Asgari ücret aslında artmamış

10 yılda reel asgari ücret artışı % 325 değil. Yalnızca % 35. Pembe TÜİK istatistikleri başka, OECD başka hikâye anlatıyor.

Türkiye’nin büyüme rakamları göz kamaştırıyor. Son açıklanan 150 milyar dolarlık ihracat rekoru da sıra dışı bir iktisadi başarı izlenimi yaratıyor. Peki, bu tablo Türkiye’nin ezici çoğunluğunu oluşturan dar gelirliler açısından nasıl bir sonuç doğuruyor?

Pespembe. Son 10 sene içerisinde Türkiye’de kişi başına düşen gayri safi milli hasıla 3.519 dolardan 10.457 dolara yükseldi. % 297 artıştır. Yine aynı dönemde yıllık asgari ücret 1.884 dolardan 6.124 dolara çıktı. % 325 artıştır. Yani AK Parti iktidarı sırasında dolar bazlı asgari ücret artışı kişi başına düşen GSMH’den daha fazla arttı.

Bu istatistiklere bakıp işçilerin gelirleri AK Parti döneminde gerçekten üç kattan fazla arttı diyebilir miyiz?

Sepet değişiyor

Bu tip istatistikler gizli yoksullaşmayı göstermiyor. Herkes bilir. Esas mesele gelirin ne olduğu değil giderin ne olduğudur. Gider artışı da enflasyon üzerinden anlaşılır. Türkiye’de enflasyon ölçümleri bir sepet mal üzerinden yapılıyor.

İlginçtir, bu sepetin ne olacağına bağımsız kurumlar değil iktidara bağlı kurumlar karar veriyor. Sepet de sürekli değişiyor. Süpermarketler bazı pazarlama hinlikleri yaparlar, bilirsiniz. Bir malın fiyatını çok düşürürler, siz onu alacağım diye girersiniz, market de parasını aldığınız diğer mallardan çıkarır.

Türkiye’de olan buna benziyor. Fiyatı çok artmayan emtianın sepetteki ağırlığıyla oynayarak enflasyon olduğundan az gösteriliyor. İnsanların daha az aldığı şeylerin ağırlığı sepette azalıyor. Sepet her sene değişiyor.

OECD rakamları

Türkiye’nin de üye olduğu ve üye 34 ülkesiyle ekonomik göstergelerini yarıştırdığı OECD’ye göre tablo bambaşka. OECD asgari ücretin gerçek gücünü saat bazlı reel asgari ücret verileri üzerinden yapıyor. Neden? Çünkü asgari ücreti arttırırsınız ama çalışma zamanları da artarsa ücret yerinde sayabilir.

Dahası, aylık çalışma saatleri ülkeler arasında farklılık gösterir. Avrupa’da haftada 38.5 saat olan ortalama çalışma süresi Türkiye’de 45 saattir. Mesaileri katınca Türkiye’de süre 53 saate çıkmakta, bu oran Avrupa’da 41 saatte kalmaktadır.

DİSK’in araştırma bölümü uzmanlarından Serkan Öngel’in OECD verilerini baz alarak yaptığı son analiz, sıra dışı bir sonuç ortaya çıkardı. TÜİK verilerindeki ve dolar bazlı artış hikâyesindeki genel sonucu kategorik olarak değiştiren bir tablo ortaya koydu.

Öncelikle son 10 yıl içinde reel asgari ücret artışı % 325 değil. Yalnızca % 35. Yani ülke ekonomisinin büyümesiyle yakından uzaktan alakası olmayan bir artıştan bahsediyoruz. Dahası 2005’ten günümüze saatlik reel asgari ücretler üzerinden gidişata baktığımızda reel asgari ücretin yükseldiğini değil % 17 düştüğünü görüyoruz.

Dünyada nasıl?

Asgari ücretin OECD ülkelerindeki gidişatına karşılaştırmalı olarak baktığımızda ise daha vahim bir tablo ortaya çıkıyor. OECD ülkeleri içerisinde Türkiye ve Meksika dışında bütün ülkelerde asgari ücretin reel olarak yükseldiğini görüyoruz.

Bu artış kriz dönemlerindeki ayarlamalara rağmen devam etmekte. Örneğin İspanya ve Yunanistan’da % 70 artış görülüyor. ABD’de 2005’ten bu yana artış % 22. Hem de iktisadi durgunluğa rağmen.

Yani Türkiye büyürken işçinin geliri düşüyor. Pembe TÜİK istatistikleri başka, ev geçindirmeyi düşünenlerle OECD başka bir hikâye anlatıyor.