Irkçı vekilden Kılıçdaroğlu'na: Hodri meydan!

Pratik, pragmatik, ideolojik ve ahlaki nedenler bir sonuca işaret ediyor: Güler'in istifası istenmelidir

Arada sırada dillendirilen bir yanlış var. Güya CHP’nin tabanı ve siyasi genleri ırkçıymış. Zaten CHP’li vekiller Birgül Ayman Güler’i bolca alkışlamış. Güler çoğunluğu temsil ediyormuş... Doğru değil.

Güler’in Emine Ülker Tarhan tarafından grup adına konuşması için kürsüye çağrıldığı sırada salonda yaklaşık 40 CHP’li vardı. Alkışlayanlar, CHP’lilerin azı, MHP’lilerin tamamıydı. Alkışlayanların bir bölümü de otomatik destek alkışına takılmıştı.

AK Parti’nin gündüz düşü

CHP bölünse de rahatlasa diyenler var. CHP’nin ikiye ayrılması AK Parti’nin rüyası. AK Parti şu anda 2+1 (CHP ve MHP artı BDP) muhalefetiyle uğraşıyor. CHP’nin % 20 garanti oyu var. Popüler bir siyasetle bunu % 35’e rahat çıkarır. Ama 3+1’lik bir muhalefet sisteminde AK Parti’nin hükümet kuramaması imkânsıza yakın. Bu nedenle Erdoğan CHP’den iki parti çıkarmak için elinden geleni yapıyor.

Ulusalcı Halk Partisi’nin (CHP/U) kurulduğunu düşünelim. % 3-4 alırlar. Türkiye’de seçmen kavga seyretmeyi sever ama kavga edene oy vermez. Geriye % 10–13 civarı bir sosyal demokrat CHP oyu kalır. % 20 toplamı da erir. Başka partiye oy vereceklerinden değil, oy vermezler. “Bunlar Adam Olmaz” kaybı diyelim. Ulusalcılar gitti diye CHP’ye de kimse akmaz. Bu nedenle CHP’nin bölünmesinin tek kazananı AK Parti olur.
 
Bölünmeden disiplin

Birgül Ayman Güler’in güya ‘bölücülere’ karşı çıkışının partiyi bölmeye yönelik en etkili silah olması ironisini bir yana bırakalım. Kılıçdaroğlu’nun ana siyasi hedefi, ayrışmayı engelleyerek CHP’yi yerel seçime sokmak. AK Parti yerel yönetimlerde yoruldu, yıprandı, eskidi. Yılmaz Büyükerşen, Aziz Kocaoğlu gibi başarılı sosyal demokratlara operasyonlar bu nedenle yapılıyor.

Kılıçdaroğlu İstanbul’da başarılı olursa bu dalgayı genel seçime taşımak istiyor. Geçen seçimde farkı 3.5 puana indirmişti (Hemen “Hayır 7!” diyenlere, “Birinden bir puan, genelde iki puan fark yaratır” diyelim, sakinleşelim). Çünkü biliyor ki başarı ve güç herkesi sakinleştirir. DSP oyunu ve karizmatik lider oyunu buna ekleyin. Kürtleri üzmeyecek bir adayla, İstanbul CHP’li olabilir.

Bu noktada CHP’nin en büyük sorunu Güler gibi siyasetçiler. Geçen gün Kılıçdaroğlu ile görüştü. Partiyi ne kadar zor durumda bıraktığını dinledi. Susması söylendi. Azarı en uygun dille işitti. Neden? Çünkü parti grubu adına, grup başkanvekilinin çağrısıyla konuşmuştu. Yeni Akit, Ortadoğu, Güneş, Aydınlık, Yeni Çağ gibi gazeteler kendisini övdü. Yani kimler? Beş oyu olsa birini CHP’ye vermeyecekler.

Güler gerçekten gülüyor

Güler, Kılıçdaroğlu’yla konuştuktan sonra ne yaptı? Odadan çıkar çıkmaz gülen bir yüzle “Ben haklıyım” dedi. Uygun dille söylersek genel başkanına “Sen git yoluna, ben yolumdan dönmezem” dedi. Üzerine bir de basın toplantısı yapıp “Ben niye özür dileyeceğim, siz özür dileyin!” diyerek partiyi iyice sıkıştırdı. Ulusalcıları dahi zor durumda bırakan bir aymazlıkla ırkçı duruşunu muhafaza etti.

Bu noktadan sonra Kılıçdaroğlu’nun hiçbir şey yapmaması ileride daha büyük bir sorunun tohumunu atmak olur. Parti meclisinin acilen toplanması ve bir daha buna benzer savruluşlar yaşanmaması için durumu değerlendirmesi ve adım atması gerekir. Pratik, pragmatik, ideolojik ve ahlaki nedenler bir sonuca işaret ediyor: Güler’in istifası istenmelidir. Hemen.