Büyük kumar: Ekmeleddin İhsanoğlu

Herkes kendi öz adayıyla seçime girseydi, Erdoğan ilk turda daha fazla zorlanır, ikinci seçilen doğal çatı adayı olurdu.

İsmi bende saklı bir yakınım dün İzmir’den aradı. “CHP, neydi adı, İslamoğlu’nu aday göstermiş. Ben tatili bırakıp oy kullanmak için dönmem. Ciddi mi bu” diye sordu ve arkasından beni dinlemeden anlattı durdu...

“Hayır ismi Vahdettin değil, soyadı da İhsanoğlu” diye düzelttim. Bir çırpıda neden saygıdeğer biri olduğunu anlattım. Adını duymamıştı. İslamcı demişler...

Mansur Yavaş, Deniz Baykal ya da Yılmaz Büyükerşen gibi isimlerle tartışılan adaylaştırma süreci, Erdoğan’ın tercih ettiği, siyasi pozisyona dayalı icraat seçimine dönüştürecek bir atmosfere hizmet edecekti.

İhsanoğlu’nun adaylığı cumhurbaşkanlığı seçimini bir rejim referandumuna dönüştürdü. CHP ve MHP adayının iki kesimin tabanına da uzak birisi olması milliyetçi seçmenin olası sosyal demokrat adaya, cumhuriyetçi ve sosyal demokrat tabanın da olası bir milliyetçi bir adaya olan tepkisini 'sıfırlamayı' amaçlıyor.

Avantajları

İhsanoğlu’nun Arapça’yı anadili gibi konuşan ve İslam bilgisiyle muhafazakâr seçmene hissiyat yakınlığı olan bir aday olması CHP ve MHP’nin geleneksel seçmeninin dışına açılması için bir fırsat. Ağırbaşlı mizacı, Ortadoğu’da AK Parti dış politikasıyla ters düşen ve Türkiye’yi daha isabetli bir konuma çekme kapasitesi olan biri. Ayrıca CHP ve MHP tarafından sembolik bir makam olması tercih edilen cumhurbaşkanlığına, sağlam ilkeleri nedeniyle yakışan biri. Doğru.

Dezavantajları

Doğru ama seçmen açısından bunların ne kadar önemi var emin değilim. Öncelikle Erdoğan zaten seçim kampanyasına başladı. Yeni bir Türkiye hayali olan, köprülerden ve milli gelirden bahseden, 2023’ün projelerini bir nefeste söyleyiveren bir adaya karşı Ekmeleddin İhsanoğlu mitinglerde ne diyecek?

Dahası hiç tanınmayan ve maddi bir gücü de bulunmayan İhsanoğlu için 53 gün sonra gerçekleşecek seçim için nasıl bir kampanya yapılacak? Çok zor. Türkiye’nin birleştirici gücü... Bilemiyorum.

Buna ek olarak tanımadığı ve 'İslamcı' olmadığı halde, İslami kültürel kodlarla anılan bir aday için CHP örgütlerini canla başla çalıştırmak zor olacak. MHP tabanı için de benzer bir mantık yürütebiliriz. Milliyetçi hissiyatı üzerinden değil, CHP’nin isteğiyle aday gösterilen ve muhafazakâr seçmene yakın görünen İhsanoğlu yerine, Erdoğan’a kayabilecek bir MHP tabanı da var.

CHP’nin en büyük oy patlaması yaşadığı ve kendisini 'modern' olarak tanımlayan gençliğin İhsanoğlu tarafından cezbedilmesi de zor olacaktır. Dolayısıyla zaten yaz tatilinde sandıklarına uzak olan gençler ve CHP’nin doğal seçmenleri, sandığa gitmemezlik edebilecek.

Çatı olmasaydı

Sonuçta ilk turda kendi tabanına yakın ve dolayısıyla her partinin kendi adayıyla ortaya çıkacağı bir seçimin angaje edeceği seçmen yapısı değil, kendine uzak bir adaya oy vermesi istenecek bir seçmen psikolojisi yaratıldı. İlk turda Erdoğan’ın seçilme ihtimalini arttıracak bir sonuç bu. Eğer böyle olursa cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra genel seçime daha zayıf girecek bir CHP ve MHP’den söz edebiliriz. Bunu fark eden örgütler iki partide de kongre baskısına başlayacaktır.

Oysa herkes kendi öz adayıyla seçime girseydi, Erdoğan ilk turda daha fazla zorlanır, ikinci seçilen doğal çatı adayı olurdu. Ancak bu ihtimal MHP ve CHP liderleri tarafından dikkate alınmamış.

Sonuçta nereden bakarsınız bakın CHP ve MHP için büyük bir kumar bu.