Hizmet - AK Parti geriliminin geleceği

Erdoğan'ın zihnindeki İslami Türkiye rüyasının önünde laik kesim ve Hizmet benzer engeller olarak görünüyor.

Gazeteci ve yazarlar (vakıf değil, herkes) 3 ana yorum çevresinde kümelenmiş durumda. Benim yakın olduğum yorum, kısaca “Sakin Ol Şampiyon” diyen 2. tahlil kümesi. Kısaca bir göz atalım:

Bir, Öfkeli Yorum: Mücadele devlete sahip olma kavgasıdır diyenler, kontrgerilladan bakanlık kadrolarına, MİT’ten ihalelere esas meselenin devletin görünen ve görünmeyen kurumlarını kontrol etme amacı olduğunu söylüyor. Bu yorumun esasında yeni müesses nizamın adının ‘Cemaat Devleti’ mi ‘Erdoğan Devleti’ mi olacağı yatıyor.

İki, Sakin Yorum: Devletin ve toplumun ‘ele geçirilemeyecek’ kadar karmaşık evrenler olduğunu kabul eden bu tahlil, meseleyi daha çok nüfuz alanı tahkimi olarak görüyor. Bu noktada AK Parti’nin Hizmet’e dair attığı adımlarla laik kesimi temsil ettiğini düşündüğü kişi ve kurumlara dair attığı adımlar benzer bir konjonktürel iktidar mücadelesi stratejisi olarak görünüyor.

Üç, Mahcup Yorum: Hizmet’le doğrudan bir mesele olduğunu reddeden bu yorum, meseleyi aslında eğitim ya da milli güvenlik politikası meselesi içine hapsetmeyi amaçlıyor. Dershane reformunun aslen eğitim sistemi içinde bir bağımsız eğitim sistemi kurulduğundan değil, öğrencilerin testlerle çift-kaşarlı arasında tost olmasından ibaret olduğunu anlatıyor.

Bu yaklaşımın ikiz kardeşi de meselenin bir eğitim politikası sorunu olduğunu ama dershane kapatmayla meselenin hallinin imkânsızlaşacağını ekliyor. Yani aslında AK Parti ve Hizmet’in sıkça dilendirdiği bu yorumlar meselenin ‘siyasi iletişimi’ için gerekli, yani ‘marketing’ amaçlı.

Meselenin geleceği ne?
Hizmet şu anda dünyadaki ve Türkiye’deki en büyük dini/sosyal dayanışma ağı. Siyasi mi değil mi diye sormanın gereği yok. Eğer bir gelecek düşünüz varsa ve bunu mobilize ediyorsanız, tanım itibariyle siyasi bir şey yapıyorsunuz demektir. Buradaki vurgu hem dünya hem Türkiye üzerinde.

AK Parti dünya siyasetinde kabuğuna çekildi. Yalnızlığın teorisini yapmaya başladı. En son EXPO toplantısında yaşananları anımsayın. Bize ilgi çok düştü. Nokta. Diğer taraftan Hizmet her yerde ve sözü dinleniyor. CHP Irak, Mısır, ABD gezileriyle uluslararası alanda gücünü pekiştiriyor.

Gelelim Türkiye’ye. Hizmet’in dershaneleri sarmaşığın kökleri. AK Parti kendi bürokrasisini ne zaman kurmaya çalışsa ‘kimlik’ üzerinden değil ‘çıkar’ üzerinden kendine yakın insanları çevresinde buluyor. Oysa laik kimlik üzerinden bir arada duranlarla Hizmet kimliği üzerinden bir arada duranların iç bağının daha kuvvetli olduğunu görüyor. Bu nedenle laikliği ve Hizmet’i aynı anda aşındıracak bir milli dini eğitim sistemi kuruyor.

Erdoğan’ın gelecek vizyonunun merkezinde bu yatıyor. Hizmet’e ve laik Türkiye’ye aynı anda bu kadar acımasızca saldırılmasının nedeni, gelecek düşünün önünde durmaları. Devleti ele geçirmeden ziyade, Erdoğan’ın zihnindeki İslami Türkiye rüyasının önünde laik kesim ve Hizmet benzer engeller olarak görünüyor. Evet, çok ironik. Ama hayat, özellikle siyasi olanı böyle bir şeydir.

Peki, ne olacak? Kısa vadede Hizmet ve laik kesim benzer bir korkuyla kendisine saldıran bir siyasi aktöre karşı mevzi kaybedecek. Sonra da beraber yaşamanın koşulları nedir diye her çevreden her aklıselim tekrar düşünmeye başlayacak. Gerçekten nasıl beraber yaşayacağız? Mesele buna bağlanacak.