Gezi Parkı alışveriş merkezi

AVM'nin çatısı yeşile boyanabilir. Köşeye de bir ayrancı açtık mı, tamamdır.

AK Parti’nin Gezi Parkı’nda gözü var. Bu parkı yıkıp, ağaçları kesip üzerine bina yapmak istiyor. Ama karşısına bir sorun çıkıyor. İstanbul 2 No’lu Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu onay vermiyor. Kurulun eski başkanı Prof. Dr. Mete Tapan.

Konu üst kurula geliyor. Kültür Bakanlığı’na bağlı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun kararları alt kurulları bağlıyor. Mete Hoca o zaman da üye. Orada Gezi Parkı’na Topçu Kışlası, daha doğrusu AVM yapılması konusu gündeme gelmiyor. Kararda yazan tek şey, eskiden bu parkta bir Topçu Kışlası olduğu.

Birileri yılmıyor

Ancak birileri yılmıyor. AVM’nin karşısında duranı yıkıyor. 648 No’lu kanun hükmünde kararname ile Yüksek Kurul dağılıyor. Tabiat ve Kültür Varlıkları ayrılıyor. Tabiatın korunması, yeni kurulan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na havale ediliyor. Onlar da meseleyi bir ‘komisyona’ havale ediyorlar.

Kültür varlıkları için bir üst kurul çalışmaya devam ediyor ve eskiden olduğu gibi Kültür Bakanlığı’na bağlı. Bu süreçte Mete Hoca artık görevini yapamayacağını anladığı için kuruldan istifa ediyor. Gezi Parkı’na AVM yapılmasına karşı çıkan Bakan Ertuğrul Günay istifayı kabul etmese de bir süre sonra hoca direniyor ve ayrılıyor.

Proje kurula tekrar geliyor. Yeni başkan ve üyeler baskıya dayanamıyor. Korunacak Topçu Kışlası ve rekonstrüksiyonu hakkında yeterli plan, harita, bilgi, veri olmamasına rağmen esas korunması gereken Gezi Parkı’nın yıkılmasına ve yeşil alanın yok edilmesine karar veriliyor.

İcraat inşaat

Ve askeri vesayeti bitirmeyi amaçlayan AK Parti, Taksim’in göbeğine bir kışla dikmek için koruma kurulu kararı aldırıyor. Kışla Silahlı Kuvvetler’e verilmek için yapılmıyor elbette. Şeffaf olmayan bir süreçle proje, adı sanı pek duyulmayan bir mimara veriliyor.

Sonra planlar çiziliyor. Burada AVM ve rezidans yapmak istiyorsunuz diye ayağa kalkanlar azar işitiyor, aşağılanıyor. Öncelikle projenin mimarı Halil Onur, ki planları 1800’de yapılan birinci kışlaya dayandığı bilim insanları tarafından reddedilmiş bir mimar, Topçu Kışlası’nın içine AVM ve rezidans yapılmayacağını söylüyor.

Belediye Başkanı Kadir Topbaş da çıkıp canlı yayında Topçu Kışlası’na kesinlikle AVM yapamayacağını, bu tür söylentilerin AK Parti’yi yıpratmak için uydurulduğunu söylüyor.

Ve ‘Grand Final’

Allah büyük. Başbakan Erdoğan dün Taksim Gezi Parkı’na bir AVM ve rezidans kompleksi yapacaklarını açıklıyor. İki çatal, bıçak için Marmaray’ı yavaşlatanların bu ‘hizmete’ karşı çıkmamaları gerektiğini hatırlatarak.

Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi ICOMOS’un Taksim Gezi Parkı’nın tarihsel İstanbul’un en önemli ve korunmaya değer varlıklarından biri olduğunu belirtmesi bir tarafa, Kadri Topbaş’ın olamaz demesi başka tarafa, şeffaf olmayan bir süreçle tutulan mimarın mümkün değil demesi başka tarafa...

3194 sayılı İmar Kanunu’na göre yok edilen park ve yeşil alanlar kadar yeni yeşil alanın aynı bölgede yapılması gerekiyor, ama bence o da önemli değil. AVM’nin çatısı yeşile boyanabilir. Köşeye de bir ayrancı açtık mı, tamamdır.

AK Parti martta İstanbul’u kaybettiğinde nedenini anlamaya çalışanlar dün Erdoğan’ın söylediklerini anımsasın yeter.