AK Parti plebisit yapmayacak

Bu plebisiti kaybetmek, zaten AK Parti için İstanbul'u tekrar kazanmanın zorlaştığı bu günlerde büyük bir darbe olacaktır.

Gezi Parkı eylemleri başarıyla sonuçlandı. Erdoğan konuyla ilgili “Birileri Taksim Gezi Parkı şöyle olmuş, böyle olmuş, orada gelip gösteri yapacaklar şudur budur vesaire. Ne yaparsanız yapın, biz kararı verdik, verdiğimiz gibi bunu işleyeceğiz” dedikten yaklaşık iki hafta sonra sorunun bir plebisitle çözüleceğini, mahkeme parkın yıkılmasını onaylasa bile meseleyi halka soracaklarını söylemişti.

Jet hızıyla çıkan idare mahkemesi kararı Erdoğan’ın üzerindeki baskıyı hafifletti. Böylece yanlış yaptığını itiraf etmek zorunda kalmadı. Meseleyi hukuka havale etti. Mahkeme Kültür Bakanlığı’nın yeni savunması gelene kadar yürütmeyi durdurma kararı verdi. Bakanlığın bu noktada güçlü bir savunma vermeyeceğini tahmin ediyorum.

Plebisit zaten yok

Erdoğan öncelikle bir referandumdan bahsetmişti. Ancak referandum anayasal olarak Gezi Parkı için yapılamaz. Çünkü ancak anayasal meseleleri bütün ülkeye referanduma sunarsınız.

Plebisit olasılığı 5393 no’lu ve 3.7.2005 tarihli Belediye Kanunu’nda yok. Kanunun 15. maddesi “Belediye, belde sakinlerinin belediye hizmetleriyle ilgili görüş ve düşüncelerini tespit etmek amacıyla kamuoyu yoklaması ve araştırması yapabilir” diyor.

Plebisit ve referandum eşanlamlı Latince kökenli sözcükler. Plebisit Roma İmparatorluğu’nda ortaya çıkmış. Aslen “Pleblere yani ayak takımına bir soralım” anlamı var. Referandum ‘refero’ sözcüğünden geliyor ve geri getirmek demek. Yani işin aslına dönüp bir sormak.

Ne yapılacak?

Belediye Kanunu’na göre bağlayıcılığı olmayan bir kamuoyu yoklaması yapılabilir. İlçeler düzeyinde daha önce yapıldı. Mesela Şişli Belediyesi’nde Mustafa Sarıgül bazı sokakların yayalaştırılması kararını halka bıraktı ve halkın tercihi karar olarak geçti. Bu sürecin ilki Şişli Merkez Mahallesi Sadıç Sokak’ın geleceği hakkında 2001 yılında yaşandı.

Yine aynı şekilde ülkedeki ilk plebisitlerden biri Altınoluk’un belediye olup olmaması üzerine 1957’de yapılmış. Başakşehir’de bir göletin doldurulması hakkında da plebisit benzeri oylama yapılmış.

Buna benzer oylamaların en önemli noktası sorunun nasıl sorulacağı. Nötr soruların sorulması gerekiyor ve yönlendirici sorular boykotla karşılaşıyor. AK Parti eğer kamuoyu yoklaması şeklinde bir plebisit yaparsa soruyu gayet nötr olarak sorması gerekiyor. Kadir Topbaş’ın Gezi Parkı’na bina yapmayı onaylamasından sonra düşen popülaritesini onarmak için nötr bir soru sorabileceğini bekleyebiliriz.

Ancak başka bir sorun var. Gezi Parkı eylemlerinin gayet sertçe ve Polis Hizmet ve Salahiyet Kanunu’nun birçok fıkrasının çiğnenerek bastırılması plebisitin AK Parti’nin tercih ettiği şekilde sonuçlanmasını engelleyecektir.

Dahası İstanbul’daki toplumsal muhalefet bunu Erdoğan’ın şahsi meselesi olarak tarif edecek ve sonuçta olası bir “Gezi Parkı’na kışla yapılsın mı yapılmasın mı” sorusu, AK Parti güvenoylamasına dönüşecektir.

Bu oylamanın planlanmasının alacağı zaman da hesaba katıldığında yerel seçimlerden üç beş ay önce böyle bir risk almanın isabetsizliği ortaya çıkar. Bu plebisiti kaybetmek, zaten AK Parti için İstanbul’u tekrar kazanmanın zorlaştığı bu günlerde büyük bir darbe olacaktır. Bu nedenle Gezi Parkı meselesinin AK Parti için mahkeme koridorlarına gömülecek bir mesele olacağını tahmin ediyorum. Yani ufukta bir plebisit yok.