CHP 'kredi faizi'ni yükseltti

Dün 29 sosyal demokrat vekilin imzasıyla olağanüstü bir Parti Meclisi toplantısı yapıldı. AK Parti’nin barış sürecine kredi açan Kılıçdaroğlu’na karşı çıkan ulusalcılar rahatsızlıklarını parti yönetiminin üzerinden atlayan açıklamalarla gündeme getiriyorlardı. AK Parti “Ben anayasadan Türk lafını çıkaracağım” demediği halde “Biz vatandaşlığın adı Türk olmazsa yokuz” diyerek ulusalcılar ortalığı geriyorlardı.
Siyasi olarak tam bir intihar. Çünkü AK Parti’nin tartışarak Türkiye toplumuna anlatması gereken bir pozisyonu ulusalcılar CHP’nin kucağına çekmişti. Sosyal demokrat kanat hem bu stratejisiz milliyetçilikten hem de parti prensiplerine karşı duruştan rahatsız oldu. Olağanüstü toplantı bu yüzdendi.
Cuma günü Radikal’de, Türkiye’yi sarsan makaleyi kaleme alan CHP’nin Anayasa Uzlaşma Komisyonu sözcüsü Atilla Kart toplantının başında bir konuşma yaptı. Komisyondaki çalışmaları anlattı. Makalede eşit vatandaşlığı savunmuş ve ulusalcıların tepkisini çekmişti. Kılıçdaroğlu ulusalcılara şirin görünmek isteseydi, Kart’ın toplantıyı açmasını engelleyebilirdi. Yapmadı.
Kılıçdaroğlu düşünüyordur: Bu tartışmayı AK Parti yapacakken biz niye kucağımızda bulduk? Milliyetçilik böyledir. Fırsat siyaseti örgütler, asli siyaset yapmaz. AK Parti’nin her salvosuna atlayacak ulusalcılar bu kadar merkezi konumda olduğu sürece daha çok ateş topu yakalar CHP.
Toplantının sonucu basına, CHP’ye SHP ruhunu anımsatan bir tarzda yazılmış bir açıklamayla anlatıldı. İlk bölümde çoğulculuk vurgusunu yapan SHP raporunun anılması, partinin hala krediyi açık tuttuğunun göstergesi. Yani çoğulcu bir perspektifle, sosyal demokrat prensiplere yaslanan bir parti görüyoruz. Açıklama da ‘vatandaşa Türk deriz’ gibi bir çıkış yok.
Açıklamanın ikinci bölümünde AK Parti’ye açılan kredi geri alınmasa da maliyeti yükseliyor. Ancak İmralı’yla görüşmeye ‘tamam’ diyen, “açık açık görüşün, sonra bizi bilgilendirin” diyen CHP’nin “İmralı’yla görüşünce terör örgütünü meşrulaştırırsınız” demesi biraz garip. Daha önce görüşmeler Bozcaada’da yapılmıyordu.
Sözün kısası toplantı olağan bir CHP sonucu doğurdu. CHP’nin sessiz kuzusu sosyal demokratlar susmayacaklarını söyledi. Kılıçdaroğlu masaya yumruğunu vurup artık susun dedi. Her iki taraf da diğerlerine söylediğini düşündü. Ama genel siyaset açısından ulusalcıların alanı daraldı. Haluk Koç da ustaca bir hamleyle açıklamayı AKP eleştirisine yasladı. Konu şimdilik kapandı.