 512, 42-Türkiye: 475.

Genel sıralamada 64 ülke arasında; matematikte 42’nci, okumada 41’inci, fen bilgisinde 43’üncü sıradayız. Okuduğunu iyi anlamayan, bilimsel gelişmenin temeli olan fende başarısız, matematiği kotaramayan bir Türkiye geleceği yaratıyoruz.
Önce bunun en önemli sonucunu söyleyelim: Mutsuzluk. Eğitimsiz ya da kötü eğitilen halk mutsuzdur. Çevresinde olan biteni anlamaz. Korkar. Endişelidir. Gelişemez. Güdük kalır.

Daha da önemlisi iktisadi gelişmenin dinamosu olan bilimsel gelişmeden uzak kalır. Yaratıcı sektörlerde yarışın dışına itilir. Böylece artı değeri yüksek bir üretim sistemi kuramaz.

Neden başarısız?
AK Parti, çağdaş eğitim biliminin gereklerini yerine getireceğine, eğitim sistemini ideolojik dönüşümün dinamosu haline getirmeye çalışıyor. AK Parti’nin esas amacı; aslen meslek lisesi olan imam hatipleri olabildiğince arttırırken düz lise ve meslek lisesi arzını düşürerek Erdoğan’ın aklındaki ‘daha İslami düzen’in neferlerini yetiştirmek.

Ancak bu konuda dahi başarısız. Hangi sistem, yol, teknikle, kaç sınavla, kaç yılda ve nasıl bunu yapabileceğini de bilmiyor. Ortalama 2.5 senede bir milli eğitim bakanı değiştiriyor. Her bakan önceki bakanın yaptığının yanlış olduğunu fark edip düzeltmeye çalışırken iyice batırıyor.

Bu sonuçların bir başka gizli nedeni daha var: Çocuklarımızın yaklaşık beşte birinin anadili Kürtçe. Okuma yazma, matematik ve fen öğreneceklerine uzun süre yalnızca Türkçe öğreniyorlar.

Sonuç olarak AK Parti son 10 yılda eğitim politikaları konusunda başarısız olmuştur. Türkiye’yi geleceğe hazırlamak yerine, yeni kuşağın yerinde sayması için elinden geleni yapmıştır.