Maliki'nin Kılıçdaroğlu davetinin esas nedeni

CHP yeni bir diplomasi tarzı yaratıyor. AK Parti'nin yalnızlığını Türkiye'ye mal etmemek için Irak'la yeni bir diplomatik ilişki hattı açıyor.
Maliki'nin Kılıçdaroğlu davetinin esas nedeni

Dün sabah buluşan Maliki ve Kılıçdaroğlu görüşmesine köşe yazarları ve gazeteciler davetli değildi. Yalnızca ajansları temsil eden gazeteci arkadaşlarımız fotoğraf aldılar. Maliki ile görüşme talebimizi birkaç kere yinelesek de yurtdışına gideceği için mümkün olmadı. Ancak CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu toplantı hakkında ayrıntılı bir değerlendirme yaptı. Konuşmadaki ana meseleler şunlar: 

Türkiye’nin Irak’ın içişlerine çok karışıyor olmasından Irak’ta neredeyse her kesimi içine alan rahatsızlık. 

Türkiye’nin bizzat örgütlemeye çalıştığı ve Irak’ın içişlerine kesin müdahale olarak görülecek adımlarının belgelerinin olduğu. 

CHP Genel Başkanı’nın ziyaretinin Türkiye - Irak ilişkileri açısından bir dönüm noktası olduğu. 

2009’dan bu yana Bağdat’a yapılan en yüksek düzeyli ziyaret olduğu. 

Türk iş insanlarının Irak’taki işlerinin tamamen durmasının sorunlarının artarak büyümesinin sıkıntısı. 

Irak’ta konuştuğumuz herkes neredeyse anlaşmış gibi bize aynı şeyi söylüyordu. AK Parti yöneticilerinin ve Dışişleri’nin tarafgir politikasının insanları çok rencide ettiği görülüyor. Zaten bir elçilerin geri çekilmediği kalmış. Büyükelçilik rutin bürokratik işler dışından bir şey yapamıyor. Haşimi burada hiç sevilmeyen bir lider. Korumları üzerinden mafyatik ilişkileri örgütlediği, para akladığı kanıtlanmış. ‘Kırmızı Bülten’le aranırken Türkiye’nin herhangi bir siyasi kazancı olmadan bir suçluyu korumasını Iraklılar anlamamış. 

Siz ne hissederdiniz? 

Arkasından Davutoğlu’nun Irak’a haber vermeden ve teamülleri çiğneyerek Kerkük’e siyas temas için gitmesi bardağı taşıran son damla olmuş. Bir Dışişleri yetkilisi “Bizim Dışişleri Bakanımız Hatay’daki Araplara siyasi bir ziyaret yapsa ve bunu Ankara’ya bildirmese siz ne hissederdiniz?” diye sordu. Aslında bu, meseleyi özetliyor. Sonra Irak da misillemelere başlıyor. Taner Yıldız’ın özel uçağının konferans için geldiği Bağdat’a inmesi engelleniyor. Küçük enerji şirketi yöneticilerinin dahi ellerini kollarını sallayarak girdiği Bağdat’a Türkiye’nin bakanının alınmaması çok büyük bir adım. 

Irak’tan esas misilleme Türk işadamlarının işlerinin durması, ödemelerin blokajı ve işadamlarının yeni ihale şartnamesi dahi alamamaları. Irak’ın yeniden inşası büyük bir pazar. AK Parti’nin herhangi bir şey elde etmeden çıkardığı kavga nedeniyle Türkiye bu pazardan tamamen dışlanmış durumda. Bundan Iraklılar da mustarip. Suyu olmayan Kuveyt’ten su, okyanusun ötesindeki ABD’den elma alıyorlar. Kürtlerle sorunları çözüm yolunda. Zaten Kürdistan’a Iraklılar dahi Kürdistan derken bir tek Türkler Kuzey Irak diyor. Gayet ironik bir durum.
Gelelim ziyaretin esas nedenine. Türk işadamları Irak’ta ne yapacaklarını bilmiyorlar. Bir tanesi tek bir şirketten zararlarının 15 milyon dolar olduğunu anlattı. Hükümet birçok yerde olduğu gibi Irak’la ilişkileri de tıkamış durumda. CHP aslında yeni bir diplomasi tarzı yaratıyor. AK Parti’nin artık övünmeye bile başladığı yalnızlığını Türkiye’ye mal etmemek için Irak’la yeni bir diplomatik ilişki hattı açıyor. Eğer başarılı olabilirlerse Maliki’nin yatırım bakanıyla kuracakları yeni bir komisyonla ilişkileri yeniden düzenleyecek.