Hüseyin Edemir artık çıkmalı

Savcının serbest kalması gerektiğini söylediği halde Hüseyin F tipindeki hücresine geri gönderildi. Hocası, dostu, ailesi herkes yanında ama o yalnız.

Hukukla adaletin arası açılalı çok oldu. Ortada kocaman bir yarık. Yarığın içi masum insan dolu. Bunlardan biri Hüseyin Edemir. Yoksulluktan değil üniversiteye liseye gidemeyen Ardahanlı gençlerden biri.
Hüseyin ODTÜ’ye girebilecek kadar çalışkan ve yetenekli. Üstün başarı bursuyla okurken ve lisans üstü eğitimine yine burslu olarak Almanya’da devam edecekken ve hatta nişanlanacağı gün biri sesleniyor: Gel bakayım buraya! 

F tipi günleri
Gittiği yer Tekirdağ Cezaevi. 1.5 senedir tutuklu. GBT kontrolüne takılıyor. Yasadışı örgüt üyeliğinden tutuklanıyor. Mahkemenin dayanağı on sene öncesinden kalma iki bilgisayar çıktısı. Bu yazıyı bilgisayardan okuyanların Radikal sayfasını kapatıp başka bir sayfada iki dakikada hazırlayabilecekleri uyduruk iki kâğıt parçası Hüseyin’in nerdeyse iki yılına mal oluyor.
Ailesi canla başla güzel oğullarını kurtarmaya çalışıyor. Dostları, yakınları onun için canlarını dişlerine takmış uğraşıyor. ODTÜ’den arkadaşları “Hüseyin’e Özgürlük” adı altında bir kampanya yapıyor. www.huseyineozgurluk.net. Birini alıyorlar, binimiz kuyudan taşı, dostu çıkarmaya çalışıyoruz.
Demokrasimiz emekleyerek ilerlerken hep solcular, hep alnı aklar yerlerde sürünüyor. Bir de sorarlar: Sol, örgütlenmede neden bu kadar başarısız, neden bu kadar güçsüz? Milliyetçiler, İslamcılar istediği yerde dolaşırken birileri hâlâ solcu peşinde de ondan. Bakın soldan yazan köşe yazarlarına, dört yazılarından biri ne hakkında… 

Milletvekilleri de çabalıyor
CHP’nin yeni milletvekillerinden Aykan Erdemir aradı. Eski arkadaşımdır. İkimiz de ABD’de doktora yaptık. On yıl önce bir antropoloji kongresinde Chicago’da tanıştık. Sonra o ODTÜ’ye döndü, ben Boğaziçi’ne.
Döndüğümüzden beri öğrencilerimiz içeri alınıyor. Suçsuz yere tutuklu kalıyor. Benim öğrencim Nejat’ı almışlardı. Çıktı. Yine aldılar. Çıktı. Kaçırmaya çalıştılar. Kurtuldu. Aykan’ın öğrencisi Hüseyin’i aldılar. Vermediler. Şimdi canla başla onun için uğraşıyor.
Geçen duruşma sırasında Hüseyin’i suçlaması gereken savcı, Hüseyin’in suçsuz olduğunu itiraf etti. Deliller geçersizdi, hem de iddia edilen suç zamanaşımına uğramıştı. Hüseyin bırakılmalıydı. Mahkeme heyeti dinledi, dikkate almadı.
Savcının serbest kalması gerektiğini söylediği halde Hüseyin F tipindeki hücresine geri gönderildi. Hocası, dostu, ailesi herkes yanında ama o yalnız. 23 Haziran Perşembe sabah 10.30’da Beşiktaş Adliyesi’nde bir duruşma daha var. Hâkimin adalet ve hukuk arasındaki vadiye Hüseyin’i bir daha itmemesi gerek. Hiçbir şey için olmasa adalete inancımızı tamamen tahrip etmemesi için.

Yolunuz açık olsun
Radikal çıktığından beri saygıyla takip ettiğim Türkiye’nin en iyi gazetecilerinden Erdal Güven yeni Radikal’den içerideki gazetecilerin de dışarıdaki gazetecilerin de özgür olmasını dileyerek ayrıldı. Arkasından Çınar Oskay benzer bir ‘kızım sana söylüyorum’ yazısıyla Radikal’i bıraktı. Arkadaşlarımızın yolu açık olsun. Onlarla aynı gazetede yazmak güzeldi. Yollarımız umarım artık yalnızca mitinglerde kesişmez.

.