AK Parti'nin dirisi mi CHP'nin ölüsü mü?

Önümüzdeki on yıl içerisinde merkez sağ ve merkez sola doğru bir birikim söz olacak.

Öncelikle “Bunlardan başka parti mi yok!” diye kızanları biraz daha üzelim. Yok. MHP, Kürt sorununun çözümüyle birlikte baraj altı kalacak ve sönümlenecek. Ne ironiktir ki “Orta Asyalı hemşerilerimiz bizim işlerimize konuyor” şeklinde bir ‘yabancı’ düşmanlığı da yapamayacaklar.
BDP? Eğer yerel özerklik, anadilde eğitim gibi sorunlar çözülürse BDP de sosyal demokrat bir partiyle bütünleşerek tarih sahnesinde yerini alacak. Kürt hassasiyeti normalleşerek Alevi hassasiyetine benzer bir hal alacak. İnşallah diyelim, sürece nazar değdirmeyelim. 

Geriye kalıyor iki parti

Önümüzdeki on yıl içerisinde merkez sağ ve merkez sola doğru bir birikim söz konusu olacak demektir. AK Parti demokrasi sınavından kaldı. Kürt sorununu çözelim diyor ama Kürt sorunu yok diyor. Yıllardır terörist başı dediği, Erdoğan’ın Bahçeli’den çaldığı iple “asarım, keserim” naralarıyla aşağıladığı Öcalan’la masaya oturuyor.

Doğru da yapıyor. Ama prensip açısından değil, tüccar pragmatizmi perspektifiyle. Yani uzun vadeli demokratikleşme sürecini kuracağına kısa vadeli siyasi kazanım peşinde. Sürdürülebilir bir süreç değil.

Kürt sorununu gerçekten çözebilecek tek parti olan CHP ise Kürtler kendinden nefret etsin diye elinden geleni yapıyor. Birgül Ayman Güler tarzı üç-beş ırkçı vekili parti içi siyaset dengeleri nedeniyle koruyacağım derken siyaseti gerdikçe geriyor.

CHP faşist ya da ırkçı değildir

 Yiğidi öldürelim, ama hakkını yemeyelim. Güler gibi zevatın varlığı CHP’ye yakışmaz. Faşist, ırkçı, MHP’li veya aşırı sağcı gazetelere bir bakın, yazarları sıraya girmiş, “Güler ne kadar da haklı” diye çırpınıyorlar. Merkez CHP’li gazeteler ve internet platformları Güler’in kendilerini rezil ettiğini biliyor ama yine de “CHP’ye operasyon çekiliyor” diyerek hedef saptırıyor.

Âkil ne kadar insan varsa Güler’in partiye zarar verdiğini görüyor. Emine Ülker Tarhan böyle bir rezaletin önünü açtığından ortalarda görünmüyor. Muharrem İnce eleştirilere “benle mi geldin” diye özetlenebilecek düzeyde yanıtlar veriyor. Yani herkes sıkkın. Konu bir an önce kapansın diye CHP dua ediyor. 

AK Parti pek mi Ak?

CHP’nin Güler gibi zevatının dahi inandığı ama AK Parti’nin örgüt bilinci, disiplini ve perspektifinde olmayan çok önemli bir şey vardır: Hukuk devleti bilinci. Yaklaşık 15 sene sendikalarda örgütçü, temsilci ya da yönetici olarak çalıştım. En son hâlâ üyesi olduğum Eğitim-Sen 6 No’lu Üniversiteler Şubesi’nde yöneticiydim. Zamanında muhafazakâr Kemalist birçok rektörle mücadele ettik. Hatta bizim gibi başörtüsü yasaklarına karşı bir solcuysanız neler çektiğimizi tahmin edersiniz.

O zamanlar Danıştay bir karar bozduğunda muhafazakâr Kemalist olsun, kültürel Atatürkçü olsun bütün CHP’liler, o karara, karşı çıksalar dahi uyardı. Hukuk devleti anlayışları vardı. Kurallara uyulurdu.

Şimdi nasıl? Hukuk devleti hokus pokus yolunda. AK Parti işine geldiğini hukuki sanıyor. Yürütmeyi durdurma kararlarına bile uyulmuyor. Binlerce AK Partili belediyeye bir savcı gitmiyor, CHP’li, BDP’li belediyelerin peşinde savcı-polis cirit atıyor. Bu nedenle CHP’nin ölüsü AK Parti’nin dirisinden iyidir. AK Parti prensipsiz, ideolojisiz, bol takıyyeli siyasetine devam ettikçe demokratikleşme ve siyasi gelişmenin sigortası CHP olacaktır. Ulusalcıların varlığına rağmen...