AK Parti'ye artık İslamcı demeli

Bir AK Partili vekilin TV'de başka partililerle görünmesi yasaktır. Nedeni açık: İslami lokomotifin yönü gizlensin diye.

Muhafazakârlığın babası Burke’ün önemi bir gözlemi vardır: “Değişmeyen toplum muhafaza edilemez.” Sanılanın aksine muhafazakârlık değişime karşı değildir. Onun hızına ve şekline karşıdır. Muhafazakâr, toplumun dengelerini korur, bileşenlerle tartışır, değiştireceği şeyi önce dener, sınar, sonra adım atar. AK Parti zücaciyeye giren fil gibi. Değme devrimci onlar kadar deneyci değil. Muhafazakâr değildir AK Parti.

Peki demokratlık? Kendilerinin dahi yüzü demokratız demeye tutmuyor. ‘İleri Demokrasi’ markasına ne oldu? ‘Patlamayan Lastik’ sloganıyla çıkıp yamalı bohçaya dönmüş bir şambrel satmaya kalkamazsınız. Mesele bu kadar basit. Gezi, Alevilik, otoriterlik örneklerine ve tahlillerine hiç girmiyorum.

Ne demeli o zaman?
2003’te Yüksel Taşkın’la yazdığımız bir makalede AK Parti’yi ‘Yeni İslamcı’ olarak nitelemiştik. Ben artık ‘yeni’ sözcüğünü kullanmıyorum. Çünkü Tayyip Erdoğan doğrudan İslamcı bir ideolojinin ve hissiyat evreninin şekillendirdiği itkilerle hareket ediyor.

Yanlış anlaşılmasın, ideolojik hazırlığı tam bir İslamcı siyasi partiden bahsetmiyorum. Çünkü AK Parti ideolojisi artık AK Parti’nin bence önemli bir kısmı ehil ve saygı değer olan kadrolarının çizdiği bir fikriyat ve siyaset haritasına dayanmıyor.

Mesela Alevi sorunu mu var, toruna ‘Ali’ derim, bu iş biter, zihniyetine dayanıyor. Kürt sorunu mu var, Kuzey Irak’a ‘Kürdistan’ derim, sonra gelsin şölenler, düetler tavrı var. Hep bir “Aslı gibi değildir” makyajına binaen bolca fondaten siyaseti var.

AK Parti’nin siyasi ideolojisi değil, yörüngesidir artık İslamcı olan. Bunun tek ve gerçek örgütleyicisi de kendisini usta olarak ilan eden ve geriye siyasi miras olarak bize ‘İslami Türkiye’yi bırakmaya ant içmiş Tayyip Erdoğan’dır.

Yasaklı vekiller
Bir AK Partili vekilin televizyonda başka partilerin vekilleriyle görünmesi yasaktır. Nedeni çok açık. İslami lokomotifin yönü gizlensin diye. Çünkü ne zaman bir AK Partili vekil ‘hakikaten’ ne düşündüğünü söylese, liderinin kapalı kapılar ardında verdiği İslami öğretisinin siyasetini açığa çıkarır.

Düzce vekili İbrahim Korkmaz bir örnek. Ay başında karma eğitime karşı olduğunu bir kanalda anlattı: “Biz evimizde bile kız ve erkek çocuklarını aynı odada yatırmazken nasıl olur da ergen çocukları aynı ortamda yatırır kaldırırız.” Dervişin fikri diyeyim, siz anlarsınız...
AK Parti Meclis Başkanvekili, dikkat edin kavas değil, Sadık Yakut “Kız ve erkek öğrencilerin birlikte eğitim yaptırılmasını büyük bir yanlışlık olarak değerlendiriyorum. İnşallah bu yanlışlık, önümüzdeki dönemde düzeltilecek” dedi.

Hemen yalanlamalar geldi tabii. Sorun söylenende değil, zamanlama konusunda vekillerin kendini tutamamasındaydı. Atatürk nefretinin örgütlendiği, adının dahi ağza alınmadığı, uyarına gelirse aşağılandığı, laikliğin devrilmesi gereken en önemli kale olarak göründüğü AK Parti İslamcılığının artık rahatça görünmesi gerekiyor.

Esas mesele AK Parti’nin bu iki yüzünün 200 defa göründüğü halde hâlâ gösterilmemesi. Türkiye’de demokrasi var diyorlar, neden o zaman siyasi duruş açıkça ifade edilemiyor? Ben söyleyeyim. Edilirse AK Parti’nin oyu % 30’u geçemez de ondan. Ancak hatırlamalı, artık mızrak çuvala sığmıyor.