Birgül Ayman Güler, CHP'den istifa etmeli

Güler'in ırkçı sözlerine karşı parti bir şey yapmazsa bu sözler CHP'nin ve Kılıçdaroğlu'nun sözü olarak algılanır.

Meclis’te anadilde savunma görüşülüyor. BDP’nin bir önerisini hükümet ve adalet komisyonu kabul etmiyor. Hasip Kaplan söz istiyor: “Militarist bir zihniyeti sosyal demokrasiyi savunanlarda görmek utanç vericidir.”

Bunun üzerine CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, “Sosyal demokrat bir partinin militarizmle işbirliği yaptığını söyledi... Neo-faşistlerle işbirliği yapanlar bize militarist diyemez. Grup adına Birgül Ayman Güler konuşacak” diyor.

Güler de “AKP’nin, Türk ulusunu tarihten silmeye dönük olan girişimlerinde BDP’yle nasıl işbirliği yaptıklarını ... gördük... Sosyal demokrasiye ‘militarizm’ demek ha?.. Kürt milliyetçiliğini bana ‘ilericilik’ ve ‘bağımsızcılık’ diye yutturamazsınız. Türk ulusuyla Kürt milliyetini eşit, eşdeğerde gördüremezsiniz” diye devam ediyor.

Irkçılığın daniskası

CHP’nin neo-faşist ve ırkçı olmadığını anlatsın diye Tarhan’ın grup adına konuşacak dediği birinin kalkıp milletler hiyerarşisi yapıp bir de Kürtleri aşağılaması, ‘Türk ulusuyla Kürt milliyeti’ ne eşittir ne eşdeğerdedir demesi neo değil, doğrudan faşistliktir, ırkçılıktır. CHP programına aykırı, parti değerlerine terstir. Hele hele kendini korumak için bir siyasetbilimci profesörün “Bilimsel bir açıklama yaptım” demesi tam anlamıyla kendini rezil etmektir.

Hüseyin Aygün’ün çıkışları, parti tabanına değil tribünlere oynayan tavrı, Kılıçdaroğlu’nu ve kendisini destekleyen sosyal demokratları zor durumda bırakmıştı.

Suların durulması için Kılıçdaroğlu 22 Ocak’taki grup toplantısında “Biz de elbette ulusalcıyız” demişti. Arkasından ne geldiğini gördük. Aygün’ün yaptığı ilkesel olarak değil politik ve konjonktürel olarak yanlıştı. Ayman’ın yaptığı ise ilkesel, siyasal, ahlaki ve konjonktürel olarak yanlış. CHP’nin ilkelerine, parti programına aykırı.

Nasıl oldu?

Bu gözükara açıklamayı bir CHP vekili nasıl yapar? İki nedeni var. Öncelikle Kılıçdaroğlu’nun “Ulusalcıyız” açıklaması partinin muhafazakârlarına güç verdi. Birgül Ayman Güler gibi bir vekil de içini dışarı çıkarıverdı.

İkinci neden, CHP’nin içindeki milliyetçi-muhafazakâr koalisyonun tabanı ikna edemedikçe çatıya yüklenmesi. Çatı yıkılır, bina kalır. O başka.

CHP’de sessiz bir çoğunluk var. Onlar Birgül Ayman Güler gibilerin aymazlığını kaygıyla izlediler. O çoğunluk tribünlere oynamıyor. Tabanda çalışıyor. O çoğunluk Baykal ulusalcılığının partiyi gerilettiğini biliyor. O çoğunluk sosyal demokratlaşan, sembol siyaseti değil asli siyaset yapan bir CHP’nin güçlendiğini görüyor.

Kılıçdaroğlu ciddi bir adım atmalı. Ayman’ın talihsiz açıklamasına karşı net durmalı. Ayman da partisini korumak için istifa dilekçesini hiç geciktirmeden imzalamalı.

Sosyal demokrat prensiplere zıt bu çıkışların önü alınmazsa bu çıkışlar Kılıçdaroğlu’nun liderliğini alır. Partiyi inceldiği yerden kopartır. AK Parti de gidip helva dağıtır. Dahası, yaklaşan yerel seçimlerde batıda Kürt oylarını almak imkânsızlaşır. Tamiri zor ama mümkün bu krizi aşmak CHP’nin elinde.

Zaten Birgül Ayman Güler’in ırkçı sözlerine karşı parti bir şey yapmazsa bu sözler CHP’nin ve Kılıçdaroğlu’nun sözü olarak algılanır. Bunu kendisine sosyal demokrat diyen bir lider ve örgüt kaldıramaz. Mesele bu kadar net. Var mı başka izahı?